1. Günün Verileri (özet)
| Gösterge | Değer |
|---|---|
| Tarih | 22 Ekim 2026, Perşembe, saat 07:49 |
| BIST 30 (XU030) son kapanış | 14.463,64 |
| BIST 30 önceki kapanış | 14.676,53 |
| BIST 30 günlük değişim | -1,45% |
| BIST 100 (XU100) son kapanış | 11.577,12 |
| BIST 100 önceki kapanış | 11.797,70 |
| BIST 100 günlük değişim | -1,87% |
| USD/TRY | 49,62 (önceki 49,58, günlük +0,07%) |
| BIST 30 dolar bazında günlük performans | -1,52% |
2. Piyasa Okuması ve Aktarım Mekanizması
22 Ekim 2026, saat 07:23 itibarıyla — BIST 30 (XU030) son kapanış 14.463,64; bir önceki kapanış 14.676,53 (günlük %-1,45); dolar bazında günlük performans %-1,52. Endeksin TL bazındaki kaybının dolar bazındaki kayıptan daha sınırlı kalması, USD/TRY'nin günlük %+0,07 ile yatay seyretmesinden kaynaklanıyor. Bu ayrışma, satış baskısının kur hareketinden bağımsız olarak yerel risk iştahındaki daralmadan beslendiğini gösteriyor; TL getirisinin dolar bazlı getiriyi karşılayamaması, yabancı yatırımcı açısından çıkış sinyali olarak değerlendirilebilir.
Aktarım Mekanizması: Endeksten Sektörlere
XU030'daki %-1,45'lik düşüş, 21 Ekim'deki %3,20'lik güçlü yükselişin ardından gelen kâr satışlarının geniş tabana yayıldığını gösteriyor. Önceki gün bankacılık ve havacılık öncülüğünde gerçekleşen rallinin ardından, bugün 30 hissenin 20'sinde "GÜÇLÜ SAT" sinyalinin oluşması, yükselişin tek seansta büyük ölçüde geri alındığına işaret ediyor. RSI ortalamasının 38'e gerilemesi, endeksin aşırı satım bölgesine yaklaştığını ancak henüz bu bölgeye girmediğini gösteriyor; bu durum, satış baskısının kısa vadede devam edebileceği ancak derinleşmesi hâlinde teknik tepki alımlarının gündeme gelebileceği anlamına geliyor.
Sektörel Etki ve Riskli Pozisyonlar
Satış baskısının sektörel dağılımı eşitsiz: Bankacılıkta Yapı Kredi tek "AL" sinyali verirken, Garanti BBVA görece dirençli duruşuyla WT al sinyali ve pozitif MACD ile öne çıkıyor. Buna karşılık TAV Havalimanları endekse direnen tek hisse konumunda; ancak RSI ve CCI göstergelerinin aşırı alım bölgesinde olması, bu direncin kısa vadeli bir tepkiden ibaret olabileceğini ve kâr satışı riskini beraberinde taşıdığını gösteriyor. Tüpraş kanalın dibinde tepki potansiyeli taşırken kısa vade SAT sinyali veriyor; Pegasus ve Migros ise aşırı satım bölgesinde "DİPTE AL" sinyali üretiyor. Bu tablo, endeks genelindeki satış baskısının seçici alım fırsatlarıyla iç içe geçtiğini, ancak 14.463 desteğinin kırılması durumunda bu fırsatların da riskli hâle geleceğini gösteriyor.
3. Makro Görünüm ve Haber Akışı
Dün akşam kapanışında USD/TRY 49,5974 seviyesinde neredeyse düz çizgi çekerken (günlük değişim +0,06%), BIST 30 endeksinin dolar bazlı getirisi -%1,52 ile TL bazlı -%1,45'in altında gerçekleşti; bu keskin ayrışma yabancı portföy çıkışının hızlandığını ve yerli kurumsal alım gücünün kur riskini karşılayamadığı sinyalini veriyor. TCMB verilerine göre Ağustos ayı sonu verisi olan yıllık kredi büyümesi %36,3 seviyesinde seyrederken reel faiz hâlâ derin negatif bölgede kaldığı için kredi talebi enflasyonist bir yapıda sürüyor; ancak Eylül ayı TÜFE verisinde aylık %2,07'lik artış ve yıllık %27,38 seviyesi, enflasyonun yapısal olarak yatay seyrettiğini ve faiz indirimi beklentilerini ertelediğini gösteriyor. Bu tablo, bankacılık sektöründe (Yapı Kredi, Garanti BBVA) net faiz marjının korunmasını desteklerken, reel sektörde ithal girdi maliyet baskısının marjları sıkıştırmaya devam ettiğini işaret ediyor; eğer Ekim ayı TÜFE verisinde aylık enflasyon %2,5'in üzerinde çıkarsa reel faiz beklentileri yeniden dönecek ve banka hisselerindeki göreli direnç satış baskısına dönüşebilir.
Orta Doğu coğrafyasındaki jeopolitik gerilim (Suudi Arabistan petrol tesislerine saldırı alarmı, ABD personel çekilmesi) Brent petrolünü 109,99 USD/varil seviyesine itirken, WTI'nin %3,67 gerilemesi arz riski priminin bölgesel odaklı olduğunu işaret ediyor. Türkiye'nin Ağustos ayı cari açığı 4,05 milyar USD seviyesinde ölçülürken, ithalatın 31,21 milyar USD'ya çıkması (ihracat 25,98 milyar USD) cari dengenin enerji fiyatlarına duyarlılığını hatırlatıyor; petrolün 110 USD üzeri kalıcılaşması halinde cari açık hedeflerine risk getirecek ve TL'de değer kaybı beklentisini tetikleyecek. Bu senaryoda havacılık sektörü (TAV Havalimanları) yakıt maliyeti baskısı ile talep riski arasında sıkışırken, rafineri (Tüpraş) crack marjları ve envanter kazançları aracılığıyla doğal koruma sağlayabilir; ancak brent 100 USD altına geri dönerse enerji girdi maliyetlerindeki rahatlama sanayi üretiminde (Ağustos aylık -%1,0, yıllık -%1,86) toparlanma umutlarını canlandırabilir.
ABD makro verilerinde Eylül ayı çekirdek PCE enflasyonu yıllık %3,0'da seyir ederken Fed politika faizi %4,0 seviyesinde sabit tutuldu; DXY 101,80 bandında yatay hareket etti. ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin yükseliş trendi (5 yıllık %4,97) gelişmekteki piyasa varlıklarına karşı "riskten kaçış" tonunu güçlendiriyor; VIX'in 17,16 seviyesinde düşük seyri ise piyasa oyuncularının henüz panik satışına girmediğini, ancak likidite çekilmesinin yavaş işlediğini gösteriyor. Euro Bölgesi'nde Ağustos sanayi üretiminin aylık -%0,5, yıllık -%1,1 ile zayıflaması ve çekirdek enflasyonun %2,5'te kalması ECB'nin gevşeme yolunda adım atmasını zorlaştırıyor; bu da EUR/TRY paritesindeki 55,68 seviyesinin sürdürülebilirliğini kurumsal döviz satışlarına bağlıyor. Eğer ABD Kasım ayı istihdam verisi (NFP) 29 bin üzerinde çıkarsa Fed "daha uzun süre yüksek faiz" narratifi güçlenecek ve BIST 30'daki yabancı satış baskısı 14.400 destek testini zorunlu kılabilir.
Sigorta sektöründe prim üretiminin 1 trilyon TL'yi aşması (nominal büyüme) ve perakende satışların Ağustos ayı aylık %1,4 artışı (yıllık %10,1), reel ücretlerin enflasyonun altında kaldığı ortamda tüketici harcamalarının kredi ile finanse edildiğini işaret ediyor; bu da Migros gibi tüketim odaklı hisselerde derin düşüş sonrası "dipte al" Migros (MGROS) teknik bir tepki mi yoksa yapısal bir toparlanma mı olduğunu sorgulatıyor. Otomotiv ve konut fiyatlarındaki artışın manşet enflasyonun altında kalması, fiyatlama gücünün zayıfladığını ve şirket marjlarının (özellikle otomotiv ve beyaz eş) sıkışmaya devam edeceğini işaret ediyor. Bu çerçevede, makro veriler teknik sinyallerle (RSI ortalaması 38, 30 hissenin 20'sinde "GÜÇLÜ SAT") uyumlu seyrediyor; ancak USD/TRY 49,70 direncini kırıp 50,00'ye doğru ivmelenirse teknik oversold seviyeleri geçersiz kalacak ve endeks 14.200-14.000 bandına doğru derinleşebilir.
4. Teknik Analiz — Öne Çıkan Hisseler
Bugünkü seans, BIST 30 genelindeki satış baskısının teknik göstergelere net biçimde yansıdığı bir görünüm sunuyor. Tarama verilerine göre endeksteki 30 hisseden 20'si "GÜÇLÜ SAT" sinyali üretirken, yalnızca 3 hisse (Yapı Kredi, TAV Havalimanları ve Garanti BBVA) genel "AL" veya "NÖTR" seviyesinde tutunabiliyor. Bu ayrışma, satış baskısının sektör bazlı olmaktan çok geniş tabanlı olduğunu, ancak bankacılık ve havacılık operasyonel gücü yüksek iki ismin görece direnç gösterdiğini ortaya koyuyor. RSI ortalamasının 38 seviyesinde olması, endeks genelinde aşırı satım bölgesine yaklaşıldığına işaret etse de, osilatörlerdeki momentum kaybı henüz tepki alımları için yeterli sinyal üretmiyor.
Yapı Kredi (YKBNK) bugün endekse karşı direncin en belirgin örneği. Genel tarama sinyali "AL" olan tek banka konumunda; kısa ve orta vadeli trend göstergeleri alım yönünde, WT (WaveTrend) indikatörü de "AL" sinyali veriyor. TradingView osilatör oylamasında 17 alım sinyaline karşılık yalnızca 4 satım sinyali bulunması, RSI'ın 53,23 ile nötr bölgenin üzerinde kalması ve CCI20'nin 101,64 ile alım bölgesinde olması, hissenin endeks genelindeki satış dalgasından görece korunduğunu doğruluyor. Ancak kanal pozisyonunun %48 seviyesinde olması, hissenin yükseliş kanalının orta noktasında dengelendiğini ve 36,42 TL seviyesinden alım için hâlâ erken olabileceğini gösteriyor; bu nedenle mevcut sinyaller güçlü olsa da, yeni pozisyonlar için endeksin 14.463 desteğindeki davranışı belirleyici olacaktır.
TAV Havalimanları (TAVHL), endekse direnen tek hisse olarak öne çıkıyor. Günlük bazda %0,26'lık sınırlı artışla 287,00 TL'de işlem gören hisse, 60 günlük değişimde %6,3'lük pozitif ayrışma sergiliyor. Osilatör oylamasındaki 18 alım sinyali ve RSI'ın 64,21 ile güçlü bölgede olması, momentumun alıcı lehine olduğunu gösteriyor. Ancak CCI20'nin 206,09 seviyesi ve StochK'nın 87,14 değeri, hissenin kısa vadede aşırı alım bölgesine girdiğine işaret ediyor; kanal pozisyonunun %104'e ulaşması, fiyatın yükseliş kanalının üst bandını test ettiğini ve bu noktada kar satışı riskinin arttığını gösteriyor. Mevcut "AL" sinyali korunmakla birlikte, 287,00 TL üzerindeki hareketin devamı için hacim desteği gerekiyor; aksi takdirde aşırı alım bölgesinden dönüş, endeksteki satış baskısıyla birleşerek hızlı bir düzeltmeyi tetikleyebilir.
Garanti BBVA (GARAN) bankacılık sektöründe görece dirençli konumunu koruyor. Genel tarama sinyali "NÖTR" olmakla birlikte, WT indikatörünün "AL" sinyali ve MACD'nin 0,69 ile pozitif bölgede olması, kısa vadeli momentumun olumlu olduğunu gösteriyor. RSI'ın 53,33 seviyesi ve CCI20'nin 127,87 değeri, hissenin endeks genelindeki satış dalgasına rağmen alıcılı bir seyir izlediğini doğruluyor. Kanal pozisyonunun %59 olması, fiyatın yükseliş kanalının orta-üst noktasında dengelendiğini gösteriyor; 132,60 TL seviyesindeki fiyat, 60 günlük bazda %5,0'lik pozitif getiriyle sektör ortalamasının üzerinde performans sergiliyor. Ancak günlük kaybın %1,49 olması, endeksteki satış baskısının bu hisseye de sızmaya başladığını gösteriyor; bu nedenle "AL" sinyaline dönüşüm için 132,60 TL üzerinde istikrarlı kapanışlar gerekiyor.
Tüpraş (TUPRS) ve Pegasus (PGSUS), teknik olarak zıt kutuplarda konumlanan iki hisse olarak dikkat çekiyor. Tüpraş'ta kısa vade "SAT", uzun vade "AL" sinyali bulunuyor; kanal pozisyonunun %6 seviyesinde olması, fiyatın yükseliş kanalının dibine yaklaştığını ve 359,25 TL seviyesinden tepki potansiyeli taşıdığını gösteriyor. Ancak RSI'ın 38,39 ve CCI20'nin -166,39 değeri, momentumun hâlâ satıcı lehine olduğunu ve kanal dibinin kırılması durumunda düşüşün hızlanabileceğini işaret ediyor. Pegasus ise RSI'ın 34,31 seviyesiyle aşırı satım bölgesine yaklaşırken, WT indikatörünün "DİPTE AL" sinyali üretmesi, kontra piyasa pozisyonu için potansiyel aday olduğunu gösteriyor. Ancak ADX'in 40,37 seviyesi, mevcut düşüş trendinin güçlü olduğunu ve "DİPTE AL" sinyalinin henüz bir trend dönüşü olarak yorumlanmaması gerektiğini ortaya koyuyor; 129,30 TL seviyesindeki fiyat, 60 günlük bazda %15,8'lik kayıpla endeksin en zayıf performanslarından birini sergiliyor.
Migros (MGROS), derin düşüş sonrası WT indikatörünün "DİPTE AL" sinyali ürettiği bir diğer hisse. 60 günlük bazda %27,8'lik kayıp ve RSI'ın 30,26 seviyesi, hissenin ciddi bir satış baskısı altında olduğunu gösteriyor; ancak ADX'in 43,14 seviyesi, düşüş trendinin güçlü olduğunu ve "DİPTE AL" sinyalinin erken olabileceğini işaret ediyor. 454,00 TL seviyesindeki fiyat, kanal pozisyonunun %34'ünde yer alıyor; bu da hissenin düşüş kanalının orta-alt noktasında dengelendiğini gösteriyor. Genel tarama sinyalinin "SAT" olması, değer arayışı girişimlerinin henüz teknik olarak desteklenmediğini ortaya koyuyor; bu nedenle hisse, yalnızca endeks genelindeki satış baskısının hafiflemesi durumunda tepki alımlarına sahne olabilir.
5. Temel Analiz — Şirket Değerlendirmesi
Bilanço büyüklükleri açısından bakıldığında, holding şirketleri finansal yapılarının belirleyici unsuru olarak öne çıkıyor. Koç Holding'in 3.615,15 milyar TL ve Sabancı Holding'in 2.790,07 milyar TL dönen varlıkları, bu şirketlerin konsolide yapıları gereği sektör ortalamalarının çok üzerinde bir likidite havuzuna işaret ediyor. Ancak bu büyüklük, doğrudan kârlılık göstergesi olarak okunmamalı; holding bünyelerindeki iştiraklerin operasyonel performansı, bu rakamların yatırımcıya yansımasında belirleyici olacaktır. Öte yandan, dönen varlıkların yüksekliği, kısa vadeli yükümlülüklerin karşılanma kapasitesine dair bir ön fikir verse de, borç yapısının vade dağılımı ve kaldıraç oranları veri setinde yer almadığından, bu büyüklükleri tek başına finansal sağlamlık göstergesi olarak değerlendirmek eksik kalır.
Bankacılık ve havacılık sektörlerindeki görece direnç, temel tarafta da kendini gösteriyor. Yapı Kredi ve Garanti'nin öne çıktığı bankacılık grubunda, dönen varlık kalemleri doğrudan banka bilançolarının doğası gereği büyük hacimler içeriyor; ancak bu veriler, kredi riski veya sermaye yeterliliği gibi bankacılığa özgü temel göstergeleri içermediğinden, hisse bazlı değerlendirmeyi teknik sinyallerle sınırlandırmak daha sağlıklı olacaktır. TAVHL'in endekse direnen tek hisse olması, bilanço büyüklüğünden ziyade (72,63 milyar TL dönen varlık) operasyonel nakit akışının gücüne ve sektörel beklentilere bağlanabilir; ancak bu yorumu destekleyecek satış veya kâr marjı verisi raporda yer almıyor.
Aşırı satım bölgesindeki hisselerde temel değer arayışı, bilanço büyüklükleriyle sınırlı bir çerçeve sunuyor. PGSUS'un 91,42 milyar TL ve MGROS'un 88,38 milyar TL dönen varlıkları, bu şirketlerin operasyonel ölçeklerinin küçümsenmeyecek düzeyde olduğunu gösteriyor. Ancak TUPRS'ın 439,48 milyar TL ile en yüksek dönen varlığa sahip şirketlerden biri olmasına rağmen kısa vadede SAT sinyali vermesi, bilanço büyüklüğünün fiyat hareketini tek başına yönlendirmediğini; sektörel marj baskıları ve rafineri kârlılığındaki dalgalanmaların daha belirleyici olduğunu düşündürüyor. Bu noktada, dönen varlık verileri yalnızca likidite kapasitesine dair bir alt sınır bilgisi sağlıyor; kârlılık, borçluluk ve nakit üretim performansına ilişkin verilerin eksikliği, temel analizin kapsamını daraltıyor.
Mevcut veri setiyle şirketler arası kârlılık karşılaştırması yapmak mümkün değil; yalnızca dönen varlık büyüklükleri üzerinden bir likidite perspektifi sunulabiliyor. Bu durumda, model portföyün nakit ağırlığını artırma kararı, temel tarafta bilanço büyüklüğüne dayalı net bir alım gerekçesi bulunamamasıyla da uyumlu. YKBNK ve TAVHL pozisyonlarının korunması, bu hisselerin teknik sinyallerinin gücüne dayanıyor; temel veriler bu pozisyonları ne teyit ediyor ne de çürütüyor. Yatırımcıların, bu raporda yer almayan kârlılık ve borçluluk verilerini ayrıca incelemesi, özellikle aşırı satım bölgesindeki hisselerde değer yatırımı kararları için gerekli görünüyor.
6. Risk Yönetimi ve Senaryolar
Aşağı Yönlü Ana Senaryo: Endeksin 14.463,64 seviyesinden %1,45 düşüşle kapanması ve 30 hissenin 20'sinde "GÜÇLÜ SAT" sinyalinin bulunması, satış baskısının geniş tabanlı olduğunu teyit ediyor. Bu tabloda ana risk, 14.463 desteğinin kırılmasıyla birlikte satışların hızlanması ve endeksin bir alt destek bölgesine doğru hareket etmesidir. Özellikle RSI ortalamasının 38'de olması, aşırı satım bölgesine (30 ve altı) yaklaşıldığını gösterse de, düşüş trendindeki piyasalarda aşırı satım koşulları uzun süre korunabilir. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, portföydeki nakit ağırlığının artırılması ve yeni pozisyon açılmaması, olası kayıpları sınırlamak için kritik önem taşır. Dolar bazlı kaybın (%1,52) TL getirisini aşması, yabancı yatırımcı çıkışı sinyali olarak okunmalı ve kur riskine karşı pozisyonların boyutu gözden geçirilmelidir.
Yukarı Yönlü ve Korunma Kalkanları: Endeksin toparlanabilmesi için öncelikle 14.600 seviyesinin üzerinde bir kapanış gerçekleştirmesi gerekiyor. Bu durumda, teknik olarak güçlü sinyaller veren Yapı Kredi (WT=AL, osilatör AL) ve TAV Havalimanları (WT=AL, osilatör GÜÇLÜ AL) gibi hisseler öncülüğünde kısa vadeli bir tepki alımı görülebilir. Ancak bu senaryoda dahi, mevcut "GÜÇLÜ SAT" sinyallerinin yaygınlığı nedeniyle kalıcı bir yükselişten ziyade teknik bir düzeltme beklenmelidir. Portföyü korumak için ana kalkan, nakit oranının yüksek tutulmasıdır. Bu doğrultuda, model portföyde nakit ağırlığının artırılması ve sadece Yapı Kredi ile TAV Havalimanları pozisyonlarının korunması, hem aşağı yönlü senaryoda sermayeyi koruyacak hem de olası bir tepki hareketinde bu güçlü hisselerden faydalanma imkânı tanıyacaktır. Yeni alım önerilmemesinin nedeni, piyasa genelindeki satış baskısının ve aşırı satım bölgesine yaklaşan ancak henüz netleşmemiş olan teknik görünümün, mevcut pozisyonlara ekleme yapmak için yeterli güveni vermemesidir.
7. Önerilen Model Portföy
Bugünkü veri seti, BIST 30 genelinde satış baskısının belirginleştiğini ve 30 hissenin 20'sinde "GÜÇLÜ SAT" sinyalinin oluştuğunu gösteriyor. Bu tabloda, portföyün getiri-risk dengesini korumak amacıyla nakit ağırlığı artırılmış; yalnızca sinyal gücü, osilatör desteği ve göreli momentumu verilerle doğrulanan sınırlı sayıda hisse pozisyonlarına yer verilmiştir. Yeni alım önerilmemekte, mevcut pozisyonların korunması ve senaryo koşullarına göre yönetilmesi hedeflenmektedir.
| Hisse | Sektör | Ağırlık (%) | İşlem | Baz Senaryo | İyimser Senaryo | Geçersizlik Koşulu | Gerekçe |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| YKBNK | Bankacılık | 12 | TUT | 36,42 TL seviyesindeki fiyatın, kanalın %48'inde ve 60 günlük %14,4 getiri ile göreli gücünü koruyarak yatay bir bantta dengelenmesi beklenir. | Osilatörlerdeki alım bölgesi (RSI 53,23; CCI 101,64) korunur ve fiyat, son 5 günlük %1,34'lük artışın devamıyla kanalın üst yarısına doğru hareketlenir. | Günlük kapanışın 36,42 TL'nin belirgin altında gerçekleşmesi ve RSI'nin 50 seviyesinin altına sarkması durumunda mevcut "AL" sinyali zayıflar. | Tek "AL" sinyali veren banka; WT "AL" ve osilatör oylarında 17 al/4 sat ile güçlü destek. Pearson katsayısı (r=0,43) fiyat hareketinin trendle uyumunu gösteriyor. |
| TAVHL | Havacılık & Ulaştırma | 10 | TUT | 287,0 TL fiyatın, kanalın %104'ünde aşırı alım bölgesinde (RSI 64,21; CCI 206,09) olması nedeniyle kısa vadede yatay bir seyirle soluklanması beklenir. | Endekse direnen tek hisse olarak günlük %0,26'lık artışını sürdürür ve 5 günlük %5,81'lik getiri momentumu ile kanalın üzerinde kalıcılık sağlar. | Günlük kapanışın 287,0 TL'nin altına çekilmesi ve CCI'nin 100 seviyesinin altına gerilemesi, aşırı alım bölgesinden dönüş sinyali olarak değerlendirilir. | WT "AL" ve osilatör oylarında 18 al/3 sat ile en güçlü sinyale sahip. Kanalın %104'ünde işlem görmesi aşırı alım riskini barındırsa da momentumu destekliyor. |
| GARAN | Bankacılık | 8 | TUT | 132,6 TL fiyatın, kanalın %59'unda ve 5 günlük %1,61'lik artışla bankacılık endeksine göre görece dirençli kalarak mevcut bandını koruması beklenir. | Osilatörlerdeki "AL" sinyali (RSI 53,33; CCI 127,87) güçlenir ve fiyat, 60 günlük %5,0'lık getiri eğilimini sürdürerek kanalın üst yarısına doğru hareketlenir. | Günlük kapanışın 132,6 TL'nin altında gerçekleşmesi ve MACD'nin 0,69 değerinin negatife dönmesi durumunda bankacılıktaki görece direnç kırılır. | WT "AL" sinyali ve osilatör oylarında 13 al/9 sat ile dengeli görünüm. Pearson katsayısı (r=0,22) zayıf pozitif korelasyona işaret ediyor; pozisyon sınırlı tutuluyor. |
| PGSUS | Havacılık & Ulaştırma | 5 | AL | 129,3 TL fiyatın, kanalın %20'sinde ve RSI 34,31 ile aşırı satım bölgesine yaklaşması nedeniyle teknik bir tepki hareketiyle 60 günlük ortalamasına doğru kısmi bir toparlanma yaşaması beklenir. | WT "DİPTE AL" sinyalinin güçlenmesi ve fiyatın, 5 günlük %-0,31'lik yatay seyrin ardından kanalın %20 seviyesinden yukarı yönlü kırılım yapması durumunda tepki hareketi hızlanır. | Günlük kapanışın 129,3 TL'nin belirgin altında gerçekleşmesi ve RSI'nin 30 seviyesinin altına sarkması, mevcut "DİPTE AL" sinyalini geçersiz kılar. | Kontra piyasa adayı; WT "DİPTE AL" sinyali ve Pearson katsayısının (r=-0,83) güçlü negatif korelasyonu, düşüşün hız kestiğine işaret ediyor. Yüksek risk nedeniyle düşük ağırlık verildi. |
| MGROS | Perakende | 4 | AL | 454,0 TL fiyatın, 60 günlük %-27,8'lik kaybın ardından kanalın %34'ünde ve RSI 30,26 ile aşırı satım bölgesinde olması nedeniyle değer arayışıyla yatay bir dip formasyonu oluşturması beklenir. | WT "DİPTE AL" sinyalinin etkisiyle fiyat, 5 günlük %-6,34'lük düşüşün sona erdiğini teyit eder ve kanalın %34 seviyesinden yukarı yönlü bir düzeltme başlar. | Günlük kapanışın 454,0 TL'nin altında gerçekleşmesi ve RSI'nin 30 seviyesinin altına inmesi, "DİPTE AL" sinyalini geçersiz kılar. | Derin düşüş sonrası WT "DİPTE AL" sinyali; Pearson katsayısının (r=-0,90) çok güçlü negatif olması, satış baskısının sonlanabileceğine işaret ediyor. Yüksek risk nedeniyle en düşük hisse ağırlığı verildi. |
| NAKİT | — | 61 | TUT | Piyasa genelindeki "GÜÇLÜ SAT" sinyallerinin yoğunluğu ve 14.463 desteğinin kırılma riski nedeniyle portföyün büyük bölümünün nakit olarak tutulması, olası düşüş senaryosunda koruma sağlar. | Endeksin 14.600 üzerinde kapanış yapması ve "GÜÇLÜ SAT" sinyali veren hisse sayısının azalması durumunda, nakit oranı kademeli olarak düşürülerek yeni pozisyonlar değerlendirilir. | Endeksin 14.400 desteğinin altına sarkması durumunda nakit oranının korunması, portföyün değer kaybını sınırlandırır. | 30 hissenin 20'sinde "GÜÇLÜ SAT" sinyali bulunması ve RSI ortalamasının 38'de olması, geniş tabanlı bir riskten kaçış ortamına işaret ediyor. Yeni alım önerilmemektedir. |