ISCTR 12,31 TL ▼ -0.08%GARAN 128,80 TL ▼ -0.39%TAVHL 267,25 TL ▲ +2.00%BIMAS 359,50 TL ▲ +0.98%KRDMD 38,34 TL ▲ +1.11%AKBNK 62,25 TL ▼ -1.66%TTKOM 47,56 TL ▲ +0.72%ENKAI 80,20 TL ▲ +0.19%EREGL 30,90 TL ▲ +2.93%TRMET 100,00 TL ▲ +1.11%TOASO 218,50 TL ▼ -1.27%SISE 34,46 TL ▲ +3.11%AEFES 16,61 TL ▲ +2.28%GUBRF 272,75 TL ▼ -0.91%TCELL 93,80 TL ▲ +2.01%SASA 1,50 TL ▲ +1.35%ASELS 342,50 TL ▲ +0.07%TRALT 34,18 TL ▲ +0.12%THYAO 265,00 TL ▲ +1.53%PGSUS 127,20 TL ▲ +4.09%MGROS 435,50 TL ▲ +1.75%ASTOR 155,50 TL ▲ +1.63%VAKBN 29,80 TL ▲ +0.68%YKBNK 34,70 TL ▼ -2.64%TUPRS 338,25 TL ▲ +0.37%PETKM 17,00 TL ▲ +2.97%EKGYO 16,57 TL ▼ -1.19%KCHOL 195,50 TL ▼ -0.10%SAHOL 82,45 TL ▼ -0.66%FROTO 66,10 TL ▼ -1.05%04.11 05:57 · gün sonu kapanışı
BIST 30 (TL) 13.754,46 ▲ +0.42%BIST 100 (TL) 11.023,55 ▲ +0.56%Gram Altın 6.349,10 TLDolar 50,0218 TL ▲ +0.07%BIST 30 ($) 274,97 $ ▲ +0.35%04.11 05:57 · gün sonu / gecikmeli
⏳ Yükleniyor... 🌤️ İstanbul: Parçalı Bulutlu
📻 Tüm yayınlar & Podcast sayfası • RSS Yalnızca dinlemek içindir • Kurgusal yapay zeka sunucular • Bilgilendirme amaçlıdır, yatırım tavsiyesi değildir.

Terimler ve Tanımlar

Ekonomi, finans ve borsa terminolojisi sözlüğünün A–B grubu. Tanımlar TCMB, Rekabet Kurumu ve iktisat sözlükleri gibi resmî kaynaklardan derlenmiştir. Diğer harf grupları:

A–B C–D E–F G–İ J–M N–P R–S T–Z

A

Abuse of Dominant Position

Piyasada önemli ölçüde pazar gücüne sahip teşebbüslerin, pazardaki rekabet koşullarını rakiplerine kıyasla daha kolay bir şekilde etkilemeleri mümkündür. Hâkim durumda bulunan teşebbüslerin sahip oldukları bu gücü, pazardaki rekabeti kısıtlayacak şekilde kötüye kullanmaları RKHK’nın 6. maddesi kapsamında yasaklanmıştır. 6. maddeye ilişkin değerlendirmelerde önem taşıyan husus hâkim durumun yasaklanmamış olmasıdır. Bir teşebbüsün pazar gücü, teknolojik üstünlük, verimlilik ya da kaliteli ürün/hiz

Adil gelir dağılımı fair income distribution

Bir ülkede yaşayanların üretim ve tüketimde fırsat eşitliğine sahip olması ve hak ettiği payı almasıdır.

Adil sigorta poliçesi fairly priced insurance policy

Sigorta priminin ilgili sigorta poliçesinin beklenen değerine eşit olacak şekilde belirlenmesidir.

Administered Price

Teşebbüsler veya kamu tarafından belirlenmiş olan ve arz/talep koşullarındaki kısa dönem dalgalanmalar karşısında değişiklik göstermeyen fiyatlardır. Bu fiyat katılığı bazı ekonomistlere göre, pazar gücünden kaynaklanmaktadır.

Ahlaki tehlike moral hazard

Olumsuz bir sonucun maliyetini başkaları ödeyeceği zaman ekonomik birimlerin daha riskli seçimler yapması olgusudur.

Akreditif Letter of Credit

İhraç edilen malların bedellerinin ödenmesi konusunda belirli şartların yerine getirilmesi halinde ödemenin yapılacağına ilişkin bir çeşit teminattır. Akreditif işlemlerine bankalar veya diğer finans kurumları aracılık etmektedir. Bu doğrultuda, akreditif, finans kurumlarının belirli bir süre için, belirli bir miktar ve üçüncü bir kişi lehine yabancı ülkedeki bir muhabir bankaya kendi nezdinde kredi açması için gönderdiği bir tür teminat mektubudur.

Aktif iş arama active job search

; bir iş bulma kurumuna ya da doğrudan işverene başvurmak, İnternet ya da gazete vb. aracılığıyla iş aramak, sözlü ya da yazılı iş sınavı ya da mülakata girmek, kendi işini kurmak için hazırlık yapmak gibi faaliyetlerdir.

Akılcı beklentiler önsavı rational expectations hypothesis

Ekonomik birimlerin geleceğe yönelik tahminde bulunurken geçmişe ve geleceğe dönük tüm bilgileri dikkate aldığını savunan düşüncedir.

Akışkanlık ya da likidite liquidity

Bir finansal varlığın eşdeğer nakit paraya ne kadar kolay ve çabuk çevrilebildiğini anlatan kavramsal ölçüttür.

Algorithmic Collusion

Algoritma, bir amaca ulaşmak için tasarlanan yol, izlenen adımlar bütünü olarak ifade edilmektedir. Bilgisayar bilimlerinde yazılımın bir işi yapma yöntemi olarak tanımlanmaktadır. Algoritmalar örneğin çevrimiçi alışverişte teşebbüsler tarafından fiyat belirleme aracı olarak kullanılabilmektedir. Bir teşebbüs rakip teşebbüsün ürün fiyatlarını algoritmalar yoluyla izleyebilmekte, kendi ürün fiyatlarını buna göre oluşturabilmektedir. Daha ileri seviyede, algoritmalar bir rekabet aracı olmaktan çık

Allocation of Common Costs

Birden fazla ürün üreten (çok ürünlü) bir teşebbüsün, oluşan genel giderlerini bu ürünlerin üretim maliyetlerine dâhil olmak üzere ayrı ayrı dağıtmasıdır. Teşebbüs, genel giderlerini ürünleri arasında dağıtırken, bu ürünlerin talep esnekliğini ya da ürünlerin ait ol85 REKABET TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ G duğu pazardaki rekabetçi kısıtları göz önüne alabilmektedir. Örneğin, talep esnekliğinin fazla olduğu rekabetçi bir pazardaki ürününe/faaliyetine genel giderleri katmazken ve bu pazarda fiyatını düşük be

Alım Heyeti

İhracatı artırmaya yönelik olarak Ticaret Bakanlığı koordinatörlüğünde İhracatçı birlikleri ve/veya organizatör kuruluş işbirliğinde mal veya hizmet alması için ülkeye getirilen kurum ve kuruluş temsilcileri, medya mensupları, üretici ve ithalatçılardan oluşan heyettir. Alt Yüklenici Sözleşmeye bağlanmış işin bir kısmını yüklenici adına ve ona bağlı olarak gerçekleştiren kişi veya şirkettir.

Alım Opsiyonu Call Option

Opsiyon sahibine opsiyona konu olan malı, kıymeti veya finansal göstergeyi, kontratta yazan fiyattan, kontrat vadesinde herhangi bir yükümlülük doğurmadan satın alma hakkı verir.

Örnek: Satılan (yazılan) alım opsiyonları borç olarak işlem görür. (Written call options are treated as liabilities.)

İngilizce tanım: Contracts giving the right to buy an asset.

Alış Bid

Piyasa katılımcılarının, piyasada işlem gören varlıkları (döviz, menkul kıymet gibi) almaya istekli oldukları fiyattır.

Alış – Satış Farkı Bid-Ask Spread

İşlem gören herhangi bir kıymetin, alış ve satış fiyatı arasındaki farkı ifade eder.

Örnek: Dar bir alış-satış farkı, likit bir piyasaya işaret eder. (A narrow bid-ask spread indicates a liquid market.)

İngilizce tanım: The difference between the best bid and best ask price.

Amaç bağımsızlığı goal independence

Merkez bankasının para politikası hedeflerini kendisinin belirlemesidir.

Amnesty Plus

İlave af kuralına göre, bir pazara yönelik soruşturmada pişmanlık programından yararlanması mümkün olmayanlar, başka bir pazardaki kartele ilişkin olarak başvuruda bulunurlarsa, hem ikinci pazardaki kartelden dolayı bağışıklıktan yararlanmakta hem de ilk pazardaki kartelden kaynaklanan cezalarında indirim yapılmaktadır. Türk rekabet hukukunda konuya ilişkin düzenleme, Ceza Yönetmeliği’nin 7. maddesinin ikinci fıkrasında yapılmıştır.

Ana faiz oranı prime interest rate

Bankaların kredi için istediği faize temel oluşturan orandır.

Analitik Bilanço/TCMB Analitik Bilançosu Analytical Balance Sheet/CBRT Analytical Balance Sheet

Analitik bilanço genel bir ifade ile bilançonun aktif ve pasif kalemlerinde yer alan hesapların birbiriyle netleştirilerek uygun bir gruplama altında toplulaştırıldığı bilançodur. TCMB Analitik Bilançosu ise, TCMB bilançosunda yer alan kalemleri toplulaştırırken para politikasının etkin işleyişinde geçerli kalemleri dikkate alan ve ayrıntıları içermeyen bilançodur. Para politikasının işleyişine uygun olarak toplulaştırılmış ‘Aktif Kalemler’ başlığı altında ‘Dış Varlıklar’, ‘İç Varlıklar’ ve 'Değerleme Hesabı' yer alırken ‘Pasif Kalemler’ başlığı altında ise ‘Toplam Döviz Yükümlülükleri’ ve ‘Merkez Bankası Parası’ yer almaktadır. TCMB Analitik Bilançosu için

Anti-Competitive Agreements

Teşebbüslerin aralarında yaptıkları rekabeti sınırlayıcı nitelikteki gizli veya açık anlaşmaları ifade etmektedir. Bu tür anlaşmalar yatay veya dikey nitelikte olabilmektedir.

Ara hedef intermediate target

Para politikasının ana hedefini doğrudan etkileyebilen ve ana hedefe göre daha açık ve ölçülebilir olan hedeftir.

Ara mal intermediate good

Üretim sürecinde kullanılıp yok olan ya da nihai malın parçasına dönüşen ürünlerdir.

Aracı Kurum

Sermaye piyasası faaliyetlerinde bulunmak üzere, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından aracılık yetkisi verilmiş anonim ortaklıklardır.

Örnek: Bir aracı kurum, kontrol ettiği yatırımlarını konsolide etmez, bunları gerçeğe uygun değer üzerinden ölçer. (An investment entity does not consolidate its controlled investees but measures them at fair value.)

İngilizce tanım: An entity that obtains funds from investors to provide them with investment management services and measures its investments at fair value through profit or loss.

Arakazanç Ticareti Carry Trade

Daha düşük faizli (maliyetli) para biriminden borçlanarak, alınan krediyi daha yüksek faizli (getirili) para birimine yatırım yaparak değerlendirmektir. Arakazanç ticaretinin net getirisi, kredi riskinin sabit kalacağı varsayımı altında, kur gelişmeleri tarafından belirlenmektedir.

Aralık içinde dalgalanma floating within a band

Nominal döviz kurlarının merkez bankası tarafından belirlenen bir merkez parite etrafındaki belli bir aralık içinde değişmesine izin verildiği döviz kuru rejimidir.

Araç bağımsızlığı instrument independence

Merkez bankasının hedeflerini gerçekleştirmek için kullanacağı politika araçlarını kendisinin belirlemesidir.

Arbitraj Arbitrage

Herhangi bir menkul kıymetin, dövizin veya malın eşanlı olarak bir piyasadan alınıp diğer bir piyasada satılarak (kıymetler birbiri ile değiştirilerek) kâr edilmesi işlemidir. Arbitraj işlemleri piyasalar arasındaki fiyat farklılıklarının azalmasına yol açar. Günümüzde iletişim teknolojisinin artması ve bilgiye ulaşma maliyetinin düşmesi ile piyasalar arası fiyat farklılığı son derece düşük olmakta, ortaya çıkan farklılıklar anlık olarak bu tür işlemlerle ortadan kalkmaktadır.

Artan fiyat ihalesi ascending price auction

Ya da İngiliz tipi ihale (English auction), katılımcıların açık teklif verdiği ve düşük bir fiyattan başlayıp kazanan belirleninceye kadar fiyatın giderek artırıldığı ihale türüdür.

Artan gider endüstrisi increasing cost industry

Piyasa büyüdükçe firmaların ortalama toplam giderinin arttığı endüstridir.

Artan oranlı vergilendirme progressive taxation

Vergiye konu olan miktar arttıkça vergi oranının da arttığı vergilendirme sistemidir.

Arz supply

Belli bir dönemde piyasadaki satıcıların bir ürünü ne miktarda satmak istediğini ve satabileceğini anlatan temel ekonomi kavramıdır.

Arz esnekliği elasticity of supply

Ya da arzın fiyat esnekliği (price elasticity of supply), kısaca ε S , bir ürünün fiyatındaki yüzde bir artış sonucunda o ürünün arz edilen miktarının yüzde kaç değiştiğini gösteren temel esneklik türüdür.

Arz eğrisi supply curve

Diğer her şey sabitken bir malın fiyatı ile arz edilen miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren şekilsel araçtır.

Arz fazlası excess supply

Ya da fazlalık (surplus), piyasada arz edilen miktarın talep edilen miktardan fazla olduğu durumdur.

Arz çizelgesi supply schedule

Belli bir dönemde bir ürünün farklı fiyat düzeylerinde ne miktarda arz edildiğini gösteren listedir.

Arz şoku supply shock

Ekonomide toplam arzın genel fiyat düzeyi dışındaki bir etki nedeniyle değişmesidir.

Arzın fiyat esnekliği price elasticity of supply

Ya da arz esnekliği (elasticity of supply), kısaca ε S , bir ürünün fiyatındaki yüzde bir artış sonucunda o ürünün arz edilen miktarının yüzde kaç değiştiğini gösteren temel esneklik türüdür.

Asgari geçim indirimi minimum living allowance

Ücretin belli bir bölümünün vergiden muaf tutulmasıdır.

Asgari ücret minimum wage

Devlet tarafından belli bir sürelik emeğin karşılığı olarak belirlenen ve karşılıklı anlaşmayla azaltılamayan en düşük ücrettir.

Asil-vekil sorunu principal-agent problem

Bir işlemi gerçekleştirme yetkisinin asil tarafından vekile devredilmesi durumunda asimetrik bilgi nedeniyle vekilin kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmesidir.

Asimetrik bilgi aysmmetric information

Bir ekonomik faaliyetle ilgili taraflarından birinin diğerine göre daha fazla bilgiye sahip olmasıdır.

Asit-test oranı Quick ratio / Acid-test ratio

Cari orandan stoklar çıkarılarak hesaplanan likidite oranıdır ((Dönen Varlıklar − Stoklar) / Kısa Vadeli Yükümlülükler); en likit kalemleri ölçer.

Association of Undertakings

Teşebbüs birlikleri, kuruluş amaçlarına yönelik olarak zaman zaman üyelerini tavsiye kararlarıyla yönlendirebilmektedir. Söz konusu tavsiyeler satış fiyatları ve benzeri konulara ilişREKABET TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ 147 T kin olabilmekte ve rekabeti kısıtlayıcı amaç ve/veya etki taşıyabilmektedir. Teşebbüs birliği tavsiyelerinin doğrudan teşebbüs birliğinin bağlayıcı kararları şeklinde sonuçlanıp sonuçlanmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Nitekim bağlayıcı teşebbüs birliği kararları rekabeti sınırla

Assured Base of Sales

Teşebbüslerin, marka imajı, ürün/hizmet kalitesi, ulaşılabilirlik, satış sonrası servis kalitesi gibi faktörlerin bir sonucu olarak rakiplerinin rekabet baskısını hissetmeksizin yapabildikleri satışlara çekirdek satış denilmektedir. Bir teşebbüsün çekirdek satışa sahip olması, pazardaki toplam talebin belirli bir (esnek olmayan-inelastik) kısmının, söz konusu teşebbüse bağımlı olduğu anlamına gelmektedir. Pazar gücüne sahip teşebbüslerin, genel olarak, çekirdek satışa sahip oldukları kabul edilm

Atık Bertaraf

Katı, sıvı ve gaz atıkların düzenli ve sürekli depolanması, yakılarak ortadan kaldırılması, geri kazanmak üzere ürün ve enerjiye dönüştürülmesidir. Avan Proje Esas proje hakkında fikir veren, uygulama projesinden önce hazırlanan taslak niteliğindeki projedir.

Avans Advance Payment

Teminat olarak alınan ticari senet ve belgeler ile devlet tahvilleri ve borsada kayıtlı tahviller karşılığında ödünç verme işlemidir.

Örnek: Müşteri, ekipmanın tesliminden önce 10.000 avans ödemiştir. (The customer paid a 10,000 advance before delivery of the equipment.)

İngilizce tanım: A payment made by a customer before goods or services are delivered, creating an obligation on the seller.

Average Total Cost

Değişken maliyetler ve sabit maliyetleri içeren toplam maliyetlerin toplam üretim miktarına bölünmesiyle elde edilen maliyetlerdir.

Ayni gelir in-kind income

Devlet ya da işverenler tarafından hanehalklarına mal ve hizmet şeklinde sağlanan, parasal olmayan kazançlardır.

Ayni Katkı

Bir projede proje sahibi ve/veya ortakları tarafından projenin belirli ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik arazi, mal, malzeme, iş gücü, makine ve ekipman olarak sunulan katkıdır. YATIRIMCI SÖZLÜĞÜ 3 B2B Açılımı Business to Business (işletmeden işletmeye) olan bu terim işletmelerin birbirleriyle doğrudan yapmış oldukları her türlü ticari faaliyeti ifade etmektedir. B2C Açılımı Business to Consumer (işletmeden tüketiciye) olan bu terim işletmelerin doğrudan tüketiciler ile yapmış oldukları her türl

Aynı kaynak için yarışan mallar goods competing for the same resource

Sınırlı kez kullanılabilen ortak bir kaynaktan elde edilen ürünlerdir.

Ayrıştırma STRIP - Separate Trading of Registered Interest and Principal of Securities

Kuponlu bir menkul kıymetin anaparası ve kuponlarının ayrı ayrı işlem görebilmesi amacı ile ayrıştırılmasını ifade eder. Amaç, özellikle uzun vadeli kuponlu ihraçların yatırımcı açısından kullanım alanını genişletmek ve bu tür ihraçların talebini artırmaktır. Hazine Müsteşarlığı bu amaçla ihale ile ihraç etmiş olduğu DİBS'leri ve doğrudan satışını yaptığı Kira Sertifikalarını anapara ve kuponlarına ayrıştırabilmektedir.

Ayı Piyasası Bear Market

Fiyatların düştüğü piyasaları ifade eder.

Azalan fiyat ihalesi descending price auction

Ya da Hollanda tipi ihale (Dutch auction), katılımcıların açık teklif verdiği ve yüksek bir fiyattan başlayıp bir alıcı çıkıncaya kadar fiyatın giderek azaltıldığı ihale türüdür.

Azalan getiri yasası law of diminishing returns

En az bir üretim faktörü sabitken diğer değişken bir faktördeki artışın üretime katkısının giderek azalacağını söyleyen temel ekonomi kavramıdır.

Azalan gider endüstrisi decreasing cost industry

Piyasa büyüdükçe firmaların ortalama toplam giderinin azaldığı endüstridir.

Azalan marjinal fayda yasası law of diminishing marginal utility

Belli bir zaman içinde bir ürünü daha fazla tükettikçe o üründen elde edilen ek faydanın giderek azalacağını söyleyen temel ekonomi kavramıdır.

Açık ekonomi open economy

Dış dünya ile dikkate değer düzeyde ticaret yapan ve ilişkiler kuran ekonomidir.

Açık enflasyon hedeflemesi explicit inflation targeting

Merkez bankasının hedeflediği enflasyonu sağlamak için para politikası araçlarını nasıl kullanacağının açık kurallara göre belirlediği para politikası rejimidir.

Açık gider explicit cost

Ekonomik faaliyet sırasında doğrudan katlanılan ve belli bir ödeme içeren giderlerdir.

Açık Mektup Open Letter

TCMB Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca enflasyon hedeflerine ulaşılamaması veya ulaşılamaması olasılığının ortaya çıkması halinde, söz konusu durumun nedenlerinin ve alınması gereken önlemlerin Hükûmete yazılı olarak bildirildiği ve aynı zamanda kamuoyuna açıklandığı yazılı metindir. Açık mektup, enflasyonun nokta hedef etrafında belirlenen simetrik belirsizlik aralığı dışında bir noktada oluşması durumunda şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri gereğince yazılır.

Açık piyasa işlemi open market operation

Ya da kısaca APİ (OMO), merkez bankasının para politikası amacıyla finansal kuruluşlardan menkul kıymet alması ya da satmasıdır.

Açık Piyasa İşlemleri - APİ Open Market Operations - OMO

TCMB'nin para politikasının hedefleri çerçevesinde, para arzının ve ekonominin likiditesinin etkin bir şekilde düzenlenmesi amacıyla, Türk lirası karşılığında; menkul kıymetlerin kesin alım satımı, geri alım vaadi ile satımı (repo), geri satım vaadi ile alımı (ters repo) işlemleri ile Türk lirası depo alınması ve verilmesi işlemleridir. Merkez bankaları açık piyasa işlemleri ile kısa vadeli faiz oranlarının politika faiz(ler)i etrafında oluşmasını sağlamakta ve finansal piyasalardaki likiditeyi düzenlemektedir. .

Açık Pozisyon Short Position

Döviz, altın, menkul kıymet gibi bir finansal araç üzerinden sahip olunan varlıkların aynı cinsten yükümlülükleri karşılayamayan kısmıdır. Örneğin 10 milyon ABD doları yükümlülüğe karşı 5 milyon ABD doları varlık bulunduruluyorsa aradaki 5 milyon ABD doları, açık ABD doları pozisyonunu ifade eder.

Açığa Satış İşlemi Short Selling

Yatırımcının portföyünde bulunmayan bir varlığı başta fiyat düşme beklentisi olmak üzere çeşitli gerekçelerle satması, teslim zamanı geldiğinde ise söz konusu varlığı piyasadan alıp teslim etmesi işlemidir.

Ağ etkisi network effect

Bir ürünü daha fazla kişi kullandıkça o ürünün değerinin artması olgusudur.

Aşırı zenginlik excessive wealth

Kesin bir tanımı olmamakla birlikte belli bir toplumda ortalamadan bin kat ya da daha fazla servete sahip olma durumudur.

Aşırı özgüven Overconfidence bias

Yatırımcının tahmin becerisini ve bilgi kalitesini olduğundan yüksek görmesidir; aşırı işlem, yetersiz çeşitlendirme ve yüksek risk ile kendini gösterir.

B

Banka paniği bank panic

Ya da bankaya koşma (bank run), çok sayıda mevduat sahibinin bankadaki mevduatını aynı anda geri çekmek istemesidir.

Banka parası bank money

Bankacılık sistemi tarafından hesap kaydı olarak tutulan ve izlenen ödeme araçlarıdır.

Bankacılık sistemi banking system

Bir ülkede faaliyet gösteren bankalardan oluşan ve düzenli bir yapıya sahip kurumlar ağıdır.

Bankalararası faiz oranı interbank offered rate

Ya da kısaca IBOR , para piyasasında bankaların günlük teminatsız borçlanmalar için birbirine ödediği faiz oranıdır.

Bankalararası Kart Merkezi - BKM Interbank Card Center - ICC

Banka kartları ve kredi kartlarının takas ve mutabakatını sağlamak üzere 1990 yılında 13 kamu ve özel Türk bankasının ortaklığında kurulmuş olan, tüzel kişiliği haiz bir ödeme sistemidir. BKM aracılığıyla bankalar birbirleri adına yaptıkları kredi kartı ve banka kartı ödemelerinin takasını ve mutabakatını sağlamaktadır. BKM netleştirme usulüne göre çalışmaktadır ve netleştirme sonucu oluşan borçların mutabakatı TCMB İstanbul Şubesi nezdinde bulunan hesaplar üzerinden gerçekleşmektedir.

Bankalararası Para Piyasası Interbank Money Market

TCMB bünyesinde faaliyet gösteren, bankaların birbirleriyle ve TCMB ile TL Depo AlımSatım İşlemlerini ve sadece TCMB taraf olmak üzere Geç Likidite Penceresi ve Gün İçi Limit İşlemlerini gerçekleştirebildikleri piyasadır.

Bankalararası TL Aktarım Sistemi Interbank Payment System

TCMB’nin sahibi ve işleticisi olduğu EFT Sisteminin bir bileşeni olarak, bankaların birbirleri arasında gerçekleştirdikleri ödemeler ile yurt dışı finansal kuruluşlara sağladıkları muhabirlik hizmetlerine ilişkin bankacılık ödemelerinin elektronik ortamda gerçek zamanlı mutabakatını sağlayan sistemdir.

Bankaya koşma bank run

Ya da banka paniği (bank panic), çok sayıda mevduat sahibinin bankadaki mevduatını aynı anda geri çekmek istemesidir.

Bankaya Özgü Döngüsel Sermaye Tamponu Countercyclical Capital Buffer

Kredi genişlemesinin finansal sektörün genel risk düzeyini artırabilecek düzeylere ulaşması durumunda öz kaynakların sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemelere göre yetersiz kalmasının önüne geçilmesi amacıyla bankalarca bulundurulması beklenen ilave çekirdek sermaye tutarını ifade eder.

Banknot Banknote

Taşıyana, üzerinde yazan miktarın ödenmesinin, çıkaran kuruluş tarafından garanti edildiği faiz taşımayan kıymetlerdir. Yasal ödeme aracıdır. TCMB, Türk lirası banknot basmaya yetkili tek kurumdur.

Bant içinde sürünen kur crawling peg with band

Döviz kurlarının merkez parite etrafındaki belirli bir aralık içinde değişmesine izin verildiği ve merkez paritenin de zaman zaman değiştirildiği döviz kuru rejimidir.

Barriers to Expansion

Genişleme engelleri, halihazırda piyasada bulunan teşebbüslerin piyasa paylarını arttırmalarının önündeki engellerdir.

Basel Bankacılık Denetim Komitesi Basel Committee on Banking Supervision - BCBS

İsviçre'nin Basel kentinde yerleşik olan Uluslararası Mutabakat Bankası (BIS) çatısı altında faaliyet gösteren ve bankacılık sektöründe küresel ölçekte ihtiyati düzenlenme çerçeveleri hazırlayan uluslararası bir kuruluştur. Komite, aynı zamanda bankaların denetimi başlığında iş birliği sağlamaktadır. Komite, küresel finansal istikrarı sağlamlaştırmak amacıyla başta sermaye ve likidite alanlarında olmak üzere düzenleme çerçeveleri yayımlar ve bu düzenlemelerin ülkelerdeki uygulamalarını izler. Komite, temel kararlarını ve çalışma planını, Merkez Bankası ve Denetim Otoriteleri Başkanları Grubu'nun (GHOS) onayına sunar.

Basit Faiz Oranı Simple Interest Rate

Bir yatırımın, yatırım dönemi süresince sadece anaparasının kazandığı faiz oranıdır.

Basit para çarpanı simple money multiplier

Bankaların serbest rezerv bulundurmadığı ve banka dışı kesimin nakit para kullanmadığı durumdaki para çarpanıdır.

Baskın strateji dominant strategy

Oyun kuramında bir oyuncuya diğer oyuncuların stratejisi ne olursa olsun en yüksek ödentiyi kazandıran stratejidir.

Batmasına İzin Verilemeyecek Kadar Büyük Finansal Kuruluşlar Too-Big-to-Fail

Büyük ve karmaşık olmaları ve finansal sistemde yer alan diğer kuruluşlarla olan bağlantıları ve önemli faaliyetlerinin başka finansal kuruluşlarca kısa sürede sağlanmasının zorluğu nedeniyle, faaliyetlerini sürdürememe durumlarının ortaya çıkması halinde sistemik risk yaratma potansiyeli taşıyan ve ekonomiye büyük maliyetler yükleyebilecek olan finansal kuruluşlardır.

Baz Etkisi Base Effect

İki dönem arasındaki değişim hesaplanırken, değişime referans alınan dönemde normalden önemli ölçüde düşük veya yüksek bir gerçekleşme olması durumunda değişim hesaplandığı döneme yansıyan etkiyi ifade etmektedir. Örneğin 2014 Kasım ayı yıllık enflasyonu hesaplanırken, 2014 yılı Kasım ayı tüketici endeksinin 2013 yılı Kasım ayı tüketici endeksine göre yüzde değişimi alınmaktadır. 2013 yılı Kasım ayında tüketici endeksi normal ortalamalara göre çok daha düşük bir oranda artmış ise, 2014 yılı Kasım ayında yıllık enflasyonu yükseltici bir baz etkisi görülecektir.

Baz Puan Basis Point

Faiz oranlarındaki değişimi ifade eden bir ölçüm birimidir. Virgülden sonraki dördüncü haneye karşılık gelir (0,0001). Örneğin faiz oranının %5,25’den %6,75’e yükselmesi durumunda 150 baz puanlık bir artış söz konusudur. Diğer bir deyişle 100 baz puanlık değişim %1’lik değişime karşılık gelmektedir.

Örnek: Faiz oranı 25 baz puan arttı. (The interest rate rose by 25 basis points.)

İngilizce tanım: One hundredth of a percentage point.

Başabaş noktası break even point

Toplam gelirin toplam gidere eşit olması sonucunda ekonomik kârın sıfır olmasına denir.

Bedavacı sorunu free rider problem

Bazı ekonomik birimlerin bir mal ya da hizmeti kendi payına düşenden fazla kullanması ya da kendi payına düşen maliyeti ödememesi durumudur.

Beklenen değer expected value

Ya da kısaca EV , olasılığa göre ağırlıklı ortalama alma işlemidir.

Örnek: Karşılığın beklenen değeri, olası sonuçlardan hesaplandı. (The expected value of the provision was calculated from possible outcomes.)

İngilizce tanım: A probability-weighted average of possible outcomes.

Beklenen eksik Expected Shortfall / CVaR

VaR eşiği aşıldığında ortaya çıkan ortalama zarardır; kuyruk riskini VaR'dan daha iyi ölçer.

Beklenen fayda expected utility

Ya da kısaca EU , faydanın olasılığa göre ağırlıklı ortalamasını alma işlemidir.

Beklenti Yönetimi Expectation Management

Para politikası çerçevesinde beklenti yönetimi, TCMB'nin, ekonomik birimlerin orta ve uzun vadeli enflasyon beklentilerinin enflasyon hedefleri doğrultusunda şekillenmesini temin etmeye yönelik olarak uyguladığı stratejiler bütünüdür.

Belirsizlik uncertainty

Gelecekteki bir olayın nasıl sonuçlanacağının tam olarak bilinmemesi durumudur.

Benchmarking

Bir işletmenin rekabet gücünü yükseltmek amacıyla rekabet gücü yüksek diğer işletmelerin iş yapma tekniklerini incelemesi, kendi teknikleri ile kıyaslaması ve bu kıyaslamadan elde ettiği bilgileri kendi işletmesinde uygulamasıdır.

Beta katsayısı Beta coefficient

Varlık getirisinin piyasa getirisine duyarlılığıdır; β=1 piyasa ile birlikte hareket, β>1 piyasanın üzerinde oynaklık demektir.

Beşeri sermaye human capital

; üretimde kullanılan eğitim, beceri, deneyim, girişimcilik gibi insana ait birikimlerdir.

Bid Rigging, Collusive Bidding

(Tendering) Teşebbüsler tarafından, bir ihale süreci ile ürün ya da hizmet almak isteyen alıcılar bakımından fiyatları yükseltmek, miktar veya bölge paylaşmak ya da mal veya hizmet kalitesini düşürmek için oluşturulan kartellerdir. Kartel üyeleri, kazanma sırasının belirlenmesi, ihalelerin aralarında paylaşılması, suni olarak ihaleyi kazanan tarafından kaybedenlere pay verilmesi gibi yöntemlerle karteli yürütmektedir.

Big Data

Büyük veri, geleneksel bilişim yöntemleri ile analiz edilebilmesi mümkün olmayan ve işlenebilmesi için yeni çözümlere ihtiyaç duyulan, genellikle kısa süre içerisinde büyük miktarlarda üretilebilen, farklı kaynaklardan toplanan ve yapılandırılmış veya yapılandırılmamış verileri içerebilen büyük hacimli veri setlerini ifade etmektedir. Büyük veri, sağladığı değerli bilgilerle, bir teşebbüse tüketici tercihlerini ve davranışlarını daha iyi analiz etme imkânı vererek ve bu sayede yenilikçi ve kalit

Bileşik Faiz Compound interest

Bir yatırımcının bankada bulunan ana parasına gelen faiz tutarının, ana paraya eklenmesinin ardından elde edilen toplam tutar üzerinden uygulanan faizdir.

Bileşik Faiz Oranı Compound Interest Rate

Bir yatırımın yatırım dönemi boyunca kazandığı faiziyle birlikte yeniden yatırıma tabi tutulması sonucu elde edilen getiriyi gösteren faizdir. Diğer bir deyişle faizin de faiz kazanmasıdır.

Bir Hafta Vadeli Repo Faiz Oranı One-week Repo Rate

2010 yılı Mayıs ayında TCMB bir hafta vadeli repo faiz oranını yeni bir likidite aracı olarak devreye sokmuştur.

Bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı one week repo auction rate

Bankaların ellerindeki menkul kıymetleri TCMB’ye bir haftalığına satıp vade sonunda geri alması işlemi için uygulanan faiz oranıdır.

Bireysel arz individual supply

Ya da kısaca s , belli bir dönemde piyasadaki tek bir satıcının farklı fiyatlara bağlı olarak satmak istediği ürün miktarıdır.

Bireysel talep individual demand

Ya da kısaca d , belli bir dönemde piyasadaki tek bir alıcının farklı fiyatlara bağlı olarak satın almak istediği ürün miktarıdır.

Birikmiş Faiz Accrued Interest

Bir yatırımın, yatırım dönemi içinde, ödeme tarihine kadar üzerinde biriken faizdir. Örneğin, 6 ayda (182 gün) bir dönemsel %4 kupon ödemeli, 100 TL'den ihraç edilen bir devlet tahvilini satın almak için (piyasa faizinin değişmediği varsayımı altında) 3 ay sonra (91 gün) ödenmesi gereken fiyat 102 TL’dir.

Birim esnek ilişki unit elastic relationship

Bir değişkendeki yüzde bir artış sonucunda diğer değişkenin de yüzde bir tepki vermesidir.

Birim İşgücü Maliyeti Unit Labour Cost

Bir birim iş üretmek için yapılması gereken ortalama işgücü harcamalarını ifade eder. Toplam ücret ödemeleri üretime bölünerek hesaplanır. Saatlik ücretlerin işgücü verimliliğine oranı olarak da ifade edilebilir. Saatlik ücretlerdeki artış birim ücreti artırırken, verimlilikteki artış azaltmaktadır. Firma açısından birim ücret artışı kârlılığı azaltan, rekabet gücünü zayıflatan bir unsurdur.

Birinci derece fiyat ayrımcılığı first degree price discrimination

Ya da tam fiyat ayrımcılığı (perfect price discrimination), belli bir ürünün her bir alıcıya o ürün için ödemeye razı olduğu en yüksek fiyattan satılması uygulamasıdır.

Birinci fiyat kapalı teklif ihalesi first-price sealed-bid auction

Katılımcıların kapalı teklif verdiği ve en yüksek teklifi verenin kazanıp teklif ettiği fiyatı ödediği ihale türüdür.

Birincil Gelir Hesabı Primary Income Account

Emek, finansal veya doğal bir kaynak sağlanması karşılığında elde edilen gelirler ile ödenen tutarları göstermekte olup, çalışanların ücretleri ile doğrudan yatırımlar, portföy yatırımları ve diğer yatırımlara ilişkin yatırım geliri ve giderlerini içermektedir.

Birincil Piyasa Primary Market

İlk ihraçların yapıldığı piyasadır. Bir yatırım aracının örneğin bir menkul kıymetin ilk defa piyasaya sürülmesi (satılması) birincil piyasa işlemidir. Benzer şekilde, devlet iç borçlanma senetlerinin, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihale yöntemi ile satımı da bir birincil piyasa işlemidir. Bu senetlerin daha sonra yatırımcılar arasındaki alım-satımları ise ikincil piyasa olarak adlandırılan piyasalarda gerçekleşmektedir.

Birleşme merger

Iki firmanın kendi isteğiyle biraraya gelerek tek bir yeni firmaya dönüşmesidir.

Birlikte arz edilen mallar goods in joint supply

Aynı üretim süreci sonunda çıktı olarak elde edilen birden fazla ürünün her biridir.

Biyokütle

Bitkisel veya hayvansal organizmaların belirli bir zamanda sahip olduğu kütle olarak tanımlanan yenilenebilir enerji kaynağıdır.

Block Exemption

Belli tür anlaşmalara grup olarak muafiyet tanınmasına ilişkin düzenlemeleri tanımlamak için kullanılmaktadır. Türk rekabet hukukunda bu düzenlemeler, grup muafiyeti tebliğleri ile yapılmaktadır. Grup muafiyeti kapsamındaki anlaşmalar grup muafiyeti88 REKABET TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ H ne ilişkin koşulları sağladığı takdirde, rekabeti kısıtlayıcı anlaşmalara ilişkin yasaklamalardan muaftır. Bu tür anlaşmalar otomatik olarak geçerlidir ve uygulanabilir.

Bolluk çelişkisi paradox of plenty

Ya da kaynak laneti (resource curse); petrol gibi doğal kaynakların bazı ülkelerde ekonomik büyüme yerine çatışma, savaş, yolsuzluk ve fakirlik getirmesi olgusudur.

Bono Bill

Vadesi 1 yıldan kısa olan, çıkaran kurum tarafından öngörülen vade sonunda belirli bir bedelin ödenmesinin taahhüt edildiği menkul kıymetlerdir. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan bir yıldan kısa vadeli ihraçlar, Hazine Bonosu adı altında işlem görmektedir. İngilizce karşılığı olan “Bond” ifadesi ise, ABD Hazinesi ihraçları için, 10 yıldan uzun vadeli kıymetleri ifade etmektedir (maksimum 30 yıl). Benzer şekilde “Note” ifadesi 1-10 yıl arası, “Bill” ifadesi ise 1 yıl ve daha kısa ihraçlara yönelik olarak kullanılmaktadır.

Borç-özsermaye oranı Debt-to-Equity ratio

Toplam borçların özsermayeye oranıdır; finansal kaldıracın düzeyini gösterir. Oran yükseldikçe finansal risk artar.

Örnek: İşletmenin borcun özkaynağa oranı, kredi vereniyle kararlaştırılan kredi sözleşmesi sınırları içinde kaldı. (The entity's debt-to-equity ratio remained within the covenant limits agreed with its lender.)

İngilizce tanım: A financial ratio measuring total liabilities against shareholders' equity, indicating financial leverage and risk.

Boycott

Belli bireyler veya teşebbüslerle iş yapmamaya yönelik anlaşmalar, boykot olarak adlandırılmakta ve özellikle boykot yapan teşebbüsler piyasa gücüne sahipse bu davranışları yasaklanabilmektedir. Bu şekildeki grup boykotları örneğin bir fiyat tespiti anlaşmasına yönelik olarak kullanılıyor olabilir. Buna göre, bazı rakipler, belli koşulları yerine getirmedikleri sürece diğerleri ile iş yapmamaya karar verecek ve bu da fiyat düzeylerinde bir artışı beraberinde getirecektir. Başkalarıyla iş yapmama

Boğa Piyasası Bull Market

Fiyatların yükseldiği piyasayı ifade eder.

Broker Broker

Alım ve satım işlemlerine belirli bir komisyon karşılığı aracılık eden, işlemleri kendi adına ancak taraf olduğu kişi veya kurumlar hesabına yapan işlemcilere verilen isimdir.

Brownfield Investment

Kahverengi Alan (boz alan) yatırımları, mevcut durumda faal olan bir tesis ya da firmayı satın alma veya kiralama biçiminde gerçekleşen bir doğrudan yabancı sermaye yatırım türüdür. Bütçe Belirli bir dönem için elde edilecek gelirlerle yapılması planlanan giderleri gösteren bir tahmin cetvelidir. TERİM TANIM YATIRIMCI SÖZLÜĞÜ 5 C2C İngilizcesi “Consumer to Consumer” Türkçe’si “Tüketiciden tüketiciye” olan, tüketiciden tüketiciye internet üzerinden yapılan bir ticaret (e-ticaret) modelidir.

Brüt kâr marjı Gross profit margin

Brüt kârın (satışlar − satılan malın maliyeti) satışlara oranıdır; üretim maliyeti disiplinini ölçer.

Buhran ya da depresyon depression

Kesin bir tanımı olmamakla birlikte, birden fazla ülkeyi etkileyen ve toplam üretimin yüzde 10'dan fazla düştüğü şiddetli ve uzun süreli resesyondur.

Business

Teşebbüslere ait tesislerin belirli süre ve şartlarla gerçek ve/veya tüzel kişiler tarafından işletilmesi ve varsa mamullerinin pazarlama ve dağıtımının yapılması hakkının devrini ifade etmektedir.

Bölge Kalkınma İdaresi

Sorumlu oldukları bölgenin kalkındırılması, rekabet gücünün arttırılması ve gelişmişlik farklarının azaltılmasına yönelik faaliyet gösteren tüzel kişiliğe sahip kurumsal yapılardır. Ülkemizde Doğu Anadolu Projesi (DAP) Bölge Kalkınma İdaresi, Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) Bölge Kalkınma İdaresi, Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge Kalkınma İdaresi ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) Bölge Kalkınma İdaresi olmak üzere 4 Bölge Kalkınma İdaresi bulunmaktadır.

Bölgesi free trade area serbest ticaret

Aynı sektör grubunda ve bu sektör grubuna dâhil alt sektörlerde faaliyet gösteren tesislerin yer aldığı Organize Sanayi Bölgeleridir.

Bükülme noktası inflection point

Bir eğrinin eğiminin artma yönünden azalışa ya da azalma yönünden artışa döndüğü noktadır.

Bütçe açığı budget deficit

; belli bir dönemde devletin toplam gelirlerinin, toplam harcamalarından az olması durumu ve bu durumdaki eksik miktardır.

Bütçe dengesi budget balance

Makroekonomi bağlamında devletin belli bir dönemdeki toplam gelirleri ile aynı dönemdeki toplam giderleri arasındaki farktır.

Bütçe doğrusu budget line

Aynı sabit harcama ile satın alınabilen mal ve hizmet bileşenlerini gösteren şekilsel araçtır.

Bütçe fazlası budget surplus

; belli bir dönemde devletin toplam gelirlerinin, toplam harcamalarından çok olması durumu ve bu durumdaki fazla miktardır.

Büyük Buhran Great Depression

1929 yılında ABD'de başlayan ve 1930'lu yılların sonuna kadar tüm dünyada etkili olan şiddetli ekonomik kriz dönemidir.

Büyük sayılar yasası law of large numbers

Bir rastsal olay çok kez tekrarlandığı zaman ortalama sonucun beklenen değere yaklaşacağını söyleyen temel istatistik kavramıdır.

Tanımlar ilgili kurumların kamuya açık sözlüklerinden alıntılanmıştır; yatırım tavsiyesi değildir.