1. Günün Verileri (özet)
| Gösterge | Değer |
|---|---|
| Tarih | 7 Ekim 2026, Çarşamba, saat 11:45 |
| BIST 30 (XU030) son kapanış | 15.240,13 |
| BIST 30 önceki kapanış | 15.381,69 |
| BIST 30 günlük değişim | -0,92% |
| BIST 100 (XU100) son kapanış | 12.278,55 |
| BIST 100 önceki kapanış | 12.374,26 |
| BIST 100 günlük değişim | -0,77% |
| USD/TRY | 49,19 (önceki 49,14, günlük +0,11%) |
| BIST 30 dolar bazında günlük performans | -1,03% |
2. Piyasa Okuması ve Aktarım Mekanizması
7 Ekim 2026, saat 10:54 itibarıyla — BIST 30 (XU030) son kapanış 15.240,13; bir önceki kapanış 15.381,69 (günlük -%0,92); dolar bazında günlük performans -%1,03. Endeksin TL bazındaki kaybı %0,92 iken dolar bazındaki kaybın -%1,03'e genişlemesi, satış baskısının yalnızca yerel risk iştahından değil, aynı anda kur hareketinden de beslendiğini gösteriyor. USD/TRY'nin günlük +%0,11 ile sınırlı yükselmesi, TL varlıklarındaki değer kaybını doğrudan artıran ikincil bir faktör olarak öne çıkıyor; bu durum, endeksteki düşüşün büyük bölümünün yerel satışlardan kaynaklandığına, ancak kurun da kaybı derinleştirdiğine işaret ediyor. XU100'deki -%0,77'lik gerilemenin XU030'daki -%0,92'ye kıyasla daha sınırlı kalması, satış baskısının özellikle BIST 30'da yoğunlaştığını ve büyük ölçekli hisselerdeki pozisyon çözülmesinin endeks üzerinde daha belirgin bir etki yarattığını ortaya koyuyor.
Aktarım mekanizmasına bakıldığında, dünkü kapanışta 15.381,69 seviyesinde tutunan endeksin bugün 15.240,13'e gerilemesi, 15.300-15.400 bandının altına doğru bir hareketin başladığını gösteriyor. Bu bant, önceki günün analizinde destek olarak tanımlanmıştı; bugünkü fiyat hareketi bu desteğin test edildiğine ve kırılma riskinin arttığına işaret ediyor. Satış baskısının sektörel dağılımında ise bankacılık hisselerindeki olumlu ayrışma dikkat çekiyor: VAKBN ve YKBNK'daki AL sinyalleri, endeks genelindeki zayıflığa rağmen bankacılıkta seçici alımların sürdüğünü gösteriyor. Buna karşılık TUPRS, BIMAS, GUBRF ve ASTOR'daki GÜÇLÜ SAT sinyalleri, enerji, perakende ve gübre sektörlerindeki satış baskısının devam ettiğini ve bu hisselerin kanal alt bantlarına gerilediğini ortaya koyuyor. KRDMD'nin günlük +%0,90 ile dirençli kalması ve PETKM'nin +%1,92 ile günün en güçlü yükseleni olması, metal ve petrokimya sektörlerinde endeksten bağımsız bir momentum olduğunu gösteriyor.
Risk tarafında, endeksin 15.200 desteğine yaklaşması ve osilatörlerde ASTOR ile SASA'nın RSI değerlerinin 20'nin altına inmesi, aşırı satım bölgesine işaret ediyor; bu durum kısa vadede teknik bir tepki alımı olasılığını gündeme getirse de, ana senaryo olarak 15.200 desteğinin korunması kritik önem taşıyor. Bu desteğin kırılması durumunda, özellikle GÜÇLÜ SAT sinyali taşıyan hisselerdeki satış baskısının endekse yayılma riski artabilir. Kur tarafındaki sınırlı yükselişin devam etmesi halinde, dolar bazlı kaybın TL bazlı kaybın üzerinde seyretmeye devam etmesi beklenebilir; bu da yabancı yatırımcı açısından TL varlıkların cazibesini sınırlayan bir faktör olarak izlenmeli.
3. Makro Görünüm ve Haber Akışı
3. Makro Görünüm ve Haber Akışı
7 Ekim 2026 Çarşamba günü itibarıyla makro çerçeve, enflasyondaki düşüş eğilimine rağmen sıkılaşma döngüsünün devam ettiğine işaret ediyor. TÜİK verilerine göre Eylül ayı yıllık enflasyonu %29,73 ile bir önceki ayki %31,51 seviyesinin altına gerilerken, aylık enflasyon %1,84 ile beklentilerin (%2,3) oldukça altında gerçekleşti. Bu tablo, TCMB'nin politika faizini %37,0'de sabit tutmasını destekleyen bir zemin oluşturuyor. Ancak, aynı dönemde ABD'de ÜFE'nin yıllık bazda %5,4'e yükselmesi ve ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüksek seviyelerde seyretmesi, gelişmekte olan ülke varlıkları üzerindeki küresel baskıyı canlı tutuyor. Bu durum, BIST 30 endeksinin dünkü kapanışta %0,49 değer kaybederek 15.381,69 puana gerilemesiyle örtüşüyor; zira dolar bazlı kayıp (%1,03) TL bazlı kaybın yaklaşık iki katına işaret ederek satış baskısının yerel dinamiklerden ziyade kur kaynaklı olduğunu gösteriyor.
Kur cephesinde USD/TRY'nin sınırlı yükselişi (+%0,04) ve EUR/TRY'nin %0,16 artışla 55,42 TL'ye çıkması, ithal girdi maliyeti yüksek olan şirketler için marj baskısının sürdüğüne işaret ediyor. Özellikle enerji ve hammadde ithalatçısı konumundaki şirketler için bu durum, operasyonel karlılık üzerinde aşağı yönlü bir risk oluşturuyor. Ancak, aynı veri setinde Brent petrolün %1,09 düşüşle 99,23 USD/varil seviyesine gerilemesi, bu baskıyı kısmen hafifletici bir unsur olarak öne çıkıyor. Yurt içinde Eylül ayı ihracatının 25,98 milyar USD ile bir önceki aya göre artış göstermesi ve cari dengenin Temmuz ayında 0,036 milyar USD ile dengeye yaklaşması, dış ticaret kanalındaki iyileşmenin devam ettiğini gösteriyor. Bu iyileşme, kur hareketlerinin ihracatçı şirketlerin gelirlerine olumlu yansımasını desteklerken, iç talepteki zayıflığın perakende ve tüketici odaklı sektörler üzerindeki etkisini sınırlıyor.
Yatırımcı psikolojisi açısından, enflasyondaki düşüşe rağmen reel faizlerin yüksek seyretmesi, hisse senedi piyasasına girişleri sınırlayan temel faktör olmaya devam ediyor. TCMB'nin politika faizini %37,0'de sabit tutması ve mevduat faizlerinin %43,8 seviyesinde olması, alternatif getiri olanaklarının cazibesini koruduğunu gösteriyor. Bu ortamda, FTSE Russell'ın Türkiye'yi "Gelişmiş Gelişen Piyasa" statüsünde tutması ve izleme listesine almaması, pasif fon akışları açısından olumlu bir haber olarak değerlendirilebilir; ancak bu durumun endekse yeni bir alım getirisi sağlaması için küresel risk iştahının da destekleyici olması gerekiyor. ASELSAN'ın 195 milyon dolarlık yeni sözleşmesi ise savunma sanayi hisseleri için pozitif bir şirket haberi olarak öne çıkarken, bu gelişmenin endeks geneline yayılması için sektördeki diğer şirketlerden de benzer haber akışının gelmesi beklenmeli.
Makro verilerin hisse bazlı etkilerine bakıldığında, bankacılık sektörü için görünümün kademeli olarak iyileştiği söylenebilir. Enflasyondaki düşüş eğilimi ve TCMB'nin faiz indirimine yönelik beklentilerin güçlenmesi, bankaların mevduat maliyetlerindeki baskıyı hafifletebilir. Ancak, tüketici kredisi faizlerinin %64,74 ile yüksek seviyede kalması, kredi talebindeki canlanmanın sınırlı kalacağına işaret ediyor. Bu nedenle, VAKBN ve YKBNK'daki teknik AL sinyallerinin kalıcı olabilmesi için net faiz marjı verilerinin bu iyileşmeyi teyit etmesi gerekiyor. Sanayi tarafında ise, kapasite kullanım oranının %74,2'ye yükselmesi ve iş güvenindeki görece istikrar, üretim tarafında toparlanma sinyali verse de, sanayi üretimindeki aylık düşüş (-%1,0) bu toparlanmanın henüz güçlü olmadığını gösteriyor. Bu çerçevede, KRDMD ve PETKM gibi hisselerdeki pozitif sinyallerin sürdürülebilirliği, küresel emtia fiyatlarındaki seyir ve yurt içi talep koşullarına bağlı olarak şekillenecek.
4. Teknik Analiz — Öne Çıkan Hisseler
Teknik taramanın genel dağılımı, satıcılı seyrin ne kadar yaygın olduğunu sayısallaştırıyor: 30 hissenin 17'si SAT, 8'i GÜÇLÜ SAT sinyali taşıyor; genel AL okuması yalnızca Vakıfbank (VAKBN) ve Kardemir (KRDMD) ile iki isimla sınırlı, NÖTR çerçeve ise Koç Holding, Yapı Kredi (YKBNK) ve TAV Havalimanları'nda. Osilatör tarafı ise daha seçici bir tablo çiziyor: Yapı Kredi GÜÇLÜ AL (16 al / 2 sat / 10 nötr) verirken TAV Havalimanları, Garanti BBVA, Emlak Konut GYO, Vakıfbank ve Kardemir AL listesinde. Genel sinyallerde satış baskısı hâkimken osilatörlerde alım ayrışması görülmesi, bugün XU030'un %0,92 gerilediği oturumda alım ilgisinin endeks geneline değil, belirli isim ve sektörel kümelere odaklandığını gösteriyor.
Yapı Kredi günün en güçlü osilatör okumasına sahip: 36,58 TL kapanışla +%0,33'lük gün artışı, kanalın %46'sındaki yani orta banttaki konumu, 54,31 RSI, pozitife dönen MACD (0,02) ve 67,26 CCI20 değerleri momentumun alımcı yönlü olduğunu ortaya koyuyor. Buna karşılık StochK'nin 78,11 ile aşırı alım bölgesine yaklaşması, sinyalin kısa vadeli geri çekilmeye açık olduğunu hatırlatıyor; taramanın orta ve uzun vadeyi BEKLE'de tutması da bu temkinle uyumlu. Vakıfbank, Kardemir ile birlikte genel AL veren iki isimden biri: 33,7 TL'ye -%0,06 gibi yatay bir seyirle gelen hissede 60 günlük değişim +%6,7, r katsayısı 0,74, kanal konumu %31 ve MACD 0,17 ile pozitif. Ancak ADX'in 13,57 ile 15'in altında kalması trend gücünün henüz zayıf olduğunu, dolayısıyla sinyalin kırılgan olduğunu gösteriyor. Sektör içi ayrışma da dikkat çekici: Garanti BBVA osilatörde AL (13/6/9) üretirken taramada uzun vade SAT diyor; Akbank ve İş Bankası ise hem osilatörde (sırasıyla 6/13/9 ve 6/14/8) hem genel sinyalde SAT. Bankacılıkta sektör geneli bir alım değil, isim bazında seçicilik söz konusu.
Kardemir, satıcılı günde +%0,90 ile pozitif ayrışan isimlerden: 44,8 TL seviyesinde, 60 günlük +%9,7, kanal %34, r 0,57; osilatörde AL (12/7/9), RSI 50,34 ve MACD 0,02 ile nötr-pozitif seyreden momentum, WT sinyalinin AL olmasıyla destekleniyor. TAV Havalimanları'nda kısa vade AL ve WT AL uyumlu; ancak r katsayısının 0,02 olması trend yönünün belirsiz kaldığını, sinyalin momentum kaynaklı olduğunu işaret ediyor — 274,0 TL fiyat, -%0,54'lük gün değişimi ve kanalın %59'undaki konum, yatay bant içinde güçlü bir gün okumasıyla uyumlu. Petkim (PETKM) ise günün en güçlü yükselişini +%1,92 ile yapmasına karşın teknik kurgusu ters yönde: genel sinyal SAT, osilatör SAT (5 al / 13 sat / 10 nötr), RSI 46,45, StochK 27,68 ve CCI20 -59,18; kısa, orta ve uzun vadenin tamamı BEKLE. Fiyat ile osilatör arasındaki bu ayrışma, 60 günlük +%2,9'luk eğilim teyit edilmeden tek günlük çıkışın trend dönüşü olarak okunmaması gerektiğini gösteriyor.
Satış tarafının merkezinde kanal alt bantlarına gerileyen isimler var. Tüpraş kanalın %3'üne inmiş durumda; 60 günlük +%42,1 ve r=0,85 ile hâlâ en güçlü yükseliş trendine sahip olmakla birlikte WT=SAT, genel sinyal SAT, RSI 44,83, CCI20 -105,1 ve ADX 31,05 değerleri düşüşün momentum taşıdığını, tablonun trend içi sert düzeltme karakterinde olduğunu gösteriyor. BİM kanalın %1'inde; 60 günlük +%6,0 hâlâ pozitifken StochK 19,46 ve CCI20 -131,69 ile fiyatın alt banda yığılması derin bir düzeltmeye işaret ediyor. Astor Enerji'de ise -%4,52'lik günlük kayıp, 60 günde -%42,8, kanal %5, RSI 29,29 (30 eşiğinin altında), MACD -28,01 ve ADX 37,79 ile düşüş hem derin hem hızlı; Gübre Fabrikaları'nda MACD -14,29 ve ADX 33,24, benzer biçimde yerleşik bir aşağı trend anlatıyor. CCI20'nin -100'ün altına indiği isimler (Astor Enerji -119,48, BİM -131,69, Tüpraş -105,1, Enka İnşaat -114,59, Migros -106,48, Pegasus -111,75, Türk Altın İşletmeleri -119,55) ile Türk Altın İşletmeleri'nde 5,58'e inen StochK, SAT sinyallerinin kısa vadeli tepki alımlarıyla test edilebileceğini gösteriyor. Üst kanaldan satılanlar ayrı bir risk kümesi oluşturuyor: Anadolu Efes kanal %73, Ereğli Demir Çelik %70, Turkcell %68, Türk Hava Yolları %65 (r -0,88); Aselsan'ın -%2,26 ile öne çıkan günlük kaybı da bu genişleyen satış ortamının parçası. Geçerlilik koşulları net: XU030'un 15.200 desteğini koruması, RSI'ı 30'un altına inen isimlerde tepki alımı penceresi açabilir; desteğin gün kapanışlarında kaybedilmesi ise başta ADX'i henüz 15'in altında olan Vakıfbank ve Kardemir olmak üzere genel AL sinyallerinin güvenilirliğini zayıflatır, Petkim gibi fiyat-osilatör ayrışmalarını da satış yönünde çözer.
5. Temel Analiz — Şirket Değerlendirmesi
Bugünkü temel veri seti, BİST 30 içinden on hisse için dönen varlık kalemini kapsıyor: SAHOL 2.790,07 milyar TL, TCELL 180,56 milyar TL, SISE 151,30 milyar TL, PGSUS 91,42 milyar TL, MGROS 88,38 milyar TL, GUBRF 48,99 milyar TL, TAVHL 47,61 milyar TL, SASA 42,00 milyar TL, PETKM 41,74 milyar TL ve TRALT 24,88 milyar TL. Sette kısa vadeli yükümlülükler, satış ve kârlılık kalemleri yer almadığı için cari rasyo, net işletme sermayesi ve marj analizi bugün ölçülemedi; bu nedenle değerlendirme, mutlak likidite derinliği ve bilanço ağırlığı üzerinden yürütülüyor ve bulgular tek başına AL/SAT sinyali olarak okunmamalı.
Ölçek dağılımı belirgin bir katmanlaşma gösteriyor. SAHOL'un 2.790,07 milyar TL'lik dönen varlığı, listedeki diğer dokuz hissenin tamamından büyük olup holding yapısının konsolide bilanço genişliğini yansıtıyor. Onu TCELL (180,56 milyar TL) ve SISE (151,30 milyar TL) izliyor; PGSUS 91,42 ve MGROS 88,38 milyar TL ile orta bandı oluşturuyor. GUBRF, TAVHL, SASA ve PETKM ise 41,74 ile 48,99 milyar TL arasında sıkı bir kümelenme içinde; TRALT 24,88 milyar TL ile setin en düşük mutlak likiditesine sahip. Bu tablo, olası bir kısa vadeli baskıda eldeki tamponun SAHOL, TCELL ve SISE tarafında en geniş, TRALT tarafında ise en dar olduğunu gösteriyor.
Kalemin işletme modeliyle okunması, bileşim kalitesinin bilinmediği yönündeki sınırla birlikte yapılabilir: Perakendede dönen varlıkların ağırlıklı olarak stok ve ticari alacaktan oluşması yapısal beklentidir; MGROS'taki 88,38 milyar TL'lik pozisyon bu açıdan yeterli görünse de, stok verisi sette yer almadığından bileşimin kalitesi ayrıştırılamıyor ve rapor planında işaret edilen perakende zayıflığı bu likidite düzeyinden bağımsız, fiyatlanma tarafına ilişkin bir gözlem olarak ele alınmalı. Havacılık modelinde yakıt alımları ve kira yükümlülükleri kısa vadeli nakit çıkışlarının başlıca kalemleridir; PGSUS'taki 91,42 milyar TL bu kalemlere karşı tampon sağlayabilir, ancak kısa vadeli yükümlülük tablosu olmadan net likidite fazlası iddiası kurulamaz. PETKM ve SASA'da (sırasıyla 41,74 ve 42,00 milyar TL) hammadde alımlarının yarattığı çalışma sermayesi ihtiyacına benzer büyüklükte tampon karşılık geliyor; günün en güçlü yükseleni olarak öne çıkan PETKM'de likidite pozisyonu, teknik sinyali destekleyen bağlam düzeyinde kalıyor. TAVHL'daki 47,61 milyar TL'lik kalem, havalimanı işletmeciliğinin mevsimsel nakit üretim profiliyle birleştiğinde likidite esnekliği sunabilir; TCELL ve SISE'de ise yüksek mutlak düzey, ölçek avantajı olarak nitelendirilebilecek kadar nettir.
Portföy perspektifinden iki uyarı öne çıkıyor. Birincisi, günün model portföyünde ağırlık verilen bankacılık hisseleri VAKBN ve YKBNK bu temel veri setinde yer almıyor; ayrıca banka bilançolarında dönen varlık kavramı fonksiyonel olmadığından, bu bölümdeki likidite bulguları bankacılık önerisine veri sağlamıyor — o ayrışma teknik tarama ve osilatör sinyallerine dayanıyor. İkincisi, dönen varlık düzeyi tek başına getiri motoru değildir; kalemin bileşimi, bilânço tarihi ile rapor tarihi arasındaki kur ve alacak kalitesi gelişmelerinden etkilenebilir. Bu nedenle buradaki bulgular, teknik sinyallerle çelişmediği ölçüde destekleyici bağlam; likidite derinliğinin bilinen bir yükümlülük tablosuyla doğrulanamadığı durumlarda ise yalnızca görece güç yaklaşımı olarak değerlendirilmelidir.
6. Risk Yönetimi ve Senaryolar
Aşağı yönlü senaryo, XU030'un 15.240,13 günlük kapanışının altında kalıcılaşması ve XU100'ün 12.278,55 seviyesini geri alamamasıyla belirginleşir. XU030'un TL bazında %0,92, dolar bazında %1,03 gerilemesi satış baskısının geniş olduğunu gösteriyor. ASTOR'un %4,52, ASELS'in %2,26 ve TRMET'in %1,70 düşmesi; ASTOR ve TRMET'te GÜÇLÜ SAT, ASELS'te SAT ağırlığının yayıldığına işaret eder. Bu satış genişliği korunursa yeni alımlar kademeli biçimde sınırlandırılmalı, güçlü satış sinyalli pozisyonlarda risk azaltılmalıdır.
Yukarı yönlü senaryo için XU030'un önceki kapanış olan 15.381,69 seviyesini geri alması ve VAKBN, KRDMD ile YKBNK'daki AL yoğunluğunun sürmesi gerekir. VAKBN ve KRDMD genel, orta ve uzun vadeli tarama ile AL; YKBNK ise kısa vade ve osilatör taramasında AL gücü gösteriyor. PETKM'nin %1,92'lik günlük artışı ve WT-AL sinyali olumlu olsa da osilatör ve genel tarama SAT verdiği için tek günlük güçlülenme yeterli teyit sayılmamalıdır.
Portföy korumasında nakit ve likidite payı, model portföyün NAKİT satırında öngörülen ağırlıkta tutulmalıdır; bu bölümde farklı bir nakit oranı önerilmez. Nakit tamponu zayıf hisselere yönelik ek alımlarda değil, güçlü SAT sinyalleri yaygınlaştığında risk azaltmada kullanılmalı; endeks önceki kapanışı geri aldığında pozisyonlar kademeli artırılmalıdır. ASTOR'un 29,29 ve SASA'nın 33,11 RSI değerleri kısa vadeli tepki alımı riskine işaret etse de her iki hissede de GÜÇLÜ SAT sürüyor; bu nedenle düşük RSI tek başına taban teyidi sayılmamalıdır. VAKBN ve YKBNK'e eş zamanlı ağırlık artırmak yerine toplam bankacılık payı sınırlandırılmalı, KRDMD ile sektör çeşitlendirmesi korunmalıdır.
7. Önerilen Model Portföy
Endeksteki satış baskısı ve sinyal dağılımındaki seçicilik nedeniyle %15,0 nakit korunurken; genel AL veren VAKBN ile KRDMD'ye, osilatör AL veren YKBNK ile TAVHL'e ağırlık verilmiştir. Portföy ağırlıkları sinyal gücü, Pearson r değerleri, kanal konumları ve yatay vade uyumuna göre belirlenmiştir.
| Hisse | Sektör | Ağırlık (%) | İşlem | Baz Senaryo | İyimser Senaryo | Geçersizlik Koşulu | Gerekçe |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| VAKBN (Vakıfbank) | Bankacılık | %30,0 | AL | Orta ve uzun vadeli AL, WT AL ve genel AL sinyalleriyle 60 günlük %6,7'lik pozitif eğilimin devamı en olası patikayı oluşturur. | 14 AL, 6 SAT ve 8 NÖTR şeklindeki osilatör dağılımı korunurken MACD'nin 0,17'deki pozitif görünümü ve genel AL sinyali güçlenirse yükseliş baskısı artabilir. | Genel tarama AL'den SAT'a döner; WT AL ile osilatör AL birlikte bozulursa pozisyonun teknik dayanağı ortadan kalkar. | Seçilen hisseler içinde Pearson r değeri en yüksek olan VAKBN'dir: r 0,74. Kanal konumu %31 ile erken bölgededir; hem teknik genel AL hem osilatör AL bulunması en yüksek ağırlığı destekler. |
| KRDMD (Kardemir) | Metal & Madencilik | %27,5 | AL | Günlük %0,90 ve 60 günlük %9,7'lik pozitif performans; orta ve uzun vadeli AL ile WT AL sinyallerinin devamı halinde devamlılık sağlayabilir. | MACD'nin 0,02'deki pozitif değeri korunurken osilatördeki 12 AL, 7 SAT ve 9 NÖTR dağılımının AL ağırlığı korunursa görünüm güçlenir. | Genel AL ve orta-uzun vade AL birlikte SAT'a dönerse mevcut devamlılık varsayımı geçersizleşir. | Kanal konumu %34, Pearson r değeri 0,57'dir. VAKBN kadar güçlü ilişkiye sahip olmasa da genel AL, WT AL ve orta-uzun vade uyumu ile 60 günlük güçlü seyir nedeniyle ikinci sırada yer alır. |
| YKBNK (Yapı Kredi) | Bankacılık | %22,5 | GÜÇLÜ AL | Kısa vadeli AL ve WT AL, bankacılık içindeki pozitif ayrışmayı destekler; ancak orta ve uzun vadenin BEKLE, genel görünümün NÖTR olması yükselişin kapsamını sınırlar. | 16 AL, 2 SAT ve 10 NÖTR ile GÜÇLÜ AL oyu korunurken RSI'nin 54,31 ve MACD'nin 0,02 seviyesi pozitif yönde kalırsa kısa vadeli güçlenme sürebilir. | Osilatör önerisi GÜÇLÜ AL'dan SAT'a döner ve teknik kısa vade AL ile WT AL birlikte bozulursa pozisyonun dayanağı kaybolur. | Pearson r değeri 0,64 ve kanal konumu %46 ile VAKBN ile KRDMD arasındadır. Güçlü osilatör oyu ve kısa vadeli AL lehine olsa da orta-uzun vade uyumsuzluğu nedeniyle ağırlık sınırlı tutulmuştur. |
| TAVHL (TAV Havalimanları) | Havacılık & Ulaştırma | %5,0 | AL | Osilatör AL ile kısa vade ve WT AL, temkinli bir pozitif taban oluşturur; orta-uzun vadenin BEKLE ve genel görünümün NÖTR olması devamlılık beklentisini sınırlar. | MACD'nin mevcut -0,36 değerinden daha yüksek değere yükselmesi ve 13 AL, 5 SAT, 10 NÖTR şeklindeki osilatör dağılımının AL yönünü koruması halinde görünüm güçlenir. | Osilatör AL önerisinin kaybolmasıyla birlikte kısa vade AL ve WT AL de SAT'a dönerse mevcut pozitif görünüm geçersizleşir. | Pearson r değeri yalnızca 0,02, kanal konumu %59 ve ADX 15,31'dir. Bu nedenle sinyal AL olsa da daha yüksek kanal konumu ve zayıf trend gücü nedeniyle portföyde en düşük hisse ağırlığı verilmiştir. |
| NAKİT | — | %15,0 | BEKLE | Endeksteki satış baskısı ve pozitif sinyallerin sınırlı kalması sürerken nakit, yeni risk alımlarına esneklik sağlar. | Endeks zayıflığı devam ederken seçili hisselerin AL sinyalleri korunursa nakit, portföyün geri kalanındaki dalgalanmayı sınırlamaya ve yeniden dengeleme imkânına katkı sağlar. | Endeks toparlanır ve mevcut seçili hisselerin ötesine yayılan geniş bir osilatör AL oluşumu görülürse yüksek nakit payı getiri fırsatı yaratabilir. | %15,0'lik nakit payı, zayıf piyasa görünümü ile hisseler arasındaki farklı vade ve sinyal yapılarını dengelemek üzere ayrılmıştır. |