1. Günün Verileri (özet)
| Gösterge | Değer |
|---|---|
| Tarih | 8 Ekim 2026, Perşembe, saat 15:10 |
| BIST 30 (XU030) son kapanış | 14.942,97 |
| BIST 30 önceki kapanış | 15.013,83 |
| BIST 30 günlük değişim | -0,47% |
| BIST 100 (XU100) son kapanış | 12.068,60 |
| BIST 100 önceki kapanış | 12.122,94 |
| BIST 100 günlük değişim | -0,45% |
| USD/TRY | 49,21 (önceki 49,20, günlük +0,03%) |
| BIST 30 dolar bazında günlük performans | -0,50% |
2. Piyasa Okuması ve Aktarım Mekanizması
8 Ekim 2026, saat 14:48 itibarıyla — BIST 30 (XU030) son kapanış 14.942,97; bir önceki kapanış 15.013,83 (günlük -%0,47); dolar bazında günlük performans -%0,50. Endeks, TL bazlı kaybın hafif üzerinde bir dolar bazlı erime ile işlem görüyor; USD/TRY'nin 49,21 seviyesinde yatay seyri (+%0,03), döviz cinsinden değerlemede ek bir baskı yaratmıyor. Bu tablo, satış baskısının kur kaynaklı olmadığını, doğrudan yerel risk iştahındaki daralmadan beslendiğini gösteriyor. Önceki seanstaki -%2,39'luk sert düşüşün ardından endeksin 15.000 psikolojik desteğinin altında tutunma çabası, alıcıların henüz net bir savunma hattı oluşturamadığına işaret ediyor.
Satış baskısının sektörel dağılımı, düşüşün tek bir kanaldan gelmediğini ancak bankacılık ve havacılık hisselerindeki ağırlığın belirleyici olduğunu ortaya koyuyor. Bankacılıkta VAKBN'nin NÖTR sinyali dışında kalan hisselerde WT=AL'e rağmen genel SAT sinyalinin korunması, sektörün toparlanma çabasının henüz fiyata yansımadığını gösteriyor. Havacılık tarafında ise satış baskısı, yakıt maliyeti ve jeopolitik risk priminin birleşik etkisiyle devam ediyor. Buna karşılık enerji ve petrokimya grubu pozitif ayrışıyor: TUPRS günlük +%2,50 ile tüm periyotlarda AL sinyali verirken, PETKM +%1,99 ile WT=AL ve kanal %40 potansiyeli taşıyor. Bu ayrışma, endeks içindeki fon akışının bankacılık ve havacılıktan enerjiye kaydığını, dolayısıyla düşüşün geniş tabanlı olmaktan çok sektörel bir rotasyon karakteri taşıdığını gösteriyor.
Aktarım mekanizması açısından bakıldığında, endeksin 14.942,97 seviyesindeki mevcut duruşu, 15.000 desteğinin altında kalıcılık sağlanamazsa satışların hızlanma riskini barındırıyor. Ancak TUPRS öncülüğündeki enerji grubunun güçlü sinyalleri, endeksin tamamına yayılan bir satış dalgası yerine seçici bir pozisyon kapatma sürecinin işlediğine işaret ediyor. GÜÇLÜ SAT sinyali veren 20'den fazla hissenin varlığı, geniş tabanlı bir riskin hâlâ masada olduğunu hatırlatırken; enerji kaynaklı kısmi toparlanma senaryosu, endeksin 14.942,97 seviyesinde destek bulması hâlinde gündeme gelebilir. Bu nedenle, mevcut tabloda bankacılık ve havacılık pozisyonlarının azaltılması, enerji ağırlığının korunması yönündeki yaklaşım, hem düşüş riskini sınırlamak hem de pozitif ayrışan sektörden faydalanmak açısından dengeli bir strateji olarak öne çıkıyor.
3. Makro Görünüm ve Haber Akışı
3) Makro Görünüm ve Haber Akışı
Türkiye tarafında Eylül ayı enflasyon verisi, yıllık bazda %29,73 ile beklentilerin (%30,3) altında gerçekleşirken, aylık artış %1,84 ile bir önceki aya paralel kaldı. ÜFE'deki yıllık %27,38 seviyesi ve aylık %2,07'lik artış, üretici fiyatlarındaki yukarı yönlü baskının sürdüğüne işaret ediyor. Bu tablo, Bakan Şimşek'in "dezenflasyon süreci yavaşlasa da mücadeleden vazgeçmedik" açıklamasıyla örtüşse de, politika faizinin %37,0'de sabit tutulması ve ABD tarafında Fed üyesi Waller'ın ilave faiz artışı sinyali vermesi, TL varlıklarda getiri beklentisini baskılayan temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Enflasyondaki düşüşün yavaşlaması, reel faiz kanalıyla iç talebi sınırlarken; kredi büyümesindeki yıllık %36,3'lük seviye, bankacılık hisselerinin net faiz marjı üzerindeki baskının devam edeceğini gösteriyor. Bu durum, endeksteki satış baskısının bankacılık kaynaklı olmasını destekliyor; ancak enflasyondaki olumlu sürpriz, faiz indirim beklentilerini canlı tutarak enerji ve petrokimya gibi yüksek borçlu sektörlerin finansman maliyetlerindeki iyileşme umudunu koruyor.
Kur cephesinde USD/TRY'nin 49,19 seviyesindeki yatay seyri (günlük +%0,10), TL varlıklarda kur kaynaklı ek bir baskı yaratmıyor. Ancak dolar bazlı kaybın TL getirisinden yüksek olması, yabancı yatırımcı açısından endeksin cazibesini azaltan bir faktör. DXY'nin 102,28 ile güçlenmesi ve ABD 30 yıllık tahvil faizinin %5,66'ya yükselmesi, gelişmekte olan piyasalardan çıkış baskısını artırabilecek küresel bir fon maliyeti ortamına işaret ediyor. Bu çerçevede, ABD'nin İran'a yeni saldırı hazırlığı iddialarıyla Brent petrolün %4'ün üzerinde değer kazanarak 101,17 USD/varile yükselmesi, Türkiye gibi enerji ithalatçısı bir ülke için cari denge üzerinde olumsuz bir risk oluşturuyor. Buna karşın, akaryakıt fiyatlarına zam beklentisi haberleri, rafineri marjlarını olumlu etkileyerek TUPRS ve PETKM'nin pozitif ayrışmasını destekleyen temel zemin olarak öne çıkıyor. Bu görüş, jeopolitik gerilimin petrol fiyatlarını kalıcı olarak yukarı taşımaması ve küresel talebin zayıf kalması durumunda geçerliliğini yitirebilir.
Haber akışında savunma sanayii öne çıkıyor; ASELSAN'ın son dönemde açıkladığı 195 milyon dolarlık ve 488,5 milyon euroluk sözleşmeler, şirketin sipariş defterindeki güçlü seyri teyit ediyor. Ancak bu olumlu şirket haberine rağmen savunma ve havacılık hisselerindeki satış baskısı, sektörün son dönemdeki yüksek değerlemelerine karşı kar alımı yapıldığına işaret ediyor. ABD'den F-35 satışına ilişkin açıklamalar ise jeopolitik risk primini düşürebilecek bir gelişme olarak izlenmeli; bu durum, savunma hisselerindeki satış baskısının bir bölümünün haber kaynaklı olabileceğini gösteriyor. Makro verilerle şirket sinyalleri arasındaki çelişki, özellikle bankacılık hisselerinde belirgin: teknik sinyaller WT=AL yönünde olsa da, yüksek mevduat faizi (%43,8) ve kredi büyümesindeki yavaşlama, net faiz marjı teyidinin henüz oluşmadığını gösteriyor. Bu nedenle bankacılık hisselerindeki olası tepki alımlarının sürdürülebilirliği, faiz indirim beklentilerinin güçlenmesine bağlı kalacaktır.
4. Teknik Analiz — Öne Çıkan Hisseler
4) Teknik Analiz — Öne Çıkan Hisseler
Günün en belirgin teknik ayrışması, enerji grubunda Tüpraş (TUPRS) öncülüğünde yaşanıyor. TUPRS, günlük bazda +%2,50 ile endeksin en güçlü hissesi konumunda ve 60 günlük performansı +%38,4 ile dikkat çekici bir trend gücüne işaret ediyor. Teknik taramada tüm periyotlarda (kısa/orta/uzun vade) AL sinyali üreten tek hisse olan TUPRS'un, %16 kanal konumu ve 0,83'lük yüksek korelasyon katsayısı (r) trendin istikrarını teyit ediyor. Osilatör cephesinde TradingView oylaması AL (14 al/6 sat/8 nötr) yönünde; RSI'ın 50,03 ile nötr bölgede olması, aşırı alım baskısı oluşmadan yukarı hareketin devam edebileceğine dair alan bırakıyor. Ancak MACD'nin -0,33 ile henüz pozitife dönmemiş olması, mevcut yükselişin momentumdan ziyade alım baskısıyla gerçekleştiğini gösteriyor; bu nedenle TUPRS'ta mevcut pozisyonlar korunabilir, ancak yeni alım için kanal üst bandına yaklaşan fiyatlamalarda temkinli olunması gerekiyor.
Bankacılık hisselerindeki teknik tablo, endeksin genelindeki satış baskısının ana kaynağını oluşturuyor. Yapı Kredi (YKBNK) günlük -%3,61 ile en sert düşen banka hissesi olurken, genel sinyal SAT; buna karşın WT sinyalinin AL olması dikkat çekici bir çelişki yaratıyor. YKBNK'nın kanal konumu %20 ve r=0,62 ile trend bütünlüğü korunuyor, ancak TradingView osilatör oylaması GÜÇLÜ SAT (1 al/18 sat/9 nötr) yönünde ve RSI 47,71 ile zayıflama sinyali veriyor. Garanti BBVA (GARAN) ve İş Bankası (ISCTR) da benzer bir yapı sergiliyor: her ikisinde de WT=AL olmasına rağmen genel sinyal SAT ve osilatör oylamaları GÜÇLÜ SAT (sırasıyla 1 al/19 sat ve 1 al/19 sat). GARAN'ın r=0,36 ve ISCTR'nin r=0,29 ile düşük korelasyon katsayıları, trendin zayıfladığını ve mevcut WT=AL sinyallerinin kısa vadeli bir tepki alımından ibaret olabileceğini düşündürüyor. Bu grupta Akbank (AKBNK) ise WT=SAT ve genel GÜÇLÜ SAT sinyaliyle en net satış sinyalini veren banka olarak öne çıkıyor.
Havacılık hisselerindeki teknik görünüm, endeksin en zayıf halkalarından birini oluşturuyor. Türk Hava Yolları (THYAO) günlük -%1,14 ile sınırlı bir düşüş yaşasa da, 60 günlük -%14,2 performansı ve r=-0,88 ile veri setindeki en negatif korelasyon katsayılarından birine sahip; bu durum trendin aşağı yönlü güçlü bir şekilde devam ettiğini gösteriyor. THYAO'nun kanal konumu %46 ile geniş bir bant içinde hareket etmesine rağmen, RSI 41,85 ve MACD -3,35 değerleri momentumun zayıf kaldığını teyit ediyor. Pegasus (PGSUS) da benzer şekilde r=-0,82 ve RSI 33,8 ile aşırı satım bölgesine yaklaşmış durumda; ancak ADX 26,83 ile trendin güçlü olduğu bir ortamda aşırı satım sinyalleri kısa vadeli tepki alımları için yeterli gerekçe sunmuyor. TAV Havalimanları (TAVHL) ise r=-0,00 ile yönsüz bir görünüm sergilerken, WT=AL sinyali ve %51 kanal konumu, diğer havacılık hisselerine kıyasla görece daha dengeli bir teknik yapıya işaret ediyor.
Aşırı satım bölgesindeki hisseler arasında Astor Enerji (ASTOR), günlük +%1,62'lik yükselişine rağmen teknik olarak kırılgan bir konumda. RSI 30,49 ile aşırı satım bölgesinde olması kısa vadeli tepki alımı potansiyelini gündeme getirse de, 60 günlük -%39,9'luk sert kayıp ve r=-0,66 ile trendin aşağı yönlü gücü, bu tepkinin kalıcı bir dönüşe dönüşmesini zorlaştırıyor. ADX 38,24 ile güçlü trend varlığı, aşırı satım sinyallerinin erken alım için yanıltıcı olabileceğine işaret ediyor. Benzer şekilde Sasa Polyester (SASA) RSI 31,76 ve r=-0,56 ile zayıf görünümünü korurken, Ereğli Demir Çelik (EREGL) r=-0,77 ve RSI 42,47 ile metal grubunda negatif ayrışmaya devam ediyor. Bu tabloda, genel sinyali GÜÇLÜ SAT olmasına rağmen günlük +%0,71 ve 60 günlük +%4,2 ile pozitif ayrışan TR Anadolu Metal (TRMET), metal grubunda teknik olarak en dirençli hisse olarak öne çıkıyor; ancak WT=SAT sinyali ve RSI 44,05, bu direncin sınırlı kalabileceğini gösteriyor.
5. Temel Analiz — Şirket Değerlendirmesi
Temel Analiz bölümünde, bilanço yapılarına ilişkin veri setinde yalnızca iki şirketin dönen varlık kalemi yer almaktadır. Bu kısıtlı veri, kapsamlı bir rasyo karşılaştırması yapmaya imkân tanımamakla birlikte, likidite tarafında önemli bir ayrışmayı ortaya koymaktadır. Tüpraş'ın dönen varlıkları 439,48 milyar TL ile Aselsan'ın 248,77 milyar TL'lik tutarının belirgin şekilde üzerindedir. Bu fark, sektörel dinamiklerin doğal bir sonucu olmakla birlikte, Tüpraş'ın kısa vadeli yükümlülüklerini karşılama kapasitesinin görece daha geniş bir likidite tamponuyla desteklendiğine işaret etmektedir. Özellikle enerji sektöründeki fiyat dalgalanmalarına karşı bu tamponun, şirketin operasyonel esnekliğini korumasına katkı sağlayabileceği değerlendirilmektedir.
Aselsan tarafında ise 248,77 milyar TL'lik dönen varlık tutarı, savunma sanayisindeki proje bazlı ve uzun vadeli nakit döngüsü göz önüne alındığında, şirketin büyüme yatırımlarını finanse edebilme gücü açısından izlenmelidir. Veri setinde şirketlerin kârlılık rakamları, toplam borçluluk oranları veya özkaynak büyüklükleri yer almadığından, kârlılık ve kaldıraç yapısına ilişkin sayısal bir değerlendirme bugünkü verilerle mümkün değildir. Bu nedenle, yatırımcıların karar süreçlerinde yalnızca likidite büyüklüğüne değil, sektörel marj dinamiklerine ve şirketlerin açıklayacağı dönemsel finansallara odaklanması gerekmektedir.
Mevcut veri kısıtı, iki şirketin doğrudan rasyo bazlı karşılaştırılmasını engellemektedir. Ancak günün piyasa temasıyla birlikte ele alındığında, Tüpraş'ın güçlü likidite yapısının, enerji grubundaki pozitif ayrışmayı destekleyen unsurlardan biri olduğu söylenebilir. Aselsan için ise dönen varlık büyüklüğü, savunma harcamalarındaki seyir ve sipariş defterinin finansman ihtiyacı açısından takip edilmesi gereken bir gösterge olarak öne çıkmaktadır. Her iki şirketin de bilanço kalemlerine ilişkin daha derin bir analiz, ancak tam finansal tablo verilerinin sağlanmasıyla mümkün olacaktır.
6. Risk Yönetimi ve Senaryolar
BIST 30, 14.942,97 seviyesinde, önceki kapanış 15.013,83'ün %0,47 altında işlem görüyor; endeks, son oturumlarda savunulan 15.000 psikolojik eşiğinin de altına sarkmış durumda. Riskin asıl boyutu teknik taramanın genişliğinden geliyor: 30 kodun 17'sinde GÜÇLÜ SAT, 11'inde SAT sinyali bulunurken genel AL üretebilen tek isim TUPRS. Satışın omurgası bankacılık (YKBNK -%3,61, AKBNK -%2,82, ISCTR -%1,93, GARAN -%1,85) ve havacılık (PGSUS -%1,61, TAVHL -%1,45, THYAO -%1,14); bu koddaki trend korelasyonları negatif ve derinleşme eğilimli (THYAO -0,88, PGSUS -0,82). Aşağı yönlü senaryo, 14.942 bölgesindeki desteğin tutturulamaması hâlinde satışların enerji dışındaki sektörlere daha geniş biçimde yayılması ve eylül sonunda takip edilen 14.800 destek bölgesine doğru ivme kazanması olasılığına dayanıyor; bu koşulda genel sinyali GÜÇLÜ SAT ve korelasyonu belirgin negatif olan kodlarda (MGROS -0,91, THYAO -0,88, AEFES -0,82) kayıpların endeksin üzerinde gerçekleşmesi muhtemel. Senaryoyu geçersiz kılan ilk koşul ise endeksin 15.013,83'ü hacimli biçimde geri alması ve SAT yönlü sinyal sayısının 28'den belirgin biçimde aşağı inmesidir.
Yukarı yönlü senaryo enerji kaynaklı kısmi toparlanma üzerine kurulu: TUPRS +%2,50 ile günün en güçlü kodu; kısa vadeli BEKLE'e rağmen orta/uzun vade AL, WT=AL, r=0,83 ve %16'lık dar kanal yapısıyla taranan evrenin en sağlam trendine sahip. PETKM +%1,99, WT=AL ve %40 kanal potansiyeliyle ikinci ayak olabilecek; ancak genel sinyalinin SAT kalması, bu koddaki pozisyonun seçici ve sınırlı tutulması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca ASTOR'un RSI 30,49'a gerilemesi, SASA (31,76) ve TRALT (32,05) gibi kodlarda teknik tepki olasılığını artırıyor; buna karşın bu kodlarda genel sinyallerin GÜÇLÜ SAT olması, olası tepkilerin alım fırsatı olarak değil pozisyon azaltma penceresi olarak okunması gerektiğine işaret ediyor. Kur cephesinde senaryoyu tetikleyecek bir unsur görünmüyor: USD/TRY 49,21'de neredeyse sabit (%0,03). Yine de dolar bazlı kaybın (-%0,50) TL bazlı kaybın (-%0,47) hafif üzerinde kalması, kur korumasız pozisyonlarda günlük getiri farkının küçük de olsa aleyhte işlediğini gösteriyor.
Portföy kalkanı üç katmanda kurgulanmalı. Birincisi likidite: geniş tabanlı SAT baskısında zorunlu satış riskine karşı nakit/likit tamponunun korunması esastır; nakit payının aşağı senaryonun derinleşmesi hâlinde yukarı, endeksin 15.013,83 üzerinde toparlanması ve sinyal dağılımının AL'ye dönmesi hâlinde mevcut düzeyde tutulacak biçimde esnek tanımlanması uygundur. İkincisi pozisyon disiplini: genel sinyali GÜÇLÜ SAT ve korelasyonu belirgin negatif olan MGROS, THYAO, PGSUS, SASA ve AEFES'te yeni alım yapılmaması; bankacılıkta YKBNK ve GARAN'da WT=AL'e rağmen genel SAT çelişkisi çözülmeden ağırlık artırılmaması önerilir. VAKBN, sektördeki tek NÖTR kod ve WT=SAT ile orta/uzun vade AL çelişkisini taşıdığından, bankacılık bacağının yönü için barometre olarak izlenmelidir. Üçüncüsü trend teyidi: modelin ana ağırlığını oluşturan TUPRS'ta WT sinyalinin AL'den dönmesi veya r=0,83 yapısının bozulması, enerji öncülüğündeki toparlanma senaryosunun geçersizleştiği ilk uyarı olacaktır; bu koşulda hisse tarafındaki maruziyet kademeli olarak azaltılmalı, ancak endeks destek bölgesini koruduğu sürece geniş tabanlı riskten kaçışa gerekçe oluşmamaktadır.
7. Önerilen Model Portföy
Bugünün sinyal dağılımı, model portföyün yüksek nakitli ve tek odaklı kurguyla yönetilmesini gerektiriyor: teknik taramada genel sinyali AL veren tek hisse TUPRS iken 17 hisse genel GÜÇLÜ SAT taşıyor; osilatör tarafında GÜÇLÜ SAT önerisi bulunan 19 hisseyle birlikte 24 farklı kağıt satış baskısı altında. Bu nedenle model, sinyal uyumu en güçlü olan tek hisseye sınırlı ağırlık ayırıyor, kalan payı nakitte tutuyor. Günün öne çıkan kağıtlarından PETKM'in WT=AL sinyali ve %40 kanal potansiyeli dikkat çekmekle birlikte genel sinyalinin SAT, osilatör önerisinin NÖTR olması pozisyon açmayı gerektirmiyor; benzer şekilde aşırı satım okuması taşıyan ASTOR (RSI 30,49) da genel GÜÇLÜ SAT sinyali nedeniyle portföye alınmıyor. Bankacılıkta WT=AL'e rağmen genel SAT sinyali veren YKBNK ile genel GÜÇLÜ SAT ve r=-0,88 ile trendi bozulmuş THYAO'da pozisyon bulunmaması, günün temasındaki pozisyon azaltma önerisiyle örtüşüyor.
| Hisse | Sektör | Ağırlık (%) | İşlem | Baz Senaryo | İyimser Senaryo | Geçersizlik Koşulu | Gerekçe |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| TUPRS (Tüpraş) | Enerji & Petrokimya | %25 | AL | RSI 50,03'ün nötr bölgede kalması ve ADX 30,95 ile trend gücünün sürmesi durumunda orta/uzun vadeli AL patikasının kanal içinde işlemeye devam etmesi en olası yol; StochK 28,14 ve CCI -58,79'taki kısa vadeli yumuşama, kazanımın kademeli olacağına işaret ediyor. | MACD'nin -0,33 düzeyinden sıfır hattının üzerine dönmesi ve StochK'nin 28,14'ten toparlaması; enerji grubunda PETKM'in +%1,99'luk günüyle beliren pozitif ayrışmanın güçlenmesi durumunda kanal üst bölgesine ilerleme ivmelenebilir. | Son 389,25 TL kapanışının kalıcı olarak kaybedilmesi ve orta/uzun vadeli AL sinyallerinin SAT'a dönmesi; ADX 30,95 ile ölçülen trend gücünün çözülmesi ya da r=0,83'ün hızla bozulması pozisyon gerekçesini ortadan kaldırır. | Taramada genel sinyali AL olan tek BIST 30 hissesi; orta/uzun vade ve WT=AL, r=0,83 ile evrendeki en yüksek pozitif korelasyon, osilatör önerisi AL (14 AL/6 SAT/8 NÖTR), 60 günlük getiri %38,4. Kanal %16 ile yukarı alanın sınırlı olması nedeniyle ağırlık, sinyal gücüne rağmen %25 ile sınırlandırıldı. |
| NAKİT | — | %75 | Pozisyon yok | Genel sinyali GÜÇLÜ SAT olan 17 hissenin varlığı ve bankacılıktan havacılığa uzanan satış zinciri (AKBNK -%2,82, THYAO -%1,14) karşısında %75 nakit oranı sermaye korunmasını önceliklendirir. | SAT/GÜÇLÜ SAT sinyal sayısının azalarak AL tarafına kayması — örneğin genel sinyali NÖTR olan VAKBN'in AL'a geçmesi — durumunda nakit kademeli olarak riske döndürülür. | Enerji öncülüğünde geniş tabanlı toparlanma ve sinyal dağılımının hızla AL lehine dönmesi, yüksek nakit oranını fırsat maliyetine dönüştürebilir; bu durumda ağırlıklandırma yeniden kurgulanır. | 11 genel SAT ve 17 genel GÜÇLÜ SAT hisseye karşılık yalnızca 1 genel AL sinyali bulunuyor; geniş tabanlı satış riski, getiri değil risk önceliğini veriye dayalı biçimde haklı çıkarıyor. |