Terimler ve Tanımlar
Ekonomi, finans ve borsa terminolojisi sözlüğünün G–İ grubu. Tanımlar TCMB, Rekabet Kurumu ve iktisat sözlükleri gibi resmî kaynaklardan derlenmiştir. Diğer harf grupları:
G
Gama Gamma
Deltanın dayanak fiyata göre değişim hızıdır (Γ = N′(d1)/(S·σ·√T)); hedge'in ne sıklıkla yenilenmesi gerektiğini gösterir.
Gayri safi katma değer gross value added
Ya da kısaca GSKD (GVA), belli bir dönemde ekonomide ya da ekonominin belli bir iş kolunda yaratılan toplam katma değerdir.
Gayri safi milli hasıla Gross national product
Ya da kısaca GSMH (GNP), belli bir dönemde bir ülke vatandaşlarına ait kaynaklar kullanılarak üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin piyasa değeridir.
Gayri safi sabit sermaye oluşumu gross fixed capital formation
Ya da kısaca GSSSO (GFCF), yurtiçinde yerleşik ekonomik birimlerin yaptığı tüm sabit sermaye harcamalarının toplamıdır.
Gayri safi yatırım harcamaları gross investment expenditures
Ya da kısaca I , yurtiçindeki ekonomik birimlerin sabit sermaye ve stok alımlarını kapsayan ana harcama başlığıdır.
Gayri Safi Yurt İçi Hasıla - GSYİH Gross Domestic Product - GDP
Bir ülkenin sınırları içinde bir dönemde üretilen katma değerdir.
Gayri safi yurtiçi hasıla Gross domestic product
Ya da kısaca GSYH (GDP), belli bir dönemde bir ülkedeki kaynaklar kullanılarak üretilen tüm nihai mal ve hizmetlerin piyasa değeridir.
Gayri safi yurtiçi mutluluk gross domestic happiness
1972 yılında Bhutan Kralı Jigme Singye Wangchuck tarafından ortaya atılan milli gelir ve refah ölçütüdür.
Gayrı Sıhhi Müessese
Faaliyeti sırasında çevresinde bulunanlara biyolojik, kimyasal, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden zarar verme ya da doğal kaynakları kirletme riski olan işyerleri olarak tanımlanmaktadır.
Gecikmeli Net Mutabakat Deferred Net Settlement
Mutabakatın, önceden tanımlanmış olan mutabakat döngüsünün sonunda netleştirme ilkesine göre gerçekleştirildiği bir net mutabakat yöntemidir.
Gelir dağılımı income distribution
Bir toplumda üretilen gelirin o toplumdaki farklı kesimler arasında nasıl ve ne derece eşit dağıtıldığını anlatan ölçüttür.
Gelir dengesi income equilibrium
Belli bir dönemde ekonomideki toplam talep miktarı ile toplam arz miktarının birbirine eşit olduğu durumdur.
Gelir esnekliği income elasticity
Ya da talebin gelir esnekliği (income elasticity of demand), kısaca ε Y , tüketicilerin gelirindeki yüzde bir artış sonucunda belli bir ürünün talep edilen miktarının yüzde kaç değiştiğini gösteren temel esneklik türüdür.
Gelir etkisi income effect
Bir ürün ya da girdinin fiyatı değiştiği zaman satın alma gücünün değişmesi nedeniyle görülen değişikliktir.
Gelir eşdeğerliği kanıtsavı revenue equivalence theorem
Katılımcıların riske tarafsız ve ürüne verilen değerin kişiye özel olduğu varsayımı altında dört temel ihale türünden ortalamada aynı gelirin elde edileceğini gösteren matematiksel çözümlemedir.
Gelir Vergisi Stopajı Desteği
Bölgesel Yatırım Teşvik Sistemi kapsamında düzenlenen yatırım teşvik belgeli yatırımlara sağlanan ve ilave istihdam için işveren tarafından ödenmesi gereken gelir vergisi stopajının belli oranlarda ve belli bir süreyle terkin edilmesidir.
Gelir-tüketim eğrisi income-consumption curve
Ya da Engel eğrisi (Engel curve), diğer her şey sabitken tüketicinin geliri ile belli bir malın talep edilen miktarı arasındaki ilişkiyi gösteren şekilsel araçtır.
Gelire Endeksli Senetler Revenue Indexed Bonds
Yurt içi tasarrufların artırılması, Devlet İç Borçlanma Senetlerinin çeşitlendirilmesi ve yatırımcı tabanının genişletilmesi amacıyla, T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından 28 Ocak 2009 tarihinde ilk Gelire Endeksli Senet (GES) ihracı gerçekleştirilmiştir. GES ihraçlarında getiriler, Kamu İktisadi Teşebbüsü statüsündeki Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), Devlet Malzeme Ofisi (DMO), Devlet Hava Meydanları İşletmeleri (DHMİ) ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğünden (KIYEM) bütçeye aktarılan hasılat paylarına endekslenmiştir. Gelire Endeksli Senetler ile getirisi devlet gelirleriyle ilişkilendirilen bir yatırım aracı yaratılmış olmaktadır. Söz konusu senetlere uygulanacak asgari kupon ödeme garantisi sayesinde yatırımcının gelir payındaki değişimden olumsuz etkilenmesi önlenmiş olmaktadır. Bu çerçevede, söz konusu senetlerin getirilerine ilişkin ödemelerin hesaplanmasında TPAO, DMO, DHMİ ve KIYEM tarafından bütçeye aktarılan üç aylık ve altı aylık hasılat paylarının toplamı esas alınmaktadır. Gerçekleşen gelir tahsilatının bütçede açıklanan azami tutarların üzerlerinde olması durumunda yatırımcılara söz konusu azami tutar karşılıkları esas alınarak ödeme yapılır.
Gelirin yeniden dağıtımı redistribution of income
Servetin doğrudan ya da olaylı olarak yüksek gelirli kesimlerden düşük gelirli kesimlere aktarılmasına yönelik uygulamalardır.
Genel Bütçe General Budget
; devletin tüzel kişiliğini oluşturan TBMM, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay, çeşitli bakanlıklar gibi kamu kurumlarının bütçesidir.
Genel Devlet Dengesi General Government Balance
Merkezi yönetim bütçesi, mahalli idareler, sosyal güvenlik kuruluşları, genel sağlık sigortası, fonlar, döner sermayeler ve işsizlik sigortası fonu dengelerinden oluşmaktadır. Uluslararası karşılaştırmalarda bu tanım esas alınmaktadır.
Genel fiyat düzeyi general price level
Ya da kısaca P , ekonomideki tüm mal ve hizmetlerin fiyatını toplu olarak anlatan kavramsal niceliktir.
Genel Teşvik Uygulamaları
Yatırım Teşvik Sistemi kapsamında, bölgesel, öncelikli veya büyük ölçekli yatırımlar kapsamına girmeyen yatırımların, minimum yatırım tutarını sağlamak koşuluyla yararlanabileceği teşviklerdir. Gerçek Kişi Tam doğmak ve sağ olmak şartı ile kişinin anne karnından ölümüne kadar olan süreyi hukuken tanımlayan terimdir.
Genişleme yolu expansion path
Ya da çıktı-faktör eğrisi (output-factor curve), diğer her şey sabitken toplam ürün arttıkça üreticinin kullandığı faktör bileşenlerinin nasıl değiştiğini gösteren şekilsel araçtır.
Genişlemeci açık expansionary gap
Ya da pozitif çıktı açığı (positive output gap), kısa dönemde reel GSYH’nin potansiyel GSYH’den yüksek olduğu ve dolayısıyla ekonominin genişleme döneminde kabul edildiği durumdur.
Genişletici maliye politikası expansionary fiscal policy
Toplam talebi ve reel GSYH'yi artırmaya yönelik maliye politikasıdır.
Genişletici para politikası expansionary monetary policy
Toplam talebi ve reel GSYH'yi artırmaya yönelik para politikasıdır.
Gentlemen’s Agreements
Bu tür anlaşmalar yazılı şekilde bağlayıcı olmayıp katılan tarafların hükümlerine hissettikleri bağlılık düzeyiyle şekillenen gizli iş birlikleri şeklinde tanımlanmakta, RKHK’nın 4. maddesinde yer alan “anlaşma, uyumlu eylem ve/veya kararlar” çerçevesinde incelenmektedir.
Genç işsizliği oranı youth unemployment rate
Bir ekonomide 15-24 yaş aralığındaki genç işsiz nüfusun genç işgücü içindeki oranını gösteren yüzdedir.
Geri Dönüşüm
Yeniden değerlendirilme imkânı olan atıkların çeşitli fiziksel ve/veya kimyasal işlemlerden geçirildikten sonra ikincil bir hammaddeye dönüştürülerek tekrar üretim sürecine dâhil edilmesidir.
Örnek: Bazı kalemler için elden çıkarma kazançlarının geri dönüşümüne izin verilir. (Recycling of gains on disposal is permitted for some items.)
İngilizce tanım: Transferring amounts in other comprehensive income to profit or loss.
Geri Kazanım
Kullanım dışı kalan geri dönüştürülebilir atık malzemelerin çeşitli geri dönüşüm yöntemleri ile hammadde olarak tekrar imalat süreçlerine kazandırılmasıdır. GES Güneş Enerji Santralinin kısaltması olup, güneşten gelen enerjiyi elektrik enerjisine çeviren sistemlerdir. TERİM TANIM GG SANAYI VE TEKNOLOJI BAKANLIĞI / KALKINMA AJANSLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 15 Girdi Proje faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için gerekli olan ve proje faaliyetlerinde kullanılan ayni ve mali kaynaklardır.
Geri ödeme süresi Payback period
Yatırımın nakit girişleriyle başlangıç maliyetini ne kadar sürede geri kazandığını gösteren süredir; zaman-değeri göz ardı ettiği için eksik yöntemdir.
Geri Ödenmeme Riski Default Risk
Borcun geri ödenmeme riskini ifade etmektedir.
Gerçek Zamanlı Brüt Mutabakat Real Time Gross Settlement - RTGS
Fon ve menkul kıymet transferlerinin, netleştirme olmaksızın, bir sıra dahilinde, tek tek ve anlık (sürekli) olarak mutabakatının gerçekleştirilmesidir. Çeşitli açılardan sınıflandırılması mümkün olmakla birlikte ödeme sistemleri, mutabakat tipine göre gerçek zamanlı brüt mutabakat sistemleri ve netleştirme esasına dayalı mutabakatlı sistemler olmak üzere sınıflandırılmaktadır. Günümüzde sistemik öneme sahip ödeme sistemlerinin büyük çoğunluğu gerçek zamanlı brüt mutabakat yöntemleriyle çalışmaktadır.
Getiri Eğrisi / Verim Eğrisi Yield Curve
Herhangi bir zaman diliminde bir yatırım aracının çeşitli vadeleri ile bu vadelerdeki getirileri arasındaki ilişkinin grafiksel ifadesidir. Dikey eksende getiri/verim (yield), yatay eksende ise vadeler yer alır. Pozitif eğimli (normal) getiri eğrisi, negatif eğimli (inverted) getiri eğrisi, düz getiri eğrisi ve orta vadelerde yüksek getiriyi ifade eden (bell shape) getiri eğrileri olarak sınıflandırılırlar. Eğrinin zaman içindeki hareketleri; dikleşmesi, “steeping” (pozitif eğimli bir eğri söz konusu ise eğrinin orijine uzak kısmının yükselmesi, yakın kısmının düşmesi, eğimin artması), düzleşmesi, “flattening” (pozitif eğimli verim eğrilerinde orijine uzak kısmın düşmesi, yakın kısmın yükselmesi, eğimin azalması) ve eğrinin şeklinin değişmeden yukarı aşağı hareket etmesi, “paralel shift” olarak adlandırılır. Eğrinin eğiminin artması, uzun vadede faizlerin (enflasyonun) yükseleceği beklentisini yansıtır. Eğimin azalması, diğer bir deyişle pozitif eğimli bir getiri eğrisinin düzleşmesi (orijine yakın tarafın yükselip, uzak tarafın düşmesi) ise, yatırımcıların ileride faizlerin düşeceği beklentisi ile mevcut faiz oranlarından daha uzun süre faydalanmak için uzun vadeye yönelmelerini, dolayısıyla artan talep ile bu vadede getirinin düşmesini, fon talep edenlerin de ileride daha düşük faiz oranlarından borçlanma imkanı imkânı doğacağı beklentisi ile kısa vadeyi tercih etmelerini, dolayısıyla arz fazlası nedeniyle getirinin artmasını ifade eder.
Geç Likidite Penceresi Late Liquidity Window Facility
Geç Likidite Penceresi (GLP), TCMB'nin nihai kredi mercii sıfatıyla ödeme sistemlerinde ortaya çıkabilecek sorunların önlenmesi amacıyla bankalara geçici nitelikteki likidite ihtiyaçlarını karşılamaları için gün sonunda (saat 16.00-17.00 arasında) teminatları karşılığında, limitsiz olarak sağladığı gecelik vadeli TL borçlanma imkanı ile likidite fazlalarını değerlendirebilmeleri için aynı koşullarda sağladığı gecelik vadeli TL borç verme imkanını ifade eder.
Geçmişe dönük öngörü yanılgısı Hindsight bias
Olay olduktan sonra 'zaten belliydi' sanma eğilimidir; tahmin başarısını olduğundan yüksek değerlendirir.
Gider minimizasyonu cost minimization
Faktör fiyatları veriliyken belli bir miktar üretim için toplam gideri en aza indirecek faktör bileşeninin seçilmesidir.
Giffen malı Giffen good
Fiyatı arttıkça talep edilen miktarı azalmak yerine artan zorunlu ve temel üründür.
Gini katsayısı Gini coefficient
Ya da kısaca G , bir grup sayının birbirinden ne derece farklılaştığını gösteren ve genellikle eşitsizliği hesaplamak için kullanılan istatistiksel ölçüttür.
Girdi maliyeti input cost
Ya da faktör maliyeti (factor cost), üretim sürecinde kullanılan emek, sermaye, toprak gibi kaynakların maliyetidir.
Girdi piyasası input market
Ya da faktör piyasası (factor market), üretim yapmak için gerekli araç ve maddelerin alınıp satıldığı piyasalardır.
Giriş engeli barrier to entry
Ya da piyasaya giriş engeli (barrier to market entry), belli bir piyasada satış ya da alış yapmayı zorlaştıran doğal ya da yapay kısıtlardır.
GSYH deflatörü GDP deflator
Ürün sepeti olarak GSYH kapsamındaki tüm mal ve hizmetleri temel alan fiyat endeksidir.
Gun Jumping
Bir yoğunlaşma işlemi öncesinde taraflar arasındaki rekabeti kısıtlayıcı anlaşma, bilgi değişimi ve hukuka aykırı koordinasyonu da içerecek şekilde, işlemin bildirimde bulunulmaksızın veya izin alınmaksızın gerçekleştirilmesidir.
Gölge Bankacılık Shadow Banking
Bankacılık sektörü gibi risklere sahip olan banka dışı kredi aracılık faaliyetleridir. Bankacılık sektörü kadar sıkı düzenlemelere tabi olmayan gölge bankacılık sektörü, bankalar gibi vade dönüştürme faaliyetlerinde bulunmakta, likidite riskine ve yüksek kaldıraçtan kaynaklı risklere maruz kalmaktadır.
Göreceli yoksulluk relative poverty
Bir ülkedeki ortalama yaşam koşullarını sağlayabilecek kadar gelire sahip olmama durumudur.
Göreceli yoksulluk oranı relative poverty rate
Bir ülkedeki ortalama gelirden daha az gelire sahip olan nüfusun toplam nüfusa oranıdır.
Görünmez el invisible hand
Yalnız kendi çıkarları için çalışan bireylerin davranışı sonucunda kaynakların etkin kullanımının sağlanması ve toplum refahının artması olgusudur.
Gösterge faiz oranı benchmark interest rate
Yatırımcıların devlet dışı bir senet için isteyecekleri en düşük faiz oranıdır.
Örnek: Nakit akışlarını iskonto etmek için gösterge faiz oranı kullanıldı. (The observable interest rate was used to discount cash flows.)
İngilizce tanım: An interest rate directly observable in the market.
Götürü vergi lump-sum tax
Gelir ya da servete bağlı olmadan belli aralıklarla ve sabit tutar şeklinde ödenen vergilerdir.
Güdümlü Proje Desteği
Proje teklif çağrısı yöntemi uygulanmadan doğrudan destek sağlamaya yönelik; bölge planında öngörülen öncelikler doğrultusunda, konusu ve koşulları ilgili Kalkınma Ajansı öncülüğünde ve yönlendirmesinde belirlenen özel nitelikli model projelere verilen destek tipidir.
Gümrük Beyannamesi
İhracatta gümrük mevzuatı uyarınca doldurularak ilgili ihracatçı birliği tarafından onaylanmasından sonra gümrük idaresine sunulan belgedir.
Gün İçi Likidite İmkanı - GİL Intraday Liquidity Facility - ILF
Bankacılık sisteminde gün içinde oluşan acil TL fon ihtiyaçlarının karşılanabilmesi ve ödeme sisteminde oluşabilecek tıkanıklıkların giderilebilmesi amacıyla TCMB tarafından bankalara gün sonunda (EFT kapanışına kadar) geri ödenmek üzere, gün içinde (9.00-15.00 arası) -limitleri ve teminatları dahilinde, komisyon karşılığında (faizsiz olarak)- sağlanan TL borçlanma imkanıdır.
H
Haciz
Borçlunun, borcunu kendi arzusu ile ödememesi durumunda, alacaklının talebiyle, borçlunun (borca yetecek miktardaki) mal ve haklarına devlet aracılığıyla (icra dairesi tarafından) el konulmasıdır. Halka Arz Bir şirketin hisse senetlerinin çok sayıda ve önceden bilinmeyen yatırımcılara çağrı veya ilan yoluyla satışıdır.
Hakkaniyet equity
Sınırlı kaynaklarla hangi ürünlerin nasıl ve kimin için üretileceğine herkesin eşit ya da hak ettiği payı alacağı şekilde karar verilmesidir.
Hanehalkı household
; üretim, tüketim, servet birikimi, servetin aktarımı gibi çeşitli ekonomik etkinliklerin gerçekleştirildiği temel ekonomik birimdir.
Harcanabilir gelir disposable income
Ülke vatandaşlarının gelir vergisinden sonra eline geçen ve tüketim ya da tasarruf amacıyla kullanılabilen gelirdir.
Hariçte İşleme Rejimi
İşlem görmek üzere hammaddelerin önce ihraç edilmesi, işlem gördükten sonra ürün olarak tekrar ülkemize ithal edilmesini içeren ve bu süreçte her türlü vergiden muafiyet sağlayan sistemdir. Hedef Pazar Analizi Hitap edilmek istenen pazarın nicel ve nitel açıdan değerlendirilmesidir. HES Hidroelektrik Santralin kısaltması olup akan suyun gücünü elektriğe dönüştüren santral tipidir.
Hazine Bonosu Treasury Bills
T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan bir yıldan kısa vadeli borçlanma senetleridir.
Hedef Kitle Target Group
İletişim faaliyetlerinde verilmek istenen mesajın ulaşması hedeflenen grup veya topluluktur.
Herfindahl-Hirschman Endeksi Herfindahl-Hirschman Index
Yada kısaca HHI , bir piyasadaki tüm firmaların pazar payı yüzdelerinin karesi alınarak toplanması yoluyla hesaplanan piyasa yoğunlaşma ölçüsüdür.
Hesaben Saklama Book Entry
Kıymetlerin elektronik ortamda hesaben saklanmasını ifade eder. Örneğin Hazine ihalesinden alınan kıymetler, katılımcılar tarafından fiziki olarak talep edilebileceği gibi (bu kıymetler TCMB tarafından bastırılmaktadır) makbuz karşılığı elektronik ortamda katılımcıların hesabına da aktarılabilmektedir. Şahıslar da, makbuz karşılığı kıymetlerini hesaben saklatabilmektedirler. Fiziki olarak elde bulunan bir kıymetin, sonradan bir hesaba yatırılması da kıymeti bu forma sokmaktadır.
Hesap birimi unit of account
Paranın alışveriş ve muhasebe işlemlerinde hesap tutma birimi olarak kullanılması işlev ve özelliğidir.
Örnek: Hesap birimi, finansal aracın nasıl ölçüleceğini belirlemiştir. (The unit of account determined how the financial instrument was measured.)
İngilizce tanım: The level at which an asset or liability is aggregated or disaggregated for recognition and measurement.
Hesap birimi maliyeti unit of account cost
Enflasyonun parayı hesap birimi ölçütü olarak daha az güvenilir yapmasıdır.
Hesap Verebilirlik Accountability
Merkez bankalarının aldıkları kararlardan, bunların sonuçlarından ve kurumsal yönetiminden topluma karşı sorumlu olması anlamına gelmektedir. Hesap verme sorumluluğu merkez bankası bağımsızlığının bir gereği olup, çeşitli şekillerde yerine getirilebilmektedir. Bunlar kanunla belirlenmiş yükümlülükler, iç ve dış denetimler ve merkez bankaları tarafından uygulanan şeffaflık ve iletişim politikaları olarak sıralanmaktadır.
Heterojen oligopol heterogenous oligopoly
Farklılaştırılmış bir ürünün alınıp satıldığı oligopol piyasasıdır.
High Level Objective, Intermediate
Outcomes, Immediate Outcomes. High Level Effectiveness Ülkenin aklama ve terörün finansmanı ile mücadele sistemi üzerinde yapılan değerlendirmede kısa vadede alınan sonuçlara büyük ölçüde ulaşıldığını ancak küçük çapta düzeltmelere ihtiyaç bulunduğunu gösteren yüksek etkililik derecesi. High Level Mission FATF ülke değerlendirmesini müteakip FATF Genel Kurulu tarafından ülke ile ilgili belirli etkenlerin mevcudiyetine istinaden uygulanan sıkı takip sürecindeki “yüksek seviye ziyareti” aşaması. B
Hiperenflasyon hyperinflation
Kesin bir tanımı olmamakla birlikte, aylık enflasyon oranının yüzde 50 ya da daha yüksek olduğu durumdur.
Örnek: Yüksek enflasyon, finansal tabloların düzeltilmesini gerektirir. (Hyperinflation requires restating the financial statements.)
İngilizce tanım: Very high and persistent inflation.
Hisse başına kâr Earnings Per Share - EPS
Net kârın ödenmiş sermaye hisse sayısına bölünmesiyle bulunan, hisse başına düşen kârdır; imtiyazlı temettüler düşülerek hesaplanır.
Hizmet service
Elle tutulamayıp depolanamayan ya da sahiplik yaratmayan ürünlerdir.
HİSER Destek Programı
Hizmet Sektörü Rekabet Gücünün Artırılması Projesi Desteği, Ticaret Bakanlığının döviz kazandırıcı hizmet ticaretinin desteklenmesi kapsamında sağladığı destek türüdür. TERİM TANIM HH 17 IPA Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı, Avrupa Komisyonu tarafından AB aday ülkelerindeki reformların desteklenmesi için tasarlanmış finansal ve teknik yardım aracıdır. IPARD Avrupa Birliği (AB) tarafından aday ve potansiyel aday ülkelere destek olmak amacıyla oluşturulan, Katılım Öncesi Yardım Aracı’nın Kırsal Ka
Hollanda hastalığı Dutch disease
Doğal kaynaklara dayalı hızlı zenginleşme sonucunda ülkedeki sanayi gibi diğer sektörlerin gerilemesi ya da gelişememesi sorunudur.
Hollanda tipi ihale Dutch auction
Ya da azalan fiyat ihalesi (descending price auction), katılımcıların açık teklif verdiği ve yüksek bir fiyattan başlayıp bir alıcı çıkıncaya kadar fiyatın giderek azaltıldığı ihale türüdür.
Homogenous Products
Ürünlerin birbirini tam olarak ikame ettiği ve tüketicilerin farklı teşebbüsler tarafından sunulan ürünler arasında fiilî veya gerçek farklılıklar algılamadığı durumlarda homojen ürünlerden bahsedilmektedir. Fiyat, homojen ürünler üreten teşebbüslerin rekabet ettiği en önemli unsurdur. Ampirik bulgular, teşebbüs sayısının az olması durumunda, homojen ürünlerin varlığının gizli anlaşmayı kolaylaştırabileceğini göstermektedir. Çeşitli ülkelerde çimento, un, çelik ve şeker gibi homojen ürünlerde ka
Horizontal Differentiation
Teşebbüslerin ürünlerini renk, tasarım, lokasyon vb. unsurlara göre çeşitlendirerek değişik tarz ve beğeniye sahip tüketici gruplarına ulaşmaya çalışmasıdır. Örneğin, aynı medya grubu bünyesinde, bulvar gazetesi, fikir gazetesi, kitle gazetesi gibi toplumdaki değişik tercihlere hitap eden farklı gazeteler yayınlanabilmektedir.
Hostile Takeover
Bir teşebbüsün diğer bir teşebbüsün hisselerini ele geçirmesinin bir yolu olan bu tür devralmalarda devralan teşebbüs, hedef teşebbüsün yöneticilerinin haberi veya rızası olmaksızın, ortaklarının bir bölümüyle anlaşarak veya borsadan hisse senedi toplayarak söz konusu teşebbüse kısmen veya tamamen sahip olmaktadır.
Hızlandırıcı Programı
Teknolojik ürünlerin ve teknoloji yoğun start-up (erken aşama) girişimlerinin gelişmesini hızlandırmak için uygulanan destek programıdır. Uluslararası pazarlara açılım yapılması, ihracatın artırılması, gelişmiş girişimcilik ekosistemlerin içinde yer alınması gibi faaliyetler için donanım ve operasyonel giderler gibi konularda destek verilmektedir. Hibe Desteği Geri ödemesiz olarak verilen destek çeşididir.
I
IBOR ya da bankalararası faiz oranı interbank offered rate
Para piyasasında bankaların günlük teminatsız borçlanmalar için birbirine ödediği faiz oranıdır.
Increasing Returns to Scale
Ölçeğe göre getiri, üretim ölçeğinde meydana gelen değişmenin verimlilik üzerindeki etkisi olarak tanımlanabilmektedir. Ölçeğe göre artan getiri, üretim miktarı arttıkça teşebbüsün ortalama maliyetinin düşmesi durumudur. Bu düşüşün iki kaynağı bulunmaktadır. Birincisi içsel olup, teşebbüsün üretim düzeyindeki artıştan kaynaklanmaktadır. İkincisi ise dışsaldır; buna göre endüstride üretim miktarının artması teşebbüsün üretim kararını değiştirmesine neden olacak şekilde piyasadaki fiyatları etkile
Indirect Control on Prices
Dolaylı fiyat kontrolü, ürün ve/veya üretici bazında kâr kontrolü ile maliyet-etkinlik fiyatlaması gibi, fiyatın doğrudan düzenleyici otorite tarafından belirlenmediği, ancak üreticinin fiyat belirleme özgürlüğünün sınırlandırıldığı uygulamalardır.
Industrial Design
Tasarım, az veya çok sayıdaki parçaların bir amaca yönelik olarak düzenli 74 REKABET TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ E bir biçimde bir araya getirilmesidir.
Innovation
İnovasyon, bilimsel araştırmadan icada, geliştirmeye ve ticarileştirmeye kadar yeni bir ürün veya üretim süreci yaratmaktaki tüm faaliyetleri kapsamaktadır. Bilimsel araştırma, belirli bir kullanım alanı düşünülmeden zihinde gelişen yeni bilgiyi; icat, prototip model yapımı dahil belirli bir amaca ulaşmak için bilimsel bilginin uygulanmasını; geliştirme ise nihai ürün veya sürece doğru, tüketici kullanımına sunulabilmesi için prototipi düzeltmeyi ifade etmektedir.
Innovative Markets
Geleceklerinin gayri maddi mal yaratmadaki başarılarına bağlı olduğu ve diğer teşebbüslerin başarılı yeniliklerine oldukça hassas olan teşebbüslerin bulunduğu pazarlar yenilikçi pazarlardır. Yenilikçilik, günümüzde yaşanan bilgi çağı ya da devrimiyle yakından ilişkilidir. Yeni (teknolojik) bilgi yaratabilmek, bu sürecin girdileri olan ve birbirini tamamlayan farklı bilgi parçalarının tanımlanıp, entegre edilmesine bağlıdır. Geçmişe ve bütüne ait bilgi parçalarının yeniden kombinasyonu, yeni bilg
Intellectual Property Rights
Fikir ve sanat eserleri, patent, faydalı model, tasarım, marka, entegre devre topoğrafyaları gibi fikri mülkiyetin konusunu oluşturan unsurlar üzerindeki mutlak nitelikli haklardır. Fikri mülkiyet hakkı sahibi, rakiplerine karşı inhisari yetkiler elde etmekte, bunun sonucunda sahip olduğu fikri mülkiyet konusunun izinsiz olarak kullanılmasına engel olabilmektedir. Bir teşebbüsün sahip olduğu fikri mülkiyet hakkı sayesinde bir ürünün üretim ve satımı konusunda tekel olması rekabet hukukundaki hâk
Investigation
Hakkında inceleme yapılan teşebbüslerin hakları, bilgilendirilme hakkı, ticari sırların korunması hakkı, gerekçeli karar hakkı, dava hakkı ve savunma hakkı gibi haklardır.
IS eğrisi IS curve
Ekonomide mal piyasası dengedeyken toplam üretim ile faiz oranı arasındaki ilişkiyi gösteren şekilsel araçtır.
IS-LM dengesi IS-LM equilibrium
Belli bir dönemde ekonomide mal piyasaları ve para piyasalarının aynı anda dengede olduğu durumdur.
ISIC Kodu
Birleşmiş Milletlerin ekonomik verileri sınıflandırmak için kullanmış olduğu uluslararası standart sanayi sınıflamasıdır.
İ
işsiz unemployed
Istihdamda olmayıp son dört hafta içinde aktif iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve iki hafta içinde işbaşı yapabilecek olan 15 yaş ve üstündeki kişilerdir.
İdaresi Başkanlığı)
Ülkenin ekonomik ve sosyal ihtiyaçlarının karşılanmasında küçük ve orta ölçekli işletmelerin payını ve etkinliğini artırmak, rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek, sanayide entegrasyonu ekonomik gelişmelere uygun biçimde gerçekleştirmek amacıyla kurulan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile ilgili, tüzel kişiliği haiz ve özel bütçeli bir kamu kuruluşudur. Kredi Bir kimseye belirli bir süre sonra geri almak kaydıyla satın alma gücü sağlanması veya bu gücün devredilmesidir.
İhale Auction
Piyasa ekonomilerinde, çeşitli mal ve finansal değerlerin kişi veya kurumlara tahsis yöntemlerinden birisidir. Özellikle, ihaleye konu olacak malın sabit veya doğrudan belirlenebilir bir fiyatı yoksa veya malın satıcısı, malın piyasa fiyatı konusunda emin değilse ihale yöntemi ile satım tam rekabet koşulları altında bu belirsizliği ortadan kaldırır. İhaleler farklı biçimlerde gerçekleştirilebilir. En yaygın olanı, fiyatların büyükten küçüğe doğru dizildiği ve satan açısından gelirin maksimum, maliyetin minimum olmasını sağlayan çoklu fiyat (Dutch Auction) türü ihalelerdir. Bu ihalede her katılımcıyla kendi teklif ettiği fiyat üzerinden işlem yapılmaktadır. Fiyatların küçükten büyüğe sıralandığı ihaleler ise “English Auction” olarak adlandırılmaktadır. Diğer bir ihale yöntemi ise “tek fiyat” ihalesidir. Bu ihale türünde arzın ve talebin eşitlendiği fiyat, ihaleyi kazanan tüm katılımcılara uygulanmaktadır. Diğer bir deyişle tüm işlemler tek bir fiyat üzerinden gerçekleştirilmektedir. İki ihale türünün de birbirine göre avantaj ve dezavantajları söz konusudur. Tek fiyat ihalesinde, bilgi toplamının maliyeti daha az olup daha fazla katılım sağlanabilir. Çoklu fiyat ihalesinde ise daha yoğun bir rekabet söz konusu olup satıcı açısından daha düşük bir maliyet söz konusu olabilir. Ancak, tüm bunlar piyasanın yapısına ve o günkü koşuluna bağlıdır.
İhale kuramı auction theory
En iyi teklif yöntemiyle yapılan alım-satımlarda ekonomik birimlerin farklı koşullar altında nasıl davrandığını açıklayan ilkeler bütünüdür.
İhracat Exports
Bir ülkede yerleşik kişi ve kurumların diğer ülkelere mal satmasıdır.
İhracat Destek Ofisi
TOBB ve Ticaret Bakanlığı işbirliğinde başlatılan proje ile seçilen illerde uygulanmasına başlanmış, ihracatçılara ya da ihracata başlamak isteyenlere rehberlik etmek amacıyla kurulan ofislerdir.
İhracat fonksiyonu export function
Bir ekonomide çeşitli değişkenlere bağlı olarak ihracat miktarının nasıl değiştiğini gösteren matematiksel ilişkidir.
İhracat Reeskont Kredisi Export Rediscount Credit
TCMB Kanunu'nun 45. maddesine istinaden çıkarılan reeskont düzenlemeleri çerçevesinde firmalarca döviz üzerinden düzenlenmiş ve belirli şartları sağlayan senetlerin aracı bankalarca reeskonta getirilmesi karşılığında TCMB tarafından ihracat reeskont kredisi kullandırılmaktadır. İhracat reeskont kredileri senette belirtilen döviz tutarının, kredinin kullandırıldığı tarihte ilan edilen kurdan Türk lirası karşılığının bankalar aracılığıyla firmalara ödenmesi suretiyle kullandırılmaktadır. Kredilerin vadesinde geri ödemesi ise döviz olarak gerçekleştiğinden TCMB döviz rezervlerine önemli ölçüde katkı sağlanmaktadır.
İhracatın İthalatı Karşılama Oranı Coverage Ratio
Karşılama Oranı =(İhracat / İthalat)*100 formülü ile hesaplanır. Karşılama oranının 100’den büyük olması ülkenin dış ticaret fazlası olduğunu, 100’den küçük olması dış ticaret açığı verdiğini gösterir.
İhraç edilen menkul kıymet debt security issued
TCMB tanımına göre, bankalar tarafından çıkartılan iki yıla kadar vadeli tahvil ve bonolardır.
İkame esnekliği elasticity of substitution
Iki değişkenin fiyatlarının oranındaki yüzde bir artış sonucunda bu iki değişkenin miktarlarının birbirine oranının yüzde kaç değiştiğini gösteren temel esneklik türüdür.
İkame etkisi substitution effect
Bir ürün ya da girdinin fiyatı değiştiği zaman ikamesi yanında göreceli olarak ucuzlaması ya da pahalılaşması nedeniyle görülen değişikliktir.
İkame mal substitute good
Belli ölçüde birbirinin yerine kullanılabilen ürünlerdir.
İkinci derece fiyat ayrımcılığı second degree price discrimination
Belli bir ürünün farklı miktarının farklı fiyattan satılması uygulamasıdır.
İkinci fiyat kapalı teklif ihalesi second-price sealed-bid auction
Katılımcıların kapalı teklif verdiği ve en yüksek teklifi verenin kazanıp ikinci en yüksek fiyatı ödediği ihale türüdür.
İkincil Gelir Hesabı Secondary Income Account
İkincil gelir hesabı, yurt içinde (yurt dışında) yerleşik bir birim tarafından yurt dışında (yurt içinde) yerleşik bir birime karşılıksız olarak mal veya hizmet gibi reel bir kaynak veya finansal bir varlık sağlanması şeklinde tanımlanan transferleri içermektedir.
İkincil Piyasa Secondary Market
Kıymetlerin ilk ihraçları sonrası işlem gördükleri piyasaları ifade eder. T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ihraç edilen borçlanma senetlerinin ihraç sonrası alınıp-satıldığı Borsa İstanbul, Borçlanma Araçları Piyasası ikincil piyasaya bir örnektir.
İktisadi Yönelim Anketi - İYA Business Tendency Survey - BTS
İmalat sanayinde faaliyet gösteren işyerlerinin üst düzey yöneticilerinin, üretim, ihracat ve iç piyasa siparişleri, yatırım ve istihdam gibi konularda yakın geçmişe ilişkin değerlendirmelerinin, mevcut duruma ilişkin görüşlerinin ve geleceğe yönelik beklentilerinin izlenerek, imalat sanayinin kısa dönemdeki eğilimlerini yansıtacak göstergelerin üretilmesi amacıyla aylık olarak uygulanan bir ankettir. İktisadi Yönelim Anketi ve Reel Kesim Güven Endeksine ulaşmak için
İktisat economics
Ya da diğer adıyla ekonomi , birey ve toplumların geniş istek ve ihtiyaçlarını karşılamak için ellerindeki sınırlı kaynakları nasıl kullandığını araştıran bilim dalıdır.
İleride teslim kuru Forward rate
Bugünde anlaşılan ve ileri bir tarihte gerçekleşecek işlem için sabitlenen kur veya faizdir; parasal olmayan (non-deliverable) türevlerde de kullanılır.
İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı Capacity Utilization Rate of the Manufacturing Industry
İmalat sanayi sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinin ilgili dönemde mevcut fiziki kapasitelerine göre fiilen gerçekleşen kapasite kullanımlarının alınmasını amaçlayan ve İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarına dayalı olarak üretilen bir göstergedir. İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranına ulaşmak için
İmar Planı
Yerleşim yerlerinin planlı yapılaşması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile yerel yönetimlerin hazırladığı sanayi-ticaret-konut-kamu hizmet-yeşil alan-tarım alanı-koruma alanları gibi alanların üzerinde işaretli olduğu haritalardır.
İmmünizasyon Immunization
Varlık ve yükümlülüklerin sürelerinin (duration) eşitlenerek faiz riskinden korunma stratejisidir; banka aktif-pasif yönetiminin temel aracıdır.
İmza Sirküleri
Tüzel kişiler tarafından notere yapılan başvuru üzerine ilgili kuruluş adına görev yapan kişilerin yetki ve sorumluluk alanlarını belirleyen belgedir. Gerçek kişilerde ise bu belge yerine imza beyannamesi belgesi düzenlenir. İnovasyon Yeni veya önemli derecede iyileştirilmiş mal, hizmet, süreç veya yöntemin gerçekleştirilmesidir. İntifa hakkı Mülkiyeti başkasına ait olan bir mal ya da hak üzerinde belirli kişi ya da kişilere tanınan yararlanma hakkıdır.
İngiliz tipi ihale English auction
Ya da artan fiyat ihalesi (ascending price auction), katılımcıların açık teklif verdiği ve düşük bir fiyattan başlayıp kazanan belirleninceye kadar fiyatın giderek artırıldığı ihale türüdür.
İnsani Gelişme Endeksi Human Development Index
; 1990 yılında Birleşmiş Milletler tarafından geliştirilen ve yaşam beklentisi, eğitim ve gelir düzeylerini bir arada ölçen karma istatistiktir.
İpotek
Bankalar tarafından özellikle ticari kredilerin karşılığı olarak teminat kabul edilebilen ve kredi borcunun 1,5 ya da 2 katına ulaşan tutarda taşınmazın üzerine konulan rehin türüdür. İrtifak Hakkı Tüzel bir kişiliğin kendine ait olmayan araziler üzerinde kullanım hakkı elde etmesidir.
İradi işsizlik ya da sürtünmesel işsizlik frictional unemployment
Bireylerin emek piyasasına girip çıkmaları ve işler arasındaki geçici beklemelerinden kaynaklanan işsizlik türüdür.
İskonto Discount
Ticari senetlerin vadesinden önce satın alınıp, belirli indirimlerle paraya çevrilmesini sağlayan bir kredi işlemini ifade etmektedir.
İskonto oranı Discount rate
Gelecek nakit akışlarını bugünkü değere çevirirken kullanılan faiz oranıdır; fırsat maliyeti ve risk primini yansıtır.
Örnek: Projeksiyonlara vergi öncesi bir iskonto oranı uygulanmıştır. (A pre-tax discount rate was applied to the projections.)
İngilizce tanım: The rate used to convert future cash flows to present value.
İslami Finansal Hizmetler Kurulu Islamic Financial Services Board - IFSB
Bankacılık, menkul kıymet piyasaları ve sigortacılık alanlarında İslami finansal kuruluşlara yönelik uluslararası düzenleyici standartların oluşturularak İslami finansal hizmetler sektörünün gelişimini teşvik etmek, İslami finansal ürünler sunan kurumların etkin denetimi konusunda rehberlik sağlamak ve İslami finansal hizmetler sektörü için risklerin belirlenmesi, ölçümü, yönetimi ve açıklanmasına ilişkin kriterler geliştirmek amaçlarıyla 2003 yılında faaliyetlerine başlamış olan uluslararası bir kuruluştur.
İstatistiksel fark statistical discrepancy
Makroekonomideki kesin ve anlık olarak ölçülemeyen bileşenler nedeniyle birbiriyle ilişkili hesaplamalar arasında oluşan tutarsızlıktır.
İsteklerin karşılıklı örtüşmesi double coincidence of wants
Bir kişinin alıp vermeyi istediği nesneler ile diğer bir kişinin verip karşılığında almayı istediği nesnelerin aynı olması durumudur.
İsteğe bağlı maliye politikası discretionary fiscal policy
Gerekli durumlarda politika yapıcılar tarafından karar verilerek uygulamaya geçirilen maliye politikalarıdır.
İstihdamda olan ya da çalışan employed
Belli bir dönemde ücret ya da kâr elde etmek amacıyla üretime ya da hizmet sağlamaya yönelik herhangi bir faaliyette bulunan kişilerdir.
İstikrarlı Fonlama Oranı Stable Funding Rate
TCMB'nin bir hafta vadeli repo ihaleleri ile yapmış olduğu fonlama faizi "İstikrarlı Fonlama Oranı 1", açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri yoluyla tanınan borçlanma imkanı faizi ise "İstikrarlı Fonlama Oranı 2" olarak tanımlanmaktadır.
İtfa Redemption
Borçlanma senetlerinin ihracında belirlenen vade tarihinde işlemiş faizi ve anaparasının geri ödenmesidir.
Örnek: Patentin itfası aylık olarak gider yazılır. (Amortisation of the patent is charged monthly.)
İngilizce tanım: Systematic allocation of the cost of an intangible asset over its useful life.
İthalat Imports
Bir ülkede yerleşik kişi ve kurumların diğer ülkelerden mal almasıdır.
İthalat fonksiyonu import function
Bir ekonomide çeşitli değişkenlere bağlı olarak ithalat miktarının nasıl değiştiğini gösteren matematiksel ilişkidir.
İtibari değer face value
Vade sonunda tahvili elinde bulunduran kişiye ödenecek olan miktardır.
İyi mal economic good
Ekonomik birimlere yarar sağlayan ve piyasadaki fiyatı pozitif olan ürünlerdir.
İç borç domestic debt
Devletin yurtiçinde yerleşik hanehalkları ve firmalardan aldığı toplam borç miktarıdır.
İç verim oranı Internal Rate of Return - IRR
NPV'yi sıfır yapan iskonto oranıdır; projenin maliyet sermayesini geçmesi beklenir. IRR ile NPV çeliştiğinde NPV esas alınır.
İş bulma ümidi olmayan discouraged job-seeker
Daha önce iş arayıp kendine uygun iş bulabileceğine inanmadığı için artık iş aramayan ancak işbaşı yapmaya hazır olan kişilerdir.
İş Yapma Kolaylığı Endeksi
Dünya Bankası tarafından 2004 yılından beri her yıl düzenli olarak hazırlanan İş Yapma Kolaylığı Endeksi (Doing Business Index), üye ülkelerde yatırım ortamını etkileyen iş düzenlemelerini analiz etmektedir. İŞGEM Kurulma kriterleri ve nitelikleri KOSGEB tarafından belirlenen İş Geliştirme Merkezleridir. İŞKUR Aile , Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), istihdamın korunması, geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve işsizliğin önlenmesi faaliyetle
İş çevrimi business cycle
Ya da ekonomik dalgalanma (economic fluctuation); piyasa ekonomilerinde birkaç yıllık dönemler içinde toplam üretim, gelir ve harcamalarda görülen iniş ve çıkışlardır.
İşbirliği modeli collusion model
Farklı satıcıların bir araya gelerek fiyat-çıktı seçimini açık ya da örtük işbirliği içinde yaptığı oligopol modelidir.
İşgücü Labour Force
Çalışma çağında olan nüfustan çalışma arzusu göstererek işgücü piyasasına dâhil olanlar işgücünde kabul edilmektedir. İş aradığı halde henüz iş bulamayanlar, diğer bir ifadeyle işsiz konumda olanlar ile çalışanların toplamı işgücünü oluşturmaktadır.
İşgücü piyasası ya da emek piyasası labor market
Emeğini arz edenler ile emek talep edenlerin bir araya geldiği ve bu süreçte emeğin ücret oranının belirlendiği fiziksel ya da sanal ortamdır.
İşgücüne Katılma Oranı Labour Force Participation Rate
İşgücünün çalışabilir yaştaki nüfusa oranıdır.
İşgücüne yapılan ödeme compensation of employees
Üretim sürecinde emeğin elde ettiği maaş ve ücret gibi gelirlerdir.
İşlem güdüsü transactions motive
Günlük alışverişler için nakit paraya gerek duyulmasından kaynaklanan para talebidir.
İşletme artığı operating surplus
; üretim sürecinde sermaye ve toprağın elde ettiği kâr, faiz, rant gibi gelirlerdir.
İşsiz Unemployed
İşi olmayan, iş arayan ve bu konuda girişimde bulunmuş olan kişiler işsiz olarak tanımlanmaktadır.
İşsizlik unemployment
Ya da emek arz fazlası (excess labor supply), emek piyasasında arz edilen emek miktarının talep edilen miktardan fazla olduğu durumdur.
İşsizlik Oranı Unemployment Rate
İşsizlerin işgücüne oranı olarak tanımlanmaktadır.
İşsizlik sigortası unemployment insurance
Kendi kusuru olmadan işini kaybeden kişilerin uğradığı gelir kaybını belli süre ve ölçüde karşılayan zorunlu sigortadır.
Tanımlar ilgili kurumların kamuya açık sözlüklerinden alıntılanmıştır; yatırım tavsiyesi değildir.