Terimler ve Tanımlar
Ekonomi, finans ve borsa terminolojisi sözlüğünün R–S grubu. Tanımlar TCMB, Rekabet Kurumu ve iktisat sözlükleri gibi resmî kaynaklardan derlenmiştir. Diğer harf grupları:
R
Ramsey Pricing
Ramsey fiyatlaması refah kayıplarının en düşük seviyeye çekilebilmesi için fiyatların, talep esnekliğiyle ters orantılı olarak belirlenmesini öngörmektedir. Aynı ürüne yönelik farklı esnekliğe (duyarlılığa) sahip taleplerin olduğu durumda ise Ramsey fiyatlaması, tüketicilerin fiyata olan duyarlılıklarına göre bu ürünün farklı tüketici gruplarına farklı fiyatlarla sunulmasını öngörmektedir. Talebi esnek (fiyata duyarlı) olan tüketici grubuna düşük fiyat uygulanırken talebi esnek olmayan tüketici
Rant kollama rent seeking
Ekonomik birimlerin devleti etkileyerek kendilerine çıkar sağlayıp başkalarına zarar getirecek kararlar alınmasına çalışmasıdır.
Rant ya da kira rent
Başkasına ait toprak ya da doğal kaynakları kullanma karşılığında ödenen ve önceden belirlenmiş bedeldir.
Rastsal olay random event
Her biri belli bir gerçekleşme olasılığına sahip sonuçlar kümesidir.
Rayiç Bedel
Taşınmaz malların, güncel piyasa koşullarına, arz-talep dengelerine göre yıldan yıla değişiklik gösteren değeri olup pazar değeri olarak da adlandırılır.
Re-export
Mal bedelleri için transfer yapılarak veya yapılmaksızın, satın alınan yabancı menşeli veya Türk menşeli olup da yurtdışına satılmış malların transit olarak veya doğrudan doğruya, ithalat ve ihracat rejimi hükümlerine tabi olmaksızın başka bir ülkeye satılmasına denilmektedir.
Rebate Schemes/Systems
İndirim sistemleri, ticari hayatın dinamik koşulları altında çok farklı görünümlerde ortaya çıkabilmekte ve yapıları, işleyişleri ve etkileri bakımından çeşitlilik arz etmektedir. Herhangi bir indirim sisteminde indirimin kazanılabilmesi, tek bir ürünün satın alınması koşuluna bağlanmışsa bu tür indirimler “tek ürün indirimleri” olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, indirim sisteminde yer alan satın alma koşulu birden çok ürünü veya pazarı kapsıyorsa söz konusu indirimler “paket indirimle
Reciprocity Agreement
Teşebbüsler arasında birbirine olumlu şartlar sağlamak veya birbirleriyle karşılıklı alım satım yapmak için yapılan bir tür ikili (veya çok taraflı) anlaşmadır. Karşılıklılık anlaşmalarında bir teşebbüse, kendisinden alım yapan teşebbüsten alım yapma yükümlülüğü getirilebilmektedir. Bu anlaşma sayesinde teşebbüs, alımlarını kendi müşterilerinden yaparak fiyat indirimi sağlayabilmekte ya da atıl kapasitesini aktifleştirebilmektedir. Karşılıklılık anlaşmalarının rekabetçi etkiler doğurabilecek bu
Reel döviz kuru real exchange rate
Ya da kısaca RER , iki ülke arasındaki genel fiyat düzeyi farkı dikkate alınarak hesaplanan döviz kurudur.
Reel efektif döviz kuru real effective exchange rate
Ülkeler arası göreceli fiyat değişiklikleri dikkate alınarak hesaplanan efektif döviz kurudur.
Reel faiz Real interest rate
Enflasyondan arındırılmış faizdir; Fisher denklemiyle (1+reel) = (1+nominal)/(1+enflasyon), yaklaşık olarak reel ≈ nominal − enflasyon.
Reel Faiz Oranı Real Interest Rate
Nominal faizin enflasyondan arındırılmış halidir. Teknik olarak, nominal faiz oranından beklenen enflasyon oranının çıkarılması ile bulunur.
Reel GSYH real GDP
Ya da sabit fiyatlarla GSYH (GDP in fixed prices), belli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerin değerini sabit bir taban yıla ait fiyatlarla ölçen milli gelir yöntemidir.
Reel iş çevrimi kuramı real business cycle theory
Kısa dönemde reel gelirde görülen değişikliklerin arz şoklarından kaynaklandığını öne süren ve devletin arz yönlü politikalar ile ekonomiye müdahale etmesini savunan düşünce okuludur.
Reel İhracat Real Exports
İhracat miktar endeksi ile ifade edilmektedir. İhracat miktar endeksi, fiyatlar sabit olmak koşuluyla ihracat miktarında meydana gelen değişimi ölçmektedir. İhracat miktar endeksleri TÜİK tarafından hesaplanmaktadır.
Reel İthalat Real Imports
İthalat miktar endeksi ile ifade edilmektedir. İthalat miktar endeksi, fiyatlar sabit olmak koşuluyla ithalat miktarında meydana gelen değişimi ölçmektedir. İthalat miktar endeksleri TÜİK tarafından hesaplanmaktadır.
Reel Kesim Güven Endeksi - RKGE Real Sector Confidence Index - RSCI
Reel sektör temsilcilerinin ekonomik görünüme ilişkin genel izlenimlerini ortaya koymak amacıyla, İktisadi Yönelim Anketi’nin, farklı sorularına verilen yanıtların birlikte değerlendirilerek özetlendiği bir göstergedir. Reel Kesim Güven Endeksine ulaşmak için
Reeskont Rediscount
İskonto edilmiş, diğer bir deyişle bir bedel karşılığı (iskonto) el değiştirmiş olan kıymetlerin yeniden bir bedel karşılığı (reiskonto) el değiştirmesini ifade eder. Merkez bankalarının, şartlarını kendileri belirlemek şartı ile çeşitli senetleri iskontoya tabi tutarak (re-iskonto), reeskont penceresi adı altında para politikası uygulamalarında kullandıkları bir araçtır.
Reeskont kredisi discount credit
Merkez bankasının ticari bankalara menkul kıymet karşılığı sağladığı kredidir.
Reeskont oranı discount rate
Merkez bankasının reeskont kredileri için uyguladığı faiz oranıdır.
Rejection of the Transactions
Finansal kuruluşlar nezdinde yürütülmek istenen işlemlerin ilgili finansal kuruluşlar tarafından yapılmaması. Bunlar, finansal kuruluşların; müşterinin veya işlemden nihai olarak yararlanıcı olan kişinin kimlik bilgilerinin tespit ve teyidini gerçekleştiremediği, tüzel kişiler ve ortaklıklarda mülkiyet ve kontrolün 123 Açıklamalı İngilizceTürkçe Terimler ve Kavramlar Sözlüğü kimlere ait olduğunun tespit edemediği ve yapılmakta olan işlemin türü ve amacı hakkında bilgi sahibi olamadığı işlemle
Reliance on Intermediaries and
Third Parties Finansal kuruluşların, müşteriye dikkat ilkeleri sürecindeki; müşteri ve lehdara ait kimlik tespiti ve teyidi, tüzel kişiler ve ortaklıklarda mülkiyet ve kontrolün kimlere ait olduğunun tespiti, gerçekleştirilmek istenilen işlemin türü ve amacı hakkında bilgi edinilmesi hususlarına dair tedbirlerin yerine getirilmesini belirli şartlarla aracı kurumlara veya diğer üçüncü kişilere bırakması. Bu durumda müşteri kimliğinin tespiti ve teyit edilmesi ile ilgili tüm sorumluluk üçüncü kişi
Repo Repurchase Agreement
Genellikle piyasada likidite sıkışıklığının geçici olduğu durumlarda, bankacılık sistemi likiditesinin geçici süre için artırılması amacıyla kullanılır. Merkez bankası, açık piyasa işlemleri yapmaya yetkili kuruluşlardan (işlem sırasında belirlenen fiyat üzerinden) ileri bir tarihte geri satmak taahhüdüyle kıymet satın alır. Geri satım fiyatı, alış işleminin yapıldığı tarihte belirlenir. İşleme taraf kuruluş da işlem vadesinde repo işlemine konu kıymeti satın almayı taahhüt eder. Merkez bankası açısından repo işlemi açık piyasa işlemleri çerçevesinde piyasaya işlem vadesi süresince, repoya tabi kıymetler karşılığında geçici olarak likidite sağlanmasını ifade eder.
Örnek: Geri alım sözleşmesi kapsamında satılan menkul kıymetler, teminatlı borçlanma olarak kaydedilmiştir. (The securities sold under the repurchase agreement were recorded as a collateralised borrowing.)
İngilizce tanım: An agreement to sell securities with a commitment to buy them back at a later date.
Reserves
İlk defa 1958 yılında E.A.G. Robinson tarafından sanayi iktisadı literatürüne katılan prensibe göre bir üretim ünitesinin ölçeği arttıkça, ileride gelecek talebi karşılamak için ayrılan yedek kapasite oranında tasarruf sağlanabilmektedir. Örneğin büyük bir hastanenin ani ihtiyaçlar için boş bıraktığı yatak sayısı, kendisinin yarısı büyüklükteki iki küçük hastanenin boş bıraktığı yatak sayısından daha az olacaktır.
Resesyon Recession
Ekonomik büyümenin belirli bir süre negatif veya yavaş olmasıdır. Ekonomide atıl kapasitenin olması veya ekonominin uzun vadeli büyüme oranından daha düşük bir oranda büyümesi olarak da tanımlanabilmektedir.
Restriction of Technology
Yeni teknolojinin başka bir biçimde dizayn edilmesi mümkün olduğu halde teşebbüsün bunu kendisine avantaj sağlamak için diğer teşebbüslerin kullanamayacağı şekilde dizayn etmesi, diğer bir ifadeyle pazara giriş engeli yaratmasıdır. Bu durum, hâkim durumda bulunan teşebbüs tarafından gerçekleştirilmesi ve diğer şartların da varlığı halinde hukuka aykırı olabilmektedir.
Restrictions on Resale Price
Bir dikey ilişkide, satıcı tarafından alıcının sabit veya asgari satış fiyatının belirlenmesi RKHK’nın 4. maddesi uyarınca yasaktır. Ancak, sabit veya asgari satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesi mümkündür. Alıcıya bildirilen azami veya tavsiye nitelikteki satış fiyatlarının asgari veya sabit fiyata dönüşmemesi için, söz konusu fiyatların azami veya tavsiye niteliğinde olduğunun yayınlanan fiyat lis
Revalüasyon Revaluation
Ulusal paranın yabancı paralar karşısındaki değerinin artmasını ifade eder. Örneğin, Türk lirasının ABD doları karşısındaki değerinin 1,3 TL’den 1,2 TL’ye yükselmesi (ABD dolarının değer kaybetmesi), TL’nin 0,1 TL değer kazanması anlamındadır.
Örnek: Gayrimenkulün yeniden değerlemesi defter değerini artırdı ve oluşan fazlalık diğer kapsamlı gelirde muhasebeleştirildi. (A revaluation of the property increased its carrying amount and recognised the surplus in other comprehensive income.)
İngilizce tanım: The remeasurement of a non-current asset to its fair value, with the increase recognised in other comprehensive income.
Rezerv reserve
Bankaların kasalarındaki nakit para ile merkez bankasındaki hesaplarının toplamıdır.
Örnek: Yeniden değerleme yedeği, özkaynak içinde sunulur. (The revaluation reserve is presented within equity.)
İngilizce tanım: A component of equity set aside for a purpose.
Rezerv Opsiyonu Katsayısı - ROK Reserve Option Coefficient - ROC
Rezerv Opsiyonu Mekanizması'nda birim Türk lirası zorunlu karşılık başına tesis edilebilecek döviz veya altın karşılığını belirleyen katsayılardır.
Rezerv Opsiyonu Mekanizması - ROM Reserve Option Mechanism - ROM
Bankaların ve diğer finansal kuruluşların Türk lirası zorunlu karşılıklarının belirli bir yüzdesini döviz ve altın cinsinden tesis edebilmelerine imkân tanıyan bir uygulamadır.
Rezerv Opsiyonu Oranı Reserve Option Ratio
Rezerv Opsiyonu Mekanizması'nda bankaların Türk lirası zorunlu karşılıklarının yüzde kaçının döviz veya altın cinsinden tesis edebileceğini gösteren orandır.
Rezerv Para Hard Currency
Merkez bankaları ile uluslararası finans kuruluşlarının portföylerinde bulunan döviz ve altın cinsinden varlıkları ifade etmektedir. Buna göre, ödeme aracının rezerv para özelliği taşıyabilmesi için, diğer paralar karşısındaki değeri istikrarlı olmalı, dünya ticaretindeki payı büyük bir ülkeye ait olmalı, döviz piyasalarında rahatlıkla alınıp satılabilmelidir.
Rezerv para birimi reserve currency
Uluslararası işlemlerde yaygın olarak kullanıldığı için merkez bankalarında resmi rezerv olarak bulundurulan para birimidir.
Rezerv varlıklar reserve assets
Ödemeler dengesinde merkez bankasının resmi döviz rezervlerini gösteren ana başlıktır.
Rights of Complainant
Şikâyetçinin mevzuat çerçevesinde sahip olduğu şikâyette bulunma hakkı, Kurul kararlarına karşı yargıya gitme hakkı, gerekçeli kararı alma hakkı, bilgilendirilme hakkı, isminin gizli kalmasını isteme hakkı ve sözlü savunma toplantısına katılma hakkı gibi haklardır.
Risk risk
Gelecekteki bir olayla ilgili gerçekleşen sonucun beklenen sonuçtan farklı olabilme derecesidir.
Örnek: İşletme, finansal araçlardan kaynaklanan risklerin niteliğini ve kapsamını açıklar. (The entity discloses the nature and extent of the risks arising from financial instruments.)
İngilizce tanım: The possibility that actual outcomes will differ from expected outcomes, including financial risks such as credit, liquidity and market risk.
Risk havuzu Risk pool
Birden fazla sigorta şirketinin biraraya gelerek belli bir riski bölüştüğü risk dağıtma yöntemidir.
Risk İştahı Risk Appetite
Finansal piyasalarda olumlu beklentilerin artmasıyla birlikte artan, olumsuz beklentilerle azalan alım yapma isteğidir.
Risk Primi Risk Premium
Riskli bir varlık veya kıymetin tamamen risksiz bir varlık veya kıymete göre yatırımcıya sağladığı fazladan getiriyi ifade etmektedir. Bir varlık veya kıymetin risk primi tamamen risksiz yatırım aracına göre elde edilen telafinin de göstergesi sayılabilmektedir.
Risk seven risk lover
Beklenen değeri aynı olan iki seçenek arasında daha riskli olanı tercih eden kişidir.
Risk-Getiri Risk-Return
Herhangi bir varlık veya kıymete yapılan yatırımdan elde edilmesi beklenen getiri ile ilgili varlık veya kıymete yapılan yatırımla üstlenilen risk arasındaki ilişkiyi ifade etmektedir. Prensip olarak üstlenilen risk ile beklenen getiri arasında pozitif bir ilişki bulunmaktadır. Dolayısıyla özellikle finansal piyasalarda üstlenilen risk arttıkça getirinin de artması, üstlenilen riskin azaldıkça getirinin de azalması beklenmektedir. Risk genelde yatırımın geçmiş getirilerinin standart sapması (historical volatility) ile ifade edilir. Yatırımdan beklenen getiri ise (expected return), geçmiş getirilerinin ortalamasıdır. Belli bir risk karşılığında elde edilebilecek maksimum getirilerin oluşturduğu risk-getiri eğrisine “efficient frontier" adı verilip, özellikle karşılaştırma, ölçüt (benchmark) amaçlı kullanımı söz konusudur.
Riske Maruz Değer Value at Risk - VaR
Şirket veya bir yatırım portföyündeki finansal varlıkların riskliliğini ölçmek amacıyla kullanılan istatistiki yöntemdir. Yöntem belirli bir güven aralığında, önceden belirlenmiş süre boyunca, bir portföyün değerinde meydana gelebilecek en yüksek kayıp seviyesine işaret etmektedir. Risk yöneticileri VaR yöntemiyle üstlenilen riski ölçmeyi ve kontrol etmeyi amaçlamaktadırlar.
Örnek: Riske maruz değer, belirli bir dönemdeki kayıpları tahmin eder. (Value-at-risk estimates losses over a given period.)
İngilizce tanım: A statistical measure of potential loss.
Riske tarafsız risk neutral
Beklenen değeri aynı olan iki seçenek arasında kayıtsız kalan kişidir.
Riskte maruz değer Value at Risk - VaR
Belirli bir güven düzeyi ve vadede portföy değerinin uğrayabileceği en büyük zararı gösterir; VaR = z·σ·Portföy değeri. Çok günlük vadede ölçek katsayısı kök gündür (10 gün = √10 katı, 10 katı DEĞİL).
Riskten kaçınan risk averse
Beklenen değeri aynı olan iki seçenek arasında daha az riskli olanı tercih eden kişidir.
Riskten Kaçınan (Risk Averse), Risk Alan/Seven (Risk Lover), Risk Nötr Risk Neutral
Bir yatırımcının risk karşısındaki tercihlerini ifade etmekte kullanılan kavramlardır. Riskten kaçınan bir yatırımcı gelecekteki belirsiz yüksek getiri yerine düşük ancak öngörülen getiriye razı olurken, risk seven bir yatırımcı beklenen getirinin eşit olmasına rağmen yüksek risk alma eğilimindedir. Buna karşılık, risk nötr yatırımcı ise risk ve getiri arasında tercihte bulunmayan yatırımcıdır.
Riskten Korunma Hedging
Yatırım riskine karşı korunmak amacıyla finansal pazarlardaki araçları etkin ve doğru bir biçimde kullanarak olası ters fiyat hareketlerine karşı yatırımcının yatırımını güvenceye almasıdır. Yatırımcı, karşılaşılabilecek riskleri belirli bir değere düşürmek amacıyla vadeli işlem sözleşmeleri yardımıyla uzun pozisyon alarak gelecekte fiyatların yükseleceği beklentisi ile vadeli işlem sözleşmesi satın alabilir veya kısa pozisyon alarak gelecekte fiyatların düşeceği beklentisi ile vadeli işlem sözleşmesi satabilir.
Örnek: Şirket, faiz swap'larına korunma muhasebesi uyguladı. (The company applied hedge accounting to its interest rate swaps.)
İngilizce tanım: Designating a derivative to offset changes in fair value or cash flows.
Ruhsatı
Faaliyetine göre yönetmelikte belirtilen işyerlerinde aranan şartların sağlanması sonucunda belediyeler, il özel idareleri, organize sanayi bölgeleri veya Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından verilen belgedir. İtfa Borcun borçlu tarafından bir defada veya belirli dönemlerde yapılan ödemelerle ortadan kaldırılması işlemidir. İthal İkame Daha önce ithal edilen ürünlerin yurt içinde üretilmesidir.
S
Sabit faktör fixed factor
Ya da sabit girdi (fixed input), belli bir dönemde miktarı değiştirilemeyen üretim faktörleridir.
Sabit fiyatlarla GSYH GDP in fixed prices
Ya da reel GSYH (real GDP), belli bir dönemde üretilen mal ve hizmetlerin değerini sabit bir taban yıla ait fiyatlarla ölçen milli gelir yöntemidir.
Sabit gider endüstrisi constant cost industry
Piyasa büyüdükçe firmaların ortalama toplam giderinin değişmediği endüstridir.
Sabit girdi fixed input
Ya da sabit faktör (fixed factor), belli bir dönemde miktarı değiştirilemeyen üretim faktörleridir.
Sabit kur rejimi fixed exchange rate regime
Nominal döviz kurlarının devlet tarafından belirlendiği ve merkez bankasının kuru sabit düzeyde tutabilmek için piyasaya müdahalede bulunduğu döviz kuru rejimidir.
Sabit sermaye fixed capital
Ya da duran varlık (fixed asset); gelecekte gelir yaratmak için üretilen makine, fabrika, araç, bina gibi dayanıklı mallardır.
Sabit sermaye tüketimi consumption on fixed capital
Ya da amortisman (depreciation), fiziksel sermayenin yıpranma ya da eskime payıdır.
Saf oligopol pure oligoply
Tektip olan bir ürünün alınıp satıldığı oligopol piyasasıdır.
Sahiplik etkisi Endowment effect
Kişinin sahip olduğu varlığa, sahip olmadığı hâlinde ödeyeceğinden daha fazla değer biçmesidir; satışı geciktirir.
Sahte Banknot Counterfeit Banknote
Sahteliği mahkeme kararı ile tespit edilen banknottur.
Saklama Hizmeti Custodian Service
Sermaye piyasası faaliyetleri sebebiyle veya emanetçi sıfatıyla veya idare etmek için veya teminat olarak veya her ne nam altında olursa olsun, sermaye piyasası faaliyetleriyle ilişkili olarak kayden veya fiziken tevdi veya teslim edilen sermaye piyasası araçlarına ilişkin hizmetlerdir.
Samurai Bonds
Yabancılar tarafından, Japonya’da, Japon yeni üzerinden yapılan menkul kıymet ihraçlarıdır. Çoğunlukla 5 yıl ve üzeri vadede yapılan ihraçlardır. İlk ihraç 1970 yılında Asya Kalkınma Bankası tarafından yapılmıştır.
Sanayi kümelenmesi industrial clustering
Benzer altyapı ve üretim faktörleri kullanan birbiriyle ilişkili firmaların belli bir coğrafi bölgede toplanarak daha etkin çalışmasıdır.
Sanayi Odası
Sanayiciler arasında dayanışmayı sağlamak, ortak sorunlarının çözümü için çalışmak, ortak çıkarlarını korumak için yasayla kurulmuş, tüzel kişiliği bulunan kamu kurumu niteliğinde ki meslek kuruluşlarıdır.
Sanayi Sicil Belgesi
6948 sayılı Sanayi Sicil Kanununun 1. maddesi kapsamında değerlendirilen sanayi işletmelerine ve devamlı ve seri halinde tamirat yapan işletmeler ile elektrik veya diğer enerji üreten santraller, gemi inşaatı gibi büyük inşaat yerlerine verilen ve işletmenin üretim faaliyetine başladığı tarihten itibaren 2 (iki) ay içinde alınması zorunlu olan bir belgedir. Söz konusu belge, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlükleri tarafından düzenlenmektedir.
Sanayi Üretim Endeksi - SÜE Industry Production Index - IPI
Ekonomide meydana gelen gelişmelerin ve uygulanan ekonomik politikaların, kısa dönemde olumlu veya olumsuz etkilerinin ölçülebilmesi için aylık olarak hesaplanan bir endekstir. NACE Rev.2 sınıflamasına göre madencilik ve taş ocakçılığı, imalat ile elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörlerini kapsamaktadır.
Satım Opsiyonu Put Option
Satma hakkını ifade eder. Elinde opsiyon kontratını bulunduran tarafa, opsiyona konu olan kıymeti yine opsiyonda belirtilen şartlarda satma hakkını verir ancak bir yükümlülük getirmez. Piyasa koşullarına bağlı olarak opsiyonu elinde bulunduran taraf opsiyonu kullanmayabilir. Opsiyonun kullanılması “exercise” edilmesi olarak ifade edilir. Opsiyonu satan taraf ise, alan tarafın opsiyonu kullanmak istemesi durumunda kontrat şartlarını yerine getirmekle yükümlüdür.
Örnek: Kontrol gücü olmayan pay, grubun hisselerini satın almasını gerektirebilecek bir satım opsiyonuna sahipti. (The non-controlling interest held a put option that could require the group to buy its shares.)
İngilizce tanım: A contract giving the holder the right, but not the obligation, to sell an asset at a set price.
Satın Alma Gücü Paritesi Purchasing Power Parity
Belirli bir sepetteki ticarete konu olan benzer mal ve hizmetlerin farklı ülkelerdeki fiyatlarını birbirine eşitleyen döviz kurudur. Satın alma gücü paritesi hesaplanırken sadece ticarete konu olan mal ve hizmetler göz önünde bulundurulduğundan bu tür bir hesaplama iki ülke parası arasındaki değişim oranının gerçek değerini ölçmekte yetersiz kalabilmektedir.
Satın Alma Yöneticileri Endeksi Purchasing Managers Index - PMI
Sanayi firmalarının satın alma yöneticilerinin üretim, siparişler, istihdam, tedarikçilerin teslim süresi ve girdi stokunun gelişimine dair sorulara verdikleri cevaplardan elde edilen bir yayılım endeksidir.
Satış Ask, Offer
Piyasa katılımcılarının, piyasada işlem gören değerleri (döviz, menkul kıymet gibi) satmaya istekli oldukları fiyattır.
Örnek: Satıştan hasılat, kontrol devredildiğinde muhasebeleştirilir. (Revenue from the sale is recognised when control transfers.)
İngilizce tanım: Transferring an asset in exchange for consideration.
Search Warrant Yetkili mercii
(hakim) tarafından verilen emniyet güçlerinin arama yapmasına dair izin. SECI (Southeast European Cooperation Initiative) 26 Mayıs 1999 tarihinde Bükreş’te imzalanan “Sınıraşan Suçlarla Mücadele ve İşbirliği Anlaşması (Agreement on Cooperation and Combat Transborder Crime) gereğince ihdas edilen Güney Doğu Avrupa İşbirliği Girişimi. Girişimin amacı, sınıraşan suçların önlenmesi, tespiti, soruşturulması ve kovuşturulmasında taraf ülkelerin birbirlerine yardımcı olmasıdır. Merkezi Bükreş’te olan g
Second Best
Tam rekabet koşullarına en yakın düzeydir. Rekabet politikalarının en önemli gerekçelerinden biri tam rekabet piyasasının toplumları “birinci en iyi” olan en yüksek refah düzeyine ulaştırdığı düşüncesidir. Ancak, tam rekabetin ütopik bir model olduğu ve pratikte tam rekabet koşullarının sağlanmasının mümkün olmayacağı bilinmektedir. Bu nedenle, rekabet politikalarının hedefi, tam rekabet kurallarından sapmaları en aza indirerek, toplumsal refahın mümkün olan en yüksek düzeye çıkmasına yani “ikin
Sektörel Dış Ticaret Şirketi
Aynı üretim alanındaki işletmelerin ihracat amacıyla bir organizasyon altında birleşerek, yurtdışı piyasalarına açılmalarını sağlamak için kurulmuş olan şirketlerdir.
Selective Pricing
Hâkim durumdaki teşebbüslerin, rakiplerinin faaliyetlerini zorlaştırmak amacıyla maliyetlerden bağımsız olarak müşteriler ya da ürünler arasında seçici düşük fiyatlandırma yapmasıdır.
Senyoraj - Beylik Hakkı Seigniorage
Para basma yetkisini elinde tutan kurumun, bu yetkisi dolayısıyla para basarak elde ettiği reel gelirdir. Para stokundaki değişimin fiyatlar genel seviyesine oranı ile ifade edilir. Enflasyonun sadece para miktarındaki artışından kaynaklanması durumunda, senyoraj ve enflasyon vergisi birbirine eşit olur.
Serbest Dalgalı Kur Rejimi Free-Floating Exchange Rate Regime
Kurun piyasadaki arz ve talep koşullarına göre belirlendiği sistemi ifade eder. Merkez bankaları piyasaya hiç müdahale etmez veya çok nadiren sadece olağandışı koşullarda müdahale eder.
Serbest nakit akışı Free Cash Flow - FCF
İşletme faaliyetlerinden elde edilen nakdin, sermaye harcamaları düşüldükten sonra kalan kısmıdır; DCF değerlemesinin girdisidir.
Serbest piyasa ekonomisi free market economy
Bir ülkede neyin nasıl ve kimin için üretileceğine piyasalarda alıcı ve satıcıların etkileşimi sonucunda karar verilen ekonomik sistemdir.
Serbest rezerv excess reserve
Bir bankanın zorunlu rezerv miktarına ek olarak tuttuğu rezervlerdir.
Serbest Yatırım Fonu Hedge Fon
Belirli kısıtlamaları en aza indirgenmiş, mümkün olduğunca esnek yatırım stratejisi izlenebilen bir yatırım fonu türünü ifade etmektedir. Hedge fonların normal yatırım fonlarından temel farkı, açığa satış yapabilme ve borçlanabilme (borç alınan kaynakla yatırım yapabilme) olanaklarıdır. Bununla birlikte hedge fonlar sayesinde yatırımcı, kısa ve uzun pozisyon alabilmekte, arbitraj stratejileri uygulayabilmekte, değerinin altında fiyatlanmış bir menkul kıymeti aynı anda hem alıp hem satabilmekte, opsiyonlara veya tahvillere yatırım yapabilmekte ve düşük risk altında yüksek getiri elde etme imkanı taşıyan her türlü piyasada yatırım yapabilmektedir.
Sermaye arzı supply of capital
Ya da kısaca S K , belli bir dönemde ekonomideki tüm birimlerin faiz oranına bağlı olarak kiraya vermek istediği toplam sermaye miktarıdır.
Sermaye Hesabı Capital Account
Üretilmeyen ve finansal olmayan varlıkların edinimi ve elden çıkarılması (kara parçası gibi maddi olmayan varlıklar ile bayilikler, ticari marka ve kira ile lisans gibi transfer edilebilir sözleşmeler gibi maddi olmayan varlıklar) ve sermaye transferleri (borç affı ve diğer sermaye transferleri gibi) yoluyla oluşan akımları içermektedir.
Sermaye kaçışı capital flight
Devletin bilgisi ve denetimi dışında gerçekleşen uluslararası sermaye akımlarıdır.
Sermaye Koruma Tamponu Capital Conservation Buffer
Ekonomik ve mali göstergelerin bozulması durumunda karşılaşılabilecek kayıplar nedeniyle öz kaynakların sermaye yeterliliğine ilişkin düzenlemelere göre yetersiz kalmasının önüne geçilmesi amacıyla bankalarca bulundurulması beklenen ilave çekirdek sermaye tutarını ifade eder.
Sermaye Piyasası Capital Market
Bir yıldan uzun vadeli yatırım araçlarının ihraç edildiği ve işlem gördüğü piyasalardır.
Sermaye piyasası dengesi capital market equilibrium
Belli bir dönemde piyasada talep edilen sermaye miktarıyla arz edilen sermaye miktarının birbirine eşit olduğu durumdur.
Sermaye talebi demand for capital
Ya da kısaca D K , belli bir dönemde ekonomideki tüm birimlerin faiz oranına bağlı olarak kiralamak istediği toplam sermaye miktarıdır.
Sermayenin kira oranı rental rate of capital
Ya da kısaca P K , üretimde bir birim sermaye kullanmak için ödenen bedeldir.
Sermayenin marjinal ürün geliri marginal revenue product of capital
Ya da kısaca MRP K , sermaye miktarı bir birim artırıldığı zaman toplam gelir miktarında görülen değişikliktir.
Sermayenin marjinal ürünü marginal product of capital
Ya da kısaca MP K , sermaye miktarı bir birim artırıldığı zaman toplam ürün miktarında görülen değişikliktir.
Sermayenin ortalama ürünü average product of capital
Ya da kısaca AP K , belli bir dönemde birim sermaye başına üretilen ürün miktarıdır.
Sharing Economy
Paylaşım ekonomisi, bir malın veya hizmetin sahibi tarafından ücretli veya ücretsiz olarak bir çevrimiçi platform üzerinden paylaşılması temeline dayanan bir ekonomi sistemidir. Paylaşım ekonomisi malların satın alınması yerine kiralanması veya paylaşılmasını ifade etmektedir. Paylaşım ekonomisinde mal sahibi, ev, araba, bisiklet vb. gibi kullanmadığı bir malı geçici bir süreliğine başka bir kişiye kiralar. Paylaşım işleminin yapıldığı çevrimiçi platformlar kişilerin birbirlerine güven duyabilme
Sharpe oranı Sharpe ratio
Portföy fazlası getirisinin standart sapmasına oranıdır: (Rp − Rf) / σp. Birim toplam risk başına prim ölçer; beta kullanılmaz.
Sigorta insurance
Çeşitli risklere karşı finansal koruma sağlama hizmetidir.
Sigorta piyasası insurance market
Sigorta poliçelerinin alınıp satıldığı ve bu süreçte sigorta prim oranlarının belirlendiği fiziksel ya da sanal ortamdır.
Sigorta poliçesi insurance policy
Önceden belirlenmiş zarar ve kayıpların gerçekleşmesi durumunda belli bir ödeme güvencesi veren sözleşmedir.
Sigorta primi insurance premium
Sigorta poliçesi karşılığında ödenen bedeldir.
Single Unit Discounts
Teşebbüsler tarafından uygulanan indirim sistemleri, alıcının tek bir ürüne/pazara ilişkin alım koşulunu yerine getirmesi şartına bağlanmışsa, bu tür indirimlere “tek ürün indirimleri” denilmektedir. Örneğin, bir lastik bayisinin, yıllık belirli miktarda satış yapması karşılığında prim kazanması bir tür tek ürün indirimidir.
Sistem riski systemic risk
Olumsuz ekonomik gelişmeler nedeniyle finansal sistem genelinde ödeme aksaklıkları ortaya çıkması riskidir.
Sistematik risk Systematic risk
Piyasa geneli etkileyen ve çeşitlendirmeyle giderilemeyen risktir (faiz, enflasyon, kur şokları); beta bu riski ölçer.
Sistemik Risk Systemic Risk
Finansal sistemin bir kısmı veya tamamında meydana gelen bir zafiyetten ötürü finansal hizmetlerin iktisadi faaliyet üzerinde ciddi olumsuz sonuçlara da yol açabilecek şekilde kesintiye uğraması sistemik risk olarak adlandırılmaktadır. Herhangi bir finansal kuruluşun finansal yetersizliğinin bir sistemik risk kaynağı olup olmadığı, bu yetersizlikten kaynaklanan etkinin finansal sistemin tamamına ve dolayısıyla ekonominin geneline sirayet edebilmesine bağlıdır.
Son çare borç sağlayıcı lender of last resort
Hiç kimsenin borç vermediği durumda bile borç vermeye hazır olan kurumdur.
Sonuç
Projenin tamamlanmasının ardından 1-3 sene içerisinde oluşması beklenen, başlangıçta belirlenen özel amaçlar doğrultusunda elde edilen ölçülebilir, somut durumlardır. Sosyal Girişim Kâr etmeyi amaçlayan ama elde ettiği kârı, topluma fayda üretmek için kullanan girişim türüdür. TERİM TANIM YATIRIMCI SÖZLÜĞÜ 39 Sosyal İnovasyon Toplumlarda ortaya çıkan sorun ve ihtiyaçların giderilmesinde kullanılan yenilikçi çalışmalara denilmektedir.
Örnek: Yılın sonucu, vergi sonrası olarak raporlandı. (The result for the year was reported after tax.)
İngilizce tanım: The profit or loss for a period.
Sosyal güvenlik katkıları social security contributions
Emek gelirinin sosyal güvenlik kurumlarına ödenen bölümüdür.
Sosyal Güvenlik Kurumları Bütçesi Social Security Instutitions Budget
Sosyal güvenlik hizmeti sunan Sosyal Güvenlik Kurumu ve Türkiye İş Kurumu gibi kamu idarelerinin bütçesidir.
Sosyal Sermaye
Toplumsal yaşamda bireyler arasındaki bağlar, birlik, beraberlik, dayanışma, yardımlaşma, sevgi, saygı, güven, ahlaki vb değerleri ifade eden kavramdır.
Special and Exclusive Rights
Özel haklar, devlet tarafından herhangi bir yasal, düzenleyici veya idari yolla, sınırlı sayıda teşebbüse, belirli bir coğrafi alan içinde olmak üzere verilen haklardır. İnhisari hak ise belirli bir ekonomik aktivitenin belirli bir süreyle belirli bir coğrafi alanda yürütülmesi için (kamu ya da özel) tek bir teşebbüs lehine, herhangi bir hukuki araç vasıtasıyla, devlet tarafından bir inhisarın tesis edilmesiyle doğan haktır.
Spekülasyon güdüsü speculative motive
Finansal ya da finansal olmayan varlıkların gelecekte beklenen fiyat değişikliklerinden kazanç sağlama düşüncesinden kaynaklanan para talebidir.
Spot Piyasa Spot Market
Bir ürünün alış veya satışının işlem tarihinde belirlenen fiyat üzerinde en çok iki iş günü sonrasında gerçekleştirildiği piyasadır.
Spot Valör Spot Date
Mali piyasalarda gerçekleştirilen bir işleme bağlı ödemelerin işlemin yapıldığı günü takip eden iki iş günü sonrasında gerçekleştirilmesidir.Spot valörle yapılan bir işlem, örneğin pazartesi günü gerçekleşmiş ise ödemeler çarşamba günü yapılmaktadır. Diğer bir deyişle spot valör, paranın kullanıma hazır olacağı tarihi ifade eder. İşlem tarihi ile kullanım tarihi arasındaki fark, mesajların hazırlanması, kontrollerin yapılması, fonların temini gibi işlemlerin belirli bir zaman gerektirmesindendir.
Stackelberg modeli Stackelberg model
Tektip ürün üreten iki özdeş firmadan birinin karşılıklı bağımlılığın farkında olarak ve diğerinin de farkında olmadan çıktı seçimi yaptığı duopol modelidir.
Stagflasyon Stagflation
Bir ekonomide üretimin düştüğü veya en azından artmadığı bir ortamda enflasyon yükseldiği zaman meydana gelen durumu ifade etmektedir.
Standart sapma Standard deviation
Getirilerin ortalamadan sapmasının kareköklü ölçüsüdür; finansda toplam riskin (oynaklığın) standart ölçütüdür.
Standart Vadeli İşlemler Futures
İleri tarihli işlemler anlamındadır. Belli bir kıymetin önceden belirlenmiş bir fiyattan yine önceden belirlenmiş bir tarihte teslim edilmesini öngörür. Forward piyasalardan farkı, organize piyasalarda standartlaştırılmış (bir kontratın miktarı, kontratların piyasaya çıkış tarihleri, marjin adı altında bir teminat sistemine sahip olunması gibi) kontratlar üzerinden işlem görmesidir. Spekülatif amaçlı yapıldığında, teorik olarak sonsuz kâr ve zarar ihtimali vardır.
Standart Vadeli İşlemler Sözleşmesi Futures Contracts
Sözleşmenin taraflarına, üzerinde anlaşılan fiyattan, standartlaştırılmış kalite ve miktardaki bir malı veya kıymeti belirlenen ileri bir tarihte alma veya satma yükümlülüğü veren sözleşmedir.
Start-Up Costs
Bir faaliyete başlamak için gerekli olan bina, araç, makine, ekipman, hukuki masraflar, reklam, işçi eğitimi vb için katlanılan kuruluş maliyetleridir. Özellikle bu maliyetlerin batık maliyet niteliği taşıdığı durumlarda, piyasaya giriş önemli ölçüde zorlaşmaktadır.
Statute of Limitations
5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 20 ve 21. maddelerinde düzenlenen ve Rekabet Kurulunun idari para cezasına karar vermesini (soruşturma zaman aşımı) veya bu kararın yerine getirilmesini (yerine getirme zaman aşımı) engelleyen sürelerdir.
Sterilizasyon Sterilization
Merkez bankalarının, çeşitli nedenlerle ortaya çıkan para arzı artışlarının etkilerini dengelemek için yaptıkları açık piyasa işlemleridir. Örneğin merkez bankası döviz satın aldığı zaman para arzındaki artışı menkul değerler satışıyla piyasadan çekmeye çalışır ve bu şekilde döviz piyasasına yapılmış müdahaleyi sterilize etmiş olur.
Stok stock
Gelecekte gelir yaratmak üzere satılmayı bekleyen hazır üretimlerdir.
Strategic Behaviour
Karara etki edebilecek diğer kişilerin davranışlarını da dikkate alarak stratejik biçimde hareket edilmesidir. Klasik iktisatta her kişinin kararlarını diğerlerinin tepkisinden bağımsız olarak alacağı varsayımı yerine oyun teorisi çerçevesinde kişilerin diğerlerinin tepkisini de dikkate alarak karar vereceği düşünülmektedir.
Strategic Cooperation
(Strategic Alliance) İki veya daha fazla teşebbüsün kendi özerkliklerini koruyarak, birbirlerine göre rekabet avantajına sahip oldukları teknoloji, uzmanlık, üretim gibi spesifik faaliyetleri birlikte gerçekleştirmek veya ortak hedeflere REKABET TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ 137 Ş ulaşmak amacıyla yaptıkları, basit ticari sözleşmelerle birleşme işlemleri arasında yer alan, kısa vadeli, esnek yapılı, yeni bir hukuki varlığın kurulmasını (kontrolün el değiştirmesini) gerektirmeyen sözleşme bazlı anlaşmalardır
Strateji strategy
Ekonomik birimlerin amaçlarına ulaşmak için yaptığı seçimlere denir.
Stratejik Yatırım
Cari açığın azaltılması amacıyla ithalat bağımlılığı yüksek ürünlerin üretimine yönelik, uluslararası rekabet gücümüzü artırma potansiyeline sahip stratejik önemi haiz yatırımlardır.
Stratejik Ürün
Cari açığın azaltılması amacıyla yerli üretiminin çeşitli destek mekanizmalarıyla özendirildiği ithalat oranı yüksek ara mallarına denilmektedir.
Structure - ConductPerformance Paradigm
1940’larda geliştirilen ve 1940-1970 yılları arasında Amerikan sanayi iktisadi literatüründe tayin edici bir rol oynayan bu yaklaşıma göre, bir endüstrinin performansı pazarın yapısına bağlı olarak pazardaki alıcı ve satıcıların davranışlarına; pazar yapısı ise teknoloji, talep gibi temel koşullara bağlıdır. Dolayısıyla, yapı; davranış ve performansın tahmin edicisi olarak kullanılmaktadır. Pazarın yapısı (tam rekabet, tekel, tekelci rekabet, oligopol gibi) genellikle yoğunlaşma oranları ile tan
Subprime Piyasalar Subprime Markets
Kredi geçmişi iyi olmayan kişilerin daha yüksek faizle kredi alabildikleri piyasalardır. Eğer bu kredi ev almak amacıyla çekilmişse ‘subprime mortgage’ olarak adlandırılmaktadır. Krediyi veren kuruluşlar bu kredileri risk gruplarına ayırarak tekrar piyasaya sürebilmekte ve bunları satın alacak yatırımcılar arayabilmektedir.
Subsidiary
Bağlı şirket kavramı, bir teşebbüsün doğrudan veya dolaylı olarak; sermayesinin veya ticari mal varlığının yarıdan fazlasına, oy haklarının yarıdan fazlasını kullanma yetkisine, denetim kurulu, yönetim kurulu veya işletmeyi yasal olarak temsile yetkili organlarının üyelerinin yarıdan fazlasını atama yetkisine sahip olduğu veya işlerini idare hakkına sahip olduğu şirketi ifade etmektedir.
Substitutability
İkame edilebilirlik, malların veya hizmetlerin üretim veya tüketimdeki başka bir mal veya hizmet yerine kullanılabilmesini ifade etmektedir. İkame edilebilirlik iki ürünün talebinin birbiriyle etkileşimde olması ve karlı olması durumunda üretici/tüketicilerin iki ürün arasında hareket etmesi sonucunu doğurmaktadır. İkame mal94 REKABET TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ İ lar pozitif çapraz talep esnekliğine sahiptir. Rekabet hukuku açısından iki ürünün aynı pazarda yer alıp almadığı ürünler arasındaki ikamenin d
Sukuk
İhracı ile elde edilen fonla alınan varlık veya yapılan yatırımdan elde edilecek gelirin sukuk sahiplerine belirli dönemlerde ödenmesi esasına dayanan, varlık finansmanı için ihraç edilen İslami finansman sertifikasıdır. En basit şekliyle sukuk, bir varlığa sahip olmayı veya ondan yararlanma hakkını göstermektedir. Sukukta yer alan hak ve iddia sadece nakit akışı hakkı değil, aynı zamanda mülkiyet hakkıdır. Bu, sukuku geleneksel tahvillerden farklılaştırmaktadır. Geleneksel tahviller faiz taşıyan menkul kıymetlerden oluşurken, sukuk temel olarak varlık sepetinde mülkiyet hakkından oluşan menkul kıymettir. Tahvil borca dayalı sertifika, sukuk ise varlığa dayalı sertifika olarak nitelendirilebilir.
Super Dominance
Süper hâkim durum kavramı, pazar gücünün uzun süre devam etmesi sonucunda, tekele yaklaşan pazar gücünü ifade etmek için kullanılmaktadır. Tekel ya da tekele yakın teşebbüslerin sahip olduğu güce karşılık gelmekte ve yaklaşık %90 pazar payının üstü bu kavramla ilişkilendirilmektedir.
Sweezy modeli Sweezy model
Ya da dirsekli talep eğrisi modeli (kinked demand curve model), bir firmanın malına olan talebin rakip firmaların fiyat değişikliği karşısında verdiği tepkiye bağlı olduğu oligopol modelidir.
Switching Cost
Müşterinin yeni bir sağlayıcıya geçme aşamasında karşılaştığı, malın ya da hizmetin fiyatının dışında kalan her türlü maliyettir. Örneğin, operatörler arasında numara taşımanın mümkün olmadığı durumlarda, müşterinin GSM operatörünü değiştirmesi, telefon rehberindeki kişileri numara değişikliğinden haberdar etme maliyeti doğurmaktadır. Sağlayıcı değiştirmenin işlem maliyeti, yeni ürünü kullanmayı öğrenme kabiliyeti, yeni ürünün mevcut ekipmanla uyuşabilir olması gerekliliği, denenmemiş markaların
SWOT Analizi
Mevcut durumla ilgili yapılan, güçlü yönler, zayıf yönler, fırsatlar ve tehditlerin belirlenmesine dayanan bir analiz yöntemidir. İngilizce'deki strenghts, weaknesses, opportunities ve threats kelimelerinin baş harflerinden oluşmaktadır. TERİM TANIM 40 YATIRIMCI SÖZLÜĞÜ Tamamlama Vizesi Yatırım Teşvik Belgesi alınarak yapılmış bir yatırımın tamamlandığına dair verilen onaydır.
Sözleşmesi
Organize Sanayi Bölgelerinde parsel tahsisi uygun bulunan gerçek veya tüzel kişilerin Yatırım Taahhütnamesini noter onaylı olarak OSB’ye vermesini müteakip yatırımcı ve OSB arasında parsel tahsisine ilişkin düzenlenen sözleşmedir.
Sübvansiyon subsidy
Devletin kamu yararı gözeterek yaptığı karşılıksız ödeme ya da vergi indirimidir.
Sürdürülebilir büyüme sustainable growth
Sınırlı doğal kaynakları ve çevresel etkileri dikkate alan bir eylem planı çerçevesinde gerçekçi olarak sağlanabilecek uzun dönem ekonomik büyümedir.
Sürdürülebilirlik
Günümüzün ekonomik ve toplumsal ihtiyaçlarını gelecek kuşakların olanaklarını kısıtlamadan ve doğaya zarar vermeden karşılayabilme yöntemidir.
Sürekli gelir permanent income
Cari dönemde elde edilen gelirden farklı olarak, ekonomik birimlerin yaşam boyu kazanacaklarını düşündükleri ortalama gelir beklentisidir.
Sürekli Gelir Önsavı Permanent Income Hypothesis
Ekonomik birimlerin tüketimlerini cari dönemdeki gelirlerine göre değil, yaşam boyu kazanmayı bekledikleri ortalama gelire göre belirlediğini savunan düşüncedir.
Sürtünmesel işsizlik frictional unemployment
Ya da iradi işsizlik , bireylerin emek piyasasına girip çıkmaları ve işler arasındaki geçici beklemelerinden kaynaklanan işsizlik türüdür.
Sürü davranışı Herding behavior
Bireysel karar yerine kalabalığın yönünü izleyerek işlem yapmadır; balonların şişmesini ve panikle çökmesini besler.
Sürünen kur crawling peg
Nominal döviz kurlarının seçilmiş bazı ekonomik göstergelere göre düzenli olarak ayarlandığı sabit kur rejimidir.
Sıfır toplamlı oyun zero sum game
Bir katılımcının elde ettiği kazancın diğer katılımcılara ait aynı büyüklükteki bir kayıpla dengelendiği durumdur.
Sıhhi Müessese
Niteliği gereği gürültü, koku, zararlı atık gibi etkiler ile çevreye zarar vermeyen işyeri türüdür. Bu nedenle yerleşim alanlarının dışına konumlandırılması gerekmemektedir.
Sınai Mülkiyet
Sanayide ve tarımdaki buluşların, yeniliklerin, yeni tasarımların ve özgün çalışmaların ilk uygulayıcıları adına; ticaret alanında üretilen ve satılan malların üzerlerindeki üreticisinin veya satıcısının ayırt edilmesini sağlayacak işaretlerin sahipleri adına kayıt edilmesini ve böylece ilk uygulayıcıların ürünü üretme ve satma hakkına belirli bir süre sahip olmalarını sağlayan gayri maddi bir haktır.
Sınıflandırması
Bölgesel istatistiklerin toplanması, geliştirilmesi, bölgelerin sosyo-ekonomik analizlerinin yapılması, bölgesel politikaların çerçevesinin belirlenmesi ve Avrupa Birliği Bölgesel İstatistik Sistemine uygun karşılaştırılabilir istatistiki veri tabanı oluşturulmasını amaçlayan bir sınıflandırmadır. Ülkemizde bu sınıflandırmaya göre 12 adet bölge “Düzey 1” , 26 adet alt bölge “Düzey 2” ve 81 adet il “Düzey 3” olarak belirlenmiştir.
Ş
Şeffaflık Transparency
Merkez bankaları açısından şeffaflık, para politikası stratejisinin, amaçlarının ve uygulamalarının kamuoyu tarafından anlaşılmasını sağlayacak bilgilerin sağlanmasıdır. Bu açıdan şeffaflık, merkez bankalarının kamuoyuna sadece daha fazla bilgi sağlamasını değil, bu bilgilerin kamuoyu tarafından anlaşılabilir olmasını da ifade etmektedir. Hesap verme sorumluluğunun bir yansıması olan şeffaflık, para politikası uygulamalarının ve bu uygulamaların gerekçelerinin kamuoyuna açıklanmasına ve böylece güvenilirlik ölçüsünde beklentilerin politika hedefleri doğrultusunda oluşmasına katkıda bulunması nedeniyle merkez bankaları politikalarının etkinliği açısından önem taşımaktadır.
Örnek: Açıklamaların şeffaflığı yatırımcı güvenini artırdı. (Transparency of disclosures improved investor confidence.)
İngilizce tanım: Open and clear disclosure of relevant information.
Şirket Birleşmesi Merger
Şirketlerin birleşerek daha büyük bir şirket oluşturmalarıdır. ‘Merger’ genellikle gönüllü olarak gerçekleştirilen birleşme anlamında kullanılan bir terim olmasına karşılık bir şirketin başka bir şirketi devralması işlemi için de kullanılabilmektedir. Ancak bir şirketin diğer bir şirketi devralmasında ‘merger’dan farklı olarak bir işletmenin başka bir işletmenin hisse senetlerini satın alarak onun hukuki varlığına son vermesi söz konusudur. Ayrıca ‘merger’ durumunda devralma işleminden farklı olarak birleşmeden oluşan şirket yeni bir ad (genellikle iki firmanın adının birlikte kullanımı) almaktadır.
Örnek: Birleşme, bölgedeki en büyük bankayı yarattı. (The merger created the largest bank in the region.)
İngilizce tanım: Combination of two entities into one.
Tanımlar ilgili kurumların kamuya açık sözlüklerinden alıntılanmıştır; yatırım tavsiyesi değildir.