1. Günün Verileri (özet)
| Gösterge | Değer |
|---|---|
| Tarih | 28 Eylül 2026, Pazartesi, saat 08:26 |
| BIST 30 (XU030) son kapanış | 15.946,95 |
| BIST 30 önceki kapanış | 15.940,38 |
| BIST 30 günlük değişim | +0,04% |
| BIST 100 (XU100) son kapanış | 12.899,35 |
| BIST 100 önceki kapanış | 12.888,33 |
| BIST 100 günlük değişim | +0,09% |
| USD/TRY | 48,97 (önceki 48,95, günlük +0,05%) |
| BIST 30 dolar bazında günlük performans | -0,01% |
2. Piyasa Okuması ve Aktarım Mekanizması
28 Eylül 2026, saat 08:08 itibarıyla — BIST 30 (XU030) son kapanış 15.946,95; bir önceki kapanış 15.940,38 (günlük %+0,04); dolar bazında günlük performans %-0,01. Endeksin TL cinsinden yatay kalmasına karşın dolar bazlı getirinin negatif bölgede oluşması, günlük artışın büyük ölçüde kur hareketinden kaynaklandığını gösteriyor. USD/TRY 48,97 seviyesinde ve önceki kapanışa göre %+0,05 artışla sakin seyrediyor; ancak bu tablo, TL getirilerinin yabancı yatırımcı açısından reel olarak korunamadığı bir aktarım mekanizmasına işaret ediyor. XU100’ün %+0,09 ile XU030’dan hafif pozitif ayrışması, endeksin ağırlıklandırılmış yapısında bankacılık ve holding hisselerinin baskısını dolaylı olarak teyit ediyor.
Veri → neden → mekanizma zincirinde ilk kırılma noktası döviz kuru kaynaklı. Kurun yatay seyri, TL varlıklarda getiri üretimini sınırlarken; dolar bazlı -%0,01’lik performans, endeksin 15.946 seviyesinde tutunma çabasının henüz bir trend dönüşümü yaratmadığını gösteriyor. Bu koşulda sektörel etki ayrışıyor: döviz geliri yüksek sanayi şirketleri (KRDMD, TOASO) kurun stabilizasyonundan göreli avantaj elde ederken, bankacılık hisselerindeki sat sinyalleri (AKBNK, GARAN, YKBNK) ve holdinglerdeki (SAHOL) baskı, endeksin ağırlıklı bileşenlerinde karışık bir görünüm oluşturuyor. Teknik tarafta KRDMD’nin tüm zaman dilimlerinde AL sinyali vermesi ve TOASO’nun günlük %+3,76 ile kanal üst bandında işlem görmesi, sermayenin seçici biçimde sanayi ve otomotiv tarafına yöneldiğini; buna karşılık bankacılık ve holding ağırlıklı pozisyonlardan çıkışın sürdüğünü gösteriyor.
Risk tarafında iki kritik kırılma senaryosu öne çıkıyor. Birincisi, endeksin 15.900 altına sarkması durumunda satış baskısının artma olasılığı; bu seviye, mevcut yatay bandın alt sınırı olarak izlenmeli. İkincisi, TUPRS’un 60 günlük %+69,3 getiriye rağmen WT SAT sinyali ve kanal dibinde olması — bu hissede kâr satışı riski, enerji sektöründeki pozitif ayrışmanın sürdürülebilirliğini test edecek. GUBRF’un günlük %+6,45 ile en yüksek hacimli yükselişi gerçekleştirmesine karşın genel görünümün SAT olması, momentum alımlarının temel zayıflığı maskeleyebileceği bir ortama işaret ediyor. Bu tabloda endeksin yatay seyri, portföy yöneticileri için sektör bazlı pozisyonlama kararını öne çıkarıyor; endeks seviyesinden ziyade hisse bazlı ayrışmanın getiri farkını belirleyeceği bir gün öngörülüyor.
3. Makro Görünüm ve Haber Akışı
Makro veri seti, 28 Eylül Pazartesi günü için piyasanın üzerinde taşıdığı en belirgin baskının enflasyon-faiz-kur sarmalının yavaşlayan ama devam eden etkisi olduğunu gösteriyor. Türkiye'de yıllık enflasyonun %31,51 seviyesinde gerçekleşmesi ve politika faizinin %2,65'de sabit tutulması, reel faizin pozitif bölgede kalmasını sağlarken, tüketici kredisi faizinin %63,74'e yükselmesi iç talepteki kırılganlığın devam ettiğine işaret ediyor. Bu tablo, bankacılık hisselerindeki sat sinyallerini destekler nitelikte; zira mevduat faizindeki düşüşe rağmen kredi faizlerindeki yüksek seviye, kredi büyümesindeki yıllık yavaşlamayı (%2,3) besleyerek bankaların net faiz marjı üzerindeki baskıyı sürdürüyor. Dünkü kapanışa göre değişen temel unsur, ABD'de açıklanan ve beklentilerin üzerinde gelen yeni konut satışları (0,684 milyon adet) ile dayanıklı mal siparişlerindeki (%1,1) güçlü artışın küresel risk iştahını sınırlı da olsa desteklemesi; ancak bu olumlu havanın, Euro Bölgesi'nde tüketici güveninin -16,5 puana gerilemesiyle dengelendiği görülüyor.
Kur cephesindeki sakin seyir, TL varlıklar için en kritik destek unsuru olmayı sürdürüyor. USD/TRY'nin 48,97 seviyesinde yatay kalması ve dolar endeksinin (DXY) 100,97 ile hafif gerilemesi, ithal girdi maliyetleri üzerinden sanayi hisselerine doğrudan olumlu yansıyor. Ancak bu tablonun geçerliliği, Brent petroldeki sert düşüşe rağmen (haftalık bazda -%8,6 ile 97,44 USD/varil) korunuyor; zira enerji maliyetlerindeki bu gerileme, cari dengenin 0,036 milyar dolar ile beklentilerin altında kalmasına rağmen dış denge üzerindeki iyileşmeyi destekliyor. Yine de, reel efektif döviz kurunun 23,5 endekse gerilemesi, ihracatçı şirketlerin rekabet gücünü koruduğunu ancak iç talepteki zayıflığın satış hacimlerine yansıyabileceğini gösteriyor. Bu noktada, sanayi hisselerindeki güçlü sinyallerin (KRDMD, TOASO) sürdürülebilirliği, büyük ölçüde kurun bu sakin bandında kalmasına bağlı; aksi bir senaryoda, yani USD/TRY'de belirgin bir yükseliş yaşanması durumunda, ithal girdi maliyetlerindeki artış marjları baskılayabilir.
Haber akışı, piyasa psikolojisi üzerinde çift yönlü bir etki yaratıyor. Bir yanda, MASAK'ın suç gelirleri ve terör finansmanına karşı tedbirleri artırması ve bazı fonlara yönelik tedbirlerin kaldırılması, düzenleyici belirsizliğin azaldığı algısını güçlendirirken; diğer yanda, simit fiyatlarına yapılan artışın mercek altına alınması ve akaryakıt fiyatlarına yönelik zam haberleri, enflasyonist baskıların gündemde kaldığını hatırlatıyor. Özellikle ABD'de enflasyon beklentilerinin (1 yıllık %4,6) yükselmesi ve 30 yıllık tahvil faizinin %4 seviyesini aşması, küresel mali koşulların sıkılaşabileceği endişesini canlı tutuyor. Bu durum, gelişmekte olan ülke varlıklarına yönelik risk iştahını sınırlayan bir faktör olarak öne çıkıyor; ancak VIX endeksinin 14,87 ile düşük seviyede kalması, piyasalarda henüz sistemik bir risk algısının oluşmadığını gösteriyor.
Yatırımcı psikolojisi açısından bakıldığında, endeksin 15.946 seviyesinde tutunma çabası, seçici hisse hareketlerinin öne çıktığı bir piyasaya işaret ediyor. Teknik sinyallerin zayıf olduğu bankacılık ve holding hisselerindeki satış baskısı, makro verilerle uyumlu bir tablo çizerken; sanayi hisselerindeki alım sinyalleri, kurun sakin seyri ve enerji maliyetlerindeki düşüşle destekleniyor. Ancak bu ayrışmanın kalıcı olup olmayacağı, önümüzdeki günlerde açıklanacak verilerden ziyade, küresel faiz beklentilerindeki değişime ve kurun bu bandı koruyup koruyamayacağına bağlı. Teknik sinyaller pozitif olsa da, makro çerçevede net faiz marjı teyidinin olmaması, özellikle bankacılık hisselerindeki zayıflığın devam edebileceğini, sanayi hisselerindeki hareketin ise kırılgan olduğunu gösteriyor.
4. Teknik Analiz — Öne Çıkan Hisseler
BIST 30’da bugünkü teknik görünüm, endeksin yatay seyrine karşın hisse bazlı ayrışmanın belirginleştiği bir yapıya işaret ediyor. Sinyal taramasında KRDMD, tüm zaman dilimlerinde (kısa, orta, uzun vade) AL sinyali üreten ve osilatör onayı alan tek hisse olarak öne çıkıyor. Kardemir’in günlük %1,65 yükselişle 46,96 TL’ye ulaşması, 60 günlük %20,0 getirisiyle birleştiğinde trendin devamlılığını destekliyor. TradingView osilatör oylamasında 18 al / 1 sat / 9 nötr ile “GÜÇLÜ AL” veren hissede RSI 57,92, MACD 0,59 ve CCI20 95,58 seviyeleriyle momentum pozitif bölgede; kanal konumu %54 ile orta noktada olması, aşırı alım bölgesine henüz girilmediğini ve yukarı hareket için alan kaldığını gösteriyor. Ancak ADX’in 17,42 ile düşük kalması, trendin gücünün sınırlı olduğuna işaret ediyor; bu nedenle mevcut AL sinyalinin ancak kanal üst bandına doğru hareketin hız kazanmasıyla teyit edilebileceği değerlendiriliyor.
Otomotiv tarafında TOASO, günlük %3,76’lık yükselişle 290,00 TL’ye çıkarak kanal üst bandına (%80) dayanmış durumda. Kısa vade AL, uzun vade AL sinyali veren hissede osilatör oylaması 18 al / 2 sat / 8 nötr ile “GÜÇLÜ AL” yönünde; RSI 55,6 ve MACD 2,14 momentumu desteklerken, CCI20 58,07 ile alım baskısının sürdüğünü gösteriyor. Buna karşın 60 günlük getirinin -%5,3 olması ve r değerinin -0,28 ile negatif bölgede bulunması, yükselişin henüz orta vadeli trendi tersine çevirmediğini ortaya koyuyor. TOASO’nun kanal üst bandında işlem görmesi, kısa vadede direnç testi anlamına gelirken; bu seviyenin üzerinde kalıcılık sağlanamaması durumunda kanal içine geri çekilme riski bulunuyor.
Enerji ve petrokimya grubunda TUPRS, 60 günlük %69,3’lük güçlü getirisine rağmen günlük %1,16 düşüşle 406,00 TL’ye gerileyerek kanal dibine (%4) dayanmış durumda. WT sinyalinin SAT’a dönmesi ve osilatör oylamasındaki 11 al / 8 sat / 9 nötr dengesi, hissede yön belirsizliğine işaret ediyor. RSI 56,54 ve MACD 12,24’ün pozitif kalması, orta vadeli trendin henüz bozulmadığını gösterirken; ADX 28,04 ile trend gücünün görece yüksek olması, kanal dibindeki bu seviyenin kritik bir destek testi olduğunu vurguluyor. TUPRS’ın bu desteği koruyamaması halinde, 60 günlük birikmiş getirinin realizasyona dönüşme riski gündeme gelebilir; ancak mevcut veride destek seviyesi olarak net bir rakam tanımlanmamıştır.
Zayıf tarafta ise bankacılık hisseleri ve SASA dikkat çekiyor. AKBNK, GARAN ve YKBNK’nın tamamında WT SAT sinyali ve osilatör oylamalarında satış baskısı belirgin; GARAN’da 0 al / 19 sat / 9 nötr ile “GÜÇLÜ SAT” oylaması, RSI 47,72 ve CCI20 -53,64 ile momentumun negatife döndüğünü gösteriyor. SASA ise kanal %1 ile taban bölgesinde, RSI 33,53 ve StochK 3,82 ile aşırı satım koşullarında; ancak osilatör oylamasındaki 2 al / 20 sat / 6 nötr dağılımı, mevcut fiyat seviyesinin alım için yeterli sinyal üretmediğini ortaya koyuyor. DSTKF’deki %9,97’lik tavan düşüşü ve RSI 24,44 ile aşırı satım bölgesi, bu hissede satış baskısının devam ettiğini gösterirken; genel olarak endeks içinde sanayi ve enerji hisselerindeki seçici alım sinyallerinin, bankacılık ve kimya tarafındaki güçlü sat sinyallerine karşı ayrıştığı bir teknik tablo oluşuyor.
5. Temel Analiz — Şirket Değerlendirmesi
5. Temel Analiz — Şirket Değerlendirmesi
Veri setindeki dönen varlık büyüklükleri, bilanço ölçeği açısından sektörel ayrışmanın net bir resmini çiziyor. KCHOL (3.615,15 milyar TL) ve SAHOL (2.790,07 milyar TL) holdinglerin devasa bilanço ölçeğini korurken, bu iki şirketin temel analiz tarafındaki görünümü, teknik taraftaki güçlü sat sinyalleriyle tezat oluşturuyor. Bankacılık ve holding ağırlıklı bu yapıların dönen varlık büyüklüğü, operasyonel esneklik sağlasa da, mevcut piyasa fiyatlamasında bu ölçeğin bir değer katalizörü olarak öne çıkmadığı görülüyor. Öte yandan, sanayi tarafında THYAO (512,19 milyar TL) ve TUPRS (439,48 milyar TL) gibi yüksek dönen varlık tabanına sahip şirketler, bilanço derinliği açısından görece daha sağlam bir zemin sunuyor; ancak TUPRS özelinde 60 günlük güçlü getiri performansının ardından gelen WT SAT sinyali, bu büyüklüğün kısa vadede fiyatı desteklemekte yetersiz kalabileceğine işaret ediyor.
Likidite ve ölçek rasyoları açısından bakıldığında, dönen varlıkların mutlak büyüklüğü tek başına bir değer göstergesi değil; sektörel iş modeliyle birlikte yorumlanmalı. EKGYO'nun 387,01 milyar TL ile en yüksek dönen varlığa sahip şirketlerden biri olması, gayrimenkul sektörünün stok ve proje finansmanı kaynaklı doğal bilanço yapısını yansıtıyor. Benzer şekilde, KRDMD'nin 32,40 milyar TL ile en düşük dönen varlık tabanına sahip şirketlerden olması, demir-çelik sektörünün daha düşük işletme sermayesi ihtiyacıyla uyumlu. Bu bağlamda, KRDMD'nin tüm zaman dilimlerinde AL sinyali vermesi ve osilatör onayı alması, düşük bilanço ölçeğine rağmen operasyonel verimliliğin fiyata olumlu yansıdığını gösteriyor. Buna karşılık, SASA'nın 42,00 milyar TL dönen varlık büyüklüğü ve kanal %1 seviyesinde olması, bilanço ölçeğinin mevcut fiyatlamada riski azaltıcı bir faktör olarak çalışmadığını ortaya koyuyor.
Temel analiz perspektifinden portföy yönetimi açısından çıkarım, ölçek büyüklüğünün tek başına bir savunma aracı olmadığı; sektörel dinamikler ve teknik sinyallerle uyumlu bilanço yapılarının öne çıktığı yönünde. Bankacılık ve holding şirketlerinin güçlü sat sinyali verdiği bir ortamda, devasa dönen varlık tabanları (KCHOL, SAHOL) kısa vadede fiyatı desteklemekte zorlanabilir. Sanayi tarafında ise TOASO'nun (152,29 milyar TL) günlük +%3,76 ile kanal üst bandında AL sinyali vermesi, orta ölçekli bilanço yapısının pozitif ayrışma için yeterli zemin oluşturduğunu gösteriyor. GUBRF'nin (48,99 milyar TL) en yüksek hacimli yükselişi (+%6,45) gerçekleştirmesine rağmen genel görünümün SAT olması, bilanço büyüklüğünün trend yönünü değiştirmediğini; bu nedenle temel verilerin, teknik sinyallerle çeliştiği durumlarda ihtiyatlı pozisyon almayı gerektirdiğini ortaya koyuyor.
6. Risk Yönetimi ve Senaryolar
6. Risk Yönetimi ve Senaryolar
Endeksin 15.946,95 seviyesindeki tutunma çabası, kısa vadeli yön için kritik bir eşik oluşturuyor. Aşağı yönlü senaryoda, endeksin 15.900 seviyesinin altına sarkması, özellikle GÜÇLÜ SAT sinyali veren bankacılık (AKBNK, GARAN, YKBNK) ve holding (SAHOL) hisselerindeki satış baskısını hızlandırabilir. Bu durumda, kanal %1 seviyesinde bulunan SASA ve günlük -%9,97 ile tavan yapan DSTKF gibi aşırı satım bölgesindeki hisselerde (RSI < 45) değer kaybı derinleşebilir. Yukarı yönlü senaryoda ise, KRDMD ve TOASO gibi tüm zaman dilimlerinde AL sinyali veren hisselerin öncülüğünde endeksin 15.946,95 üzerinde kalıcı olması, zayıf görünüme rağmen seçici bir toparlanmayı destekleyebilir. Ancak TUPRS’un kanal %4 ile dibinde olması ve WT SAT sinyali, enerji sektöründeki güçlü 60 günlük trendin (+%69,3) kâr satışlarıyla test edilebileceğini gösteriyor.
Portföyü koruma kalkanı olarak, mevcut piyasa yapısında nakit oranının yüksek tutulması önceliklidir. Zira endeks dolar bazında -%0,01 ile yatay seyrederken, TL getirileri USD/TRY’nin 48,97 seviyesindeki sakin seyri nedeniyle sınırlı bir baskı altında. Bu ortamda, GÜÇLÜ SAT sinyali veren hisselerde (ASELS, EKGYO, FROTO, ISCTR, MGROS, PGSUS, SISE, THYAO) yeni pozisyon açılmaması, mevcut pozisyonların ise stop-loss seviyeleriyle korunması gerekiyor. KRDMD ve TOASO gibi güçlü sinyal veren hisselerdeki ağırlık, endeksin 15.900 altına sarkması durumunda azaltılmalı; bu senaryoda nakit oranı artırılarak olası düşüşten korunulmalıdır. Aksi takdirde, endeksin 15.946,95 üzerinde tutunması ve KRDMD’nin kanal %54 seviyesindeki momentumunu koruması halinde, seçici hisse pozisyonları kademeli olarak artırılabilir.
7. Önerilen Model Portföy
7. Önerilen Model Portföy
Model portföy, bugünkü veri setinde sinyal gücü, kanal konumu ve Pearson (r) katsayısı birlikte değerlendirilerek oluşturulmuştur. Güçlü AL sinyali veren KRDMD ve TOASO, ağırlıklı pozisyon olarak öne çıkarken; AL sinyali veren ancak kanal direncine yakın TTKOM ve orta vadeli görünümü SAT olan GUBRF daha düşük ağırlıkla portföye alınmıştır. Bankacılık ve holding hisselerindeki GÜÇLÜ SAT sinyalleri nedeniyle bu gruptan pozisyon açılmamış, nakit oranı yüksek tutularak endeksin 15.946 seviyesindeki tutunma çabasına karşı temkinli bir duruş sergilenmiştir.
| Hisse | Sektör | Ağırlık (%) | İşlem | Baz Senaryo | İyimser Senaryo | Geçersizlik Koşulu | Gerekçe |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| KRDMD | Metal & Madencilik | 20 | AL | 46,96 TL seviyesindeki fiyatın, tüm zaman dilimlerindeki AL sinyali ve osilatör onayı (RSI 57,92, CCI20 95,58) ile kanal içinde yukarı yönlü hareketini sürdürmesi beklenir. | Günlük hacim artışıyla kanal üst bandına doğru hareketin hızlanması durumunda pozisyon getirisi artabilir. | Fiyatın son 5 günlük yükselişini (%+6,68) geri vererek 44 TL altına sarkması, AL sinyalini zayıflatır. | Tüm zaman dilimlerinde AL, osilatör onayı (al=18/sat=1) ve 5 günlük %+6,68 getiri ile en güçlü sinyal; r=0,95 kanal yönünü destekliyor. |
| TOASO | Otomotiv | 15 | AL | 290,0 TL fiyatın, kısa vade AL ve WT AL sinyalleriyle kanal üst bandında (%80) tutunması ve 60 günlük -%5,3 kaybını kademeli olarak telafi etmesi beklenir. | Günlük %+3,76'lık hareketin hacimle desteklenmesi halinde kanal üst bandının aşılması gündeme gelebilir. | Fiyatın 280 TL altına gerilemesi, kısa vade AL sinyalini geçersiz kılar. | Günlük +%3,76 ile tek AL sinyalli otomotiv hissesi; osilatör onayı GÜÇLÜ AL (al=18/sat=2) ve r=-0,28 kısa vadede momentumu işaret ediyor. |
| TUPRS | Enerji & Petrokimya | 10 | AL | 406,0 TL fiyatın, 60 günlük %+69,3 güçlü trendin devamı olarak kanal dibi (%4) bölgesinden destek bulup yatay seyre geçmesi beklenir. | WT SAT sinyaline rağmen osilatör AL onayı (al=11/sat=8) ve ADX 28,04 ile trend gücünün korunması durumunda kanal ortasına doğru toparlanma görülebilir. | Fiyatın 400 TL altına sarkması, 60 günlük trendin zayıfladığına işaret eder ve pozisyon gözden geçirilir. | Uzun vade AL ve orta vade AL sinyali; r=0,95 trendin gücünü doğruluyor. Kanal dibinde olması düşük giriş riski sunuyor. |
| TTKOM | Telekom | 10 | AL | 54,65 TL fiyatın, kısa vade AL ve WT AL sinyalleriyle kanal %73 direnç bölgesini test etmesi beklenir. | Kanal direncinin aşılması durumunda 5 günlük %+4,19'luk momentumun devamıyla yeni bant aralığına geçiş hızlanabilir. | Fiyatın 52 TL altına gerilemesi, kısa vade AL sinyalini zayıflatır. | Kısa vade AL ve WT AL sinyali birlikteliği; 5 günlük %+4,19 getiri ve r=-0,48 kanal direncine yaklaşırken momentumu koruyor. |
| GUBRF | Kimya & Gübre | 5 | AL | 458,0 TL fiyatın, günlük %+6,45'lik yükselişin ardından WT AL sinyali desteğiyle 450 TL üzerinde tutunması beklenir. | Osilatör NÖTR onayının (al=9/sat=10) AL'a dönmesi ve hacmin artması durumunda yükseliş kalıcı hale gelebilir. | Fiyatın 440 TL altına sarkması, günlük yükselişin kar satışıyla karşılanmasına işaret eder. | Günlük +%6,45 ile en yüksek hacimli yükseliş; ancak genel görünüm SAT olduğundan düşük ağırlıkla sınırlı pozisyon açılmıştır. |
| NAKİT | — | 40 | — | Endeksin 15.946 seviyesindeki tutunma çabası ve bankacılık/holding kaynaklı GÜÇLÜ SAT sinyalleri nedeniyle nakit oranı yüksek tutulur. | KRDMD ve TOASO'daki AL sinyallerinin güçlenmesi ve endeksin yukarı kırılımı durumunda nakit, sanayi hisselerine yönlendirilebilir. | Endeksin 15.900 altına sarkması, mevcut nakit oranının korunmasını veya artırılmasını gerektirir. | Bankacılık (AKBNK, GARAN, YKBNK) ve holding (SAHOL) hisselerindeki GÜÇLÜ SAT sinyalleri, endeks genelinde risk iştahını sınırlıyor. |