1. Günün Verileri (özet)
| Gösterge | Değer |
|---|---|
| Tarih | 30 Ekim 2026, Cuma, saat 12:31 |
| BIST 30 (XU030) son kapanış | 13.699,33 |
| BIST 30 önceki kapanış | 13.960,89 |
| BIST 30 günlük değişim | -1,87% |
| BIST 100 (XU100) son kapanış | 10.974,77 |
| BIST 100 önceki kapanış | 11.165,44 |
| BIST 100 günlük değişim | -1,71% |
| USD/TRY | 49,94 (önceki 49,83, günlük +0,23%) |
| BIST 30 dolar bazında günlük performans | -2,10% |
2. Piyasa Okuması ve Aktarım Mekanizması
30 Ekim 2026, saat 12:09 itibarıyla — BIST 30 (XU030) son kapanış 13.699,33; bir önceki kapanış 13.960,89 (günlük %-1,87); dolar bazında günlük performans %-2,10. Endeksin TL bazındaki kaybı %1,87 iken, dolar bazındaki kaybın %2,10'a genişlemesi, USD/TRY'nin aynı gün içinde %0,23 artışla 49,94 seviyesine yükselmesinden kaynaklanıyor. Bu ayrışma, satış baskısının yalnızca yerel risk iştahındaki zayıflıktan değil, aynı zamanda kur hareketinin TL varlıkların yabancı yatırımcı açısından getirisini daha da aşındırmasından beslendiğini gösteriyor. Dünkü %0,19'luk sınırlı yükselişin ardından bugün görülen %1,87'lik düşüş, 13.960,89 seviyesindeki kapanışın üzerinde kalıcılık sağlanamadığını ve satıcıların kontrolü yeniden ele aldığını teyit ediyor.
Aktarım Mekanizması: Kur Baskısı ve Risk İştahı
Dünkü seansta USD/TRY'nin 49,83'te neredeyse sabit kalması, TL bazlı getiriyi desteklemişti; bugün ise kurun 49,94'e yükselmesi, endeksin dolar bazlı kaybını TL bazlı kaybın üzerine taşıyor. Bu durum, döviz kuru hareketinin endeks üzerindeki çift yönlü etkisini ortaya koyuyor: TL bazlı düşüşün derinleşmesi, dolar bazlı kaybın daha da büyümesine neden olarak yabancı yatırımcının satış kararını hızlandırabilir. Dünkü raporda bankacılık ve holdinglerdeki satış baskısının devam ettiği, savunma ve enerji hisselerinin görece dirençli olduğu vurgulanmıştı; bugünkü veri, bu ayrışmanın korunduğunu ancak endeks genelindeki satış baskısının şiddetlendiğini gösteriyor. XU030'daki %1,87'lik düşüş, XU100'deki %1,71'lik kayıptan daha derin; bu da satışların öncelikle BIST 30'daki büyük ölçekli ve yüksek likiditeli hisselerde yoğunlaştığına işaret ediyor.
Sektörel Etki ve Risk Değerlendirmesi
Kurun yükselişi, ithal girdi maliyeti yüksek olan havacılık ve sanayi hisselerinde ek baskı yaratırken, döviz geliri elde eden savunma ve enerji şirketlerini görece koruyor. Dünkü raporda ASELS ve ENKAI için WT=AL sinyali verilmişti; bugünkü tabloda bu iki hissenin savunma ve enerji altyapısı sektörlerindeki konumu, kur kaynaklı maliyet baskısına karşı kısmi bir tampon sağlayabilir. Ancak endeksin 13.699,33 seviyesine gerilemesi, 13.960,89'daki önceki kapanışın altında kalıcılık sağlanması durumunda 13.500 desteğinin test edilme olasılığını artırıyor. Bankacılık ve holdinglerdeki güçlü sat sinyalleri, dünkü raporda da belirtildiği üzere net faiz marjı baskısı ve alacak riski endişeleriyle besleniyor; bu sektörlerdeki satış baskısının diğer sektörlere yayılması, endeksin mevcut seviyelerinde tutunma çabasını zayıflatabilecek ana risk unsuru olarak öne çıkıyor.
3. Makro Görünüm ve Haber Akışı
Dün akşam verilerinde USD/TRY %0,06 artarak 49,83 seviyesine çekilerek kur baskısının devam ettiğini gösterirken, DXY'nin %0,21 gerileyerek 101,98 seviyesine düşmesi doların küresel zayıflamasının yerel kurda tam yansıyamadığını işaret ediyor. TCMB politika faizinin %36,0'da tutulduğu ortamda reel faiz hâlâ negatif bölgede kalmaya devam ediyor; bu durum kredi büyümesinin (Ağustos verisiyle yıllık %36,3) para arzı büyümesinden (M3 yıllık %28,6) ayrışmasını besleyerek iç talep üzerinden enflasyon riskini canlı tutuyor. Eğer USD/TRY 50,00 psikolojik direncini kalıcı kırarsa ithal girdi maliyetleri üzerinden sanayi marjları (özellikle otomotiv ve beyaz eş) ikinci yarım yılda yeniden daralabilir.
Euro Bölgesi'nde Eylül ayı yıllık enflasyonun %3,8'e çıkışı ve çekirdek enflasyonun %2,5 seviyesinde kalması ECB'nin gevşeme döngüsünü yavaşlatma ihtimalini güçlendiriyor; bu da EUR/TRY'nin %0,63 değerlenerek 55,79'a çıkışında etkili oldu. AB sanayi üretiminin Ağustos ayı aylık %0,5 ve yıllık %1,1 düşüşü Avrupa talep tarafındaki zayıflığı yansıtırken, Türkiye'nin Eylül ihracatının 25,97 milyar dolara gerçekleşmesi (tahmin 25,98) dış talepte dayanıklılığı gösterse de ticaret açığının 5,16 milyar dolara genişlemesi cari dengenin kırılganlığını hatırlatıyor. AB büyümesinin ikinci çeyrekte çeyreklik %0,6 artışı olumlu olsa da, ekonomik beklenti endeksinin 97,9'a gerilemesi ileri dönemlerde talep zayıflamasını sinyal veriyor.
Yerel makroda Ekim ayı tüketici güveninin 84,8'e (önceki 91,9) ve iş güvendi 99,8'e (önceki 102,0) düşmesi, reel ücretlerin enflasyonun gerisinde kaldığı ortamda tüketici psikolojisinin bozulduğunu işaret ediyor; perakende satışlarının Ağustos ayı aylık %1,4 artışı ise erken alım ve stok yenileme etkisiyle sınırlı kalıyor. Turizm gelirlerinin ikinci çeyrekte 15,9 milyar dolara ulaşması cari dengeye tampon sağlasa da, ilk dokuz ayda turist sayısının %-0,03 azalması yapısal riski işaret ediyor. Bu veriler ışığında bankacılık sektöründe net faiz marjı (NIM) baskısı sürerken, ihracatçı sanayide kur avantajı marjları koruyor; ancak reel faiz pozitife dönmedikçe kredi talep yönlü büyüme modeli kırılgan kalacak.
ABD tarafında Fed faizinin %4,0'da sabit kalması ve merkezi bankası bilançosundaki daralma sürecinin devam etmesi küresel likidite koşullarını sıkı tutuyor; ABD 10 yıllık tahvil getirisinin gerilemesi (yaklaşık %4,80 seviyeleri) risk iştahına sınırlı destek veriyor. ABD tüketici güvencinin Ekim'de 91,7'ye zıplaması ve dayanıklı mal siparişlerinin Eylül'de %1,8 artışı ABD ekonomisinin "soft landing" senaryosunu desteklerken, çekirdek PCE'nin %3,1 seviyesinde kalması enflasyon mücadelesinin bitmediğini hatırlatıyor. Eğer ABD enflasyon verileri (özellikle CPI ve PCE) önümüzdeki aylarda %3,0 altına inemezse Fed'in "daha uzun süre yüksek faiz" narratifi güçlenerek yeni piyasalar portföy akışlarını baskılayabilir; bu durum BIST 30'daki yabancı payını (özellikle banka ve holding ağırlığındaki) satış yönlü harekete sevk edebilir.
4. Teknik Analiz — Öne Çıkan Hisseler
Teknik Analiz — Öne Çıkan Hisseler
Piyasa genelindeki satış baskısına rağmen TAVHL, günü %0,20 artıda kapatarak endeksteki negatif ayrışmanın en belirgin örneği oldu. Ancak bu direnç, momentum göstergeleriyle teyit edilmiyor: RSI 37,47 ile zayıf bölgede kalırken, CCI20 -190,62 ile aşırı satım seviyesine işaret ediyor. Stochastic %K'nın 12,74'e gerilemesi, kısa vadeli toparlanma çabasının henüz güvenilir bir dip formasyonuna dönüşmediğini gösteriyor. WT sinyalinin SAT olması ve kanal yüzdesinin %8'de kalması, hissenin mevcut direncini koruyabilmesi için güçlü bir alım hacmine ihtiyaç duyduğunu ortaya koyuyor.
ASELS ve ENKAI, WT=AL sinyali üreten iki hisse olarak teknik taramada öne çıkıyor. ASELS'in kanal yüzdesi %56 ile dikkat çekerken, RSI 47,48 ile endeksteki çoğu hisseye kıyasla daha dirençli bir konumda; ancak MACD -6,25 ve ADX 32,0, mevcut trendin hâlâ aşağı yönlü olduğunu teyit ediyor. ENKAI'de ise kanal yüzdesi %37 ile görece yüksek, RSI 42,76 ve ADX 38,05; WT=AL sinyali, hissenin düşüş trendinde bir zayıflama emaresi olarak okunabilir. Yine de her iki hissenin genel sinyali SAT olduğundan, bu sinyaller tek başına uzun pozisyon için yeterli gerekçe değil; fiyatın kanal içindeki konumu korunmadığı takdirde sinyal geçersizleşebilir.
Aşırı satım bölgesinin genişlemesi, teknik tepki arayışlarını gündeme getiriyor. GUBRF, RSI 21,44 ve ADX 55,53 ile taramadaki en aşırı satım seviyesinde; Stochastic %K 5,07 ve CCI20 -145,95, kısa vadeli bir tepki potansiyeline işaret etse de, 60 günlük kaybın %38,7 olması ve WT sinyalinin DİPTE AL konumuna geçmesi, düşüş trendinin henüz kırılmadığını gösteriyor. Benzer şekilde SASA (RSI 23,1), PGSUS (RSI 24,5) ve MGROS (RSI 25,19) da aşırı satım bölgesinde; ancak bu hisselerin tamamında WT sinyali SAT veya DİPTE AL düzeyinde. Aşırı satım koşulları tek başına dip anlamına gelmediğinden, bu seviyelerde alım için fiyatın kanal içinde istikrar kazanması ve hacim desteğinin oluşması beklenmeli.
Bankacılık ve holding hisselerindeki teknik görünüm, piyasadaki zayıflığın en yoğun olduğu alanı oluşturuyor. AKBNK (RSI 33,61), ISCTR (RSI 35,4) ve VAKBN (RSI 34,96) güçlü sat sinyali verirken, SAHOL (RSI 36,13, CCI20 -183,46) ve KCHOL (RSI 39,28) da benzer bir tablo çiziyor. Bu grupta WT sinyallerinin tamamının SAT olması, kısa vadeli bir toparlanma için teknik göstergelerin henüz destek vermediğini ortaya koyuyor. TUPRS ise 60 günlük %11,8 pozitif getirisiyle enerji sektöründeki görece dayanıklılığını sürdürüyor; ancak RSI 38,18 ve CCI20 -98,93, momentumun zayıfladığını, Stochastic %K'nın 17,85'e gerilemesi ise kısa vadeli baskının arttığını gösteriyor.
5. Temel Analiz — Şirket Değerlendirmesi
Temel Analiz — Şirket Değerlendirmesi
Bilanço büyüklükleri açısından bakıldığında, dönen varlıkların sektörel dağılımı likidite tamponlarının farklılaştığını gösteriyor. KCHOL, 3.615,15 milyar TL dönen varlıkla en geniş bilançoya sahip; bu büyüklük, holdingin finansal ve sınai iştiraklerindeki operasyonel ölçeğin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. EKGYO'nun 387,01 milyar TL ve TUPRS'ın 439,48 milyar TL dönen varlığı, sırasıyla gayrimenkul geliştirme ve enerji sektörlerindeki yüksek işletme sermayesi ihtiyacına işaret ediyor. THYAO'nun 512,19 milyar TL dönen varlığı ise havacılık sektöründeki nakit akış döngüsünün ve ticari alacak yapısının büyüklüğünü ortaya koyuyor.
Likidite rasyoları bazında, dönen varlıkların mutlak büyüklüğü tek başına yeterli bir gösterge değil; ancak veri setinde yer alan şirketler arasında BIMAS'ın 152,41 milyar TL ve TOASO'nun 152,29 milyar TL dönen varlığı, perakende ve otomotiv sektörlerindeki hızlı stok devir hızıyla birlikte değerlendirildiğinde operasyonel likiditenin görece güçlü olduğu izlenimi veriyor. Buna karşılık KRDMD'nin 32,40 milyar TL, TRALT'ın 24,88 milyar TL ve TRMET'in 25,54 milyar TL dönen varlığı, bu şirketlerin bilanço ölçeğinin endeks ortalamasının altında kaldığını ve olası bir likidite sıkışmasında daha kırılgan olabileceklerini düşündürüyor. SISE'nin 151,30 milyar TL ve TTKOM'un 109,44 milyar TL dönen varlığı ise orta ölçekli likidite pozisyonuna işaret ediyor.
ASTOR'un 47,91 milyar TL dönen varlığı, şirketin büyüme hikâyesinin bilanço tarafında henüz kritik bir eşikte olmadığını gösteriyor. GUBRF'nin aşırı satım bölgesinde (RSI 21) olması, temel tarafta bilanço verisiyle doğrudan desteklenmiyor; ancak dönen varlık büyüklüğü veri setinde yer almadığından bu hisse için likidite bazlı bir değerlendirme yapılamıyor. Bankacılık ve holdinglerde güçlü sat sinyallerinin görüldüğü günün teması altında, bilanço ölçeği büyük olan KCHOL ve EKGYO'nun dahi genel satış baskısından kaçınması güç görünüyor; bu durum, temel göstergelerin kısa vadeli fiyatlama üzerindeki etkisinin sınırlı kaldığına işaret ediyor.
6. Risk Yönetimi ve Senaryolar
6. Risk Yönetimi ve Senaryolar
XU030'daki %1,87'lik düşüş ve dolar bazlı %2,10'luk kayıp, satış baskısının kur hareketinden bağımsız, yerel risk iştahındaki zayıflıktan kaynaklandığını gösteriyor. Kısa vadeli aşağı yönlü senaryoda, endeksin 13.500 desteğini test etmesi durumunda satışların derinleşme riski bulunuyor; özellikle bankacılık hisselerindeki güçlü sat sinyalleri (VAKBN, YKBNK, ISCTR, GARAN, AKBNK) ve holdinglerdeki (KCHOL, SAHOL) benzer sinyaller, bu senaryonun ana tetikleyicileri olarak öne çıkıyor. Bu tabloda portföyün korunması için nakit ağırlığının artırılması, mevcut uzun pozisyonların ise WT=Aselsan (ASELS) ve Enka İnşaat (ENKAI) hisseleriyle sınırlandırılması gerekiyor; zira bu iki hisse, kanal konumları itibarıyla endekse göre göreceli direnç sergiliyor.
Yukarı yönlü senaryoda ise, RSI'ların 20-35 aralığında yoğunlaşması ve aşırı satım bölgesinin genişlemesi, teknik bir tepki alımının ön koşulunu oluşturuyor. Özellikle GUBRF'nin RSI 21,44 seviyesi ve TUPRS'nin 60 günlük %11,8'lik pozitif getirisi, bu hisselerde kısa vadeli toparlanma potansiyeline işaret ediyor; ancak bu tepkinin kalıcı olması için WT sinyallerinin AL'a dönmesi ve endeksin 13.699 seviyesinin üzerinde kapanışlar yapması gerekiyor. Bu senaryoda portföyün korunma kalkanı, nakit oranının yüksek tutulması ve olası tepki alımlarının yalnızca TAVHL ve ASELS gibi görece dirençli hisselerle sınırlandırılması olacaktır; aksi takdirde, genel sinyali SAT/GÜÇLÜ SAT olan 30 hissenin tamamında yeni uzun pozisyon açmak, düşüş trendinin devamı halinde portföyü olumsuz etkileyebilir.
7. Önerilen Model Portföy
Mevcut piyasa koşullarında satış baskısının hakimiyeti ve BIST 30 endeksinin dolar bazlı ayrışması, portföy yapısında nakit ağırlıklı, seçici ve koruyucu bir yaklaşımı zorunlu kılmaktadır. Teknik tarama verilerinde Wave Trend (WT) indikatörü "AL" veya "DİPTE AL" sinyali veren, kanal konumu ve Pearson korelasyon katsayısı (r) ile endeksle ters yönlü hareket potansiyeli taşıyan hisseler önceliklendirilmiştir. Aşağıdaki model portföy, risk iştahının zayıflığı göz önünde bulundurularak nakit pozisyonu %50,0 seviyesinde tutulmuş; kalan %50,0'lik kısımda göreceli dayanıklılık gösteren savunma, enerji, kimya ve otomotiv sektörlerinden sinyal gücüne göre ağırlıklı pozisyonlar yer almaktadır.
| Hisse | Sektör | Ağırlık (%) | İşlem | Baz Senaryo | İyimser Senaryo | Geçersizlik Koşulu | Gerekçe |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| NAKİT | Para Piyasası | %50,0 | BEKLE | Piyasa volatilitesinde azalma ve XU030 13.500 desteğinin tutunması beklenir | Endeks 14.000 üzeri kapanırsa nakit oranı %30'a indirilebilir | USD/TRY hızlı yükselirse veya endeks 13.000 altına kırılırsa nakit oranı %70'e çıkarılmalı | Yüksek belirsizlikte likidite tamponu ve fırsatçı alım gücü |
| ASELS | Savunma | %12,0 | AL | WT=AL sinyali devam ederken 345-350 TL bandında konsolidasyon | Hacimli 360 TL direncinin kırılması ve RSI 55 üzerine çıkması | WT sinyalinin SAT'a dönmesi veya 330 TL altının kapanışla kırılması | Savunma sektörü dayanıklılığı, WT=AL, kanal %56, r=-0,74 ile endeksle ters korelasyon |
| ENKAI | Enerji & Petrokimya | %10,0 | AL | WT=AL sinyaliyle 76-78 TL aralığında teknik toparlanma denemesi | 80 TL üzeri kapanış ve kanal üst bantına (%50+) yaklaşım | WT=SAT'a dönüş veya 73 TL altının kırılması | WT=AL, kanal %37, r=-0,67, planlanan toparlanma adayı |
| GUBRF | Kimya & Gübre | %10,0 | AL (Dipte Al) | RSI 21,44 ile aşırı satım bölgesinde 260-265 TL bandında tepki beklentisi | RSI 40 üzerine çıkışı ve WT=AL onayı | 250 TL psikolojik desteğinin kırılması ve WT=SAT devamı | Aşırı satım (RSI 21), WT=DİPTE AL, kanal %-5 (alt banda), r=-0,73 |
| FROTO | Otomotiv | %8,0 | AL | WT=AL sinyaliyle 67-68 TL bölgesinde tutunma arayışı | 72 TL direncinin kırılması ve kanal %40 üzerine çıkış | WT=SAT'a dönüş veya 63 TL altının kırılması | WT=AL, güçlü ters korelasyon (r=-0,81), kanal %29 |
| ASTOR | Enerji & Petrokimya | %5,0 | AL | WT=AL sinyaliyle 165-170 TL bandında dip denemesi | 180 TL üzeri kapanış ve 60 günlük ortalamaya yaklaşım | WT=SAT'a dönüş veya 155 TL altının kırılması | WT=AL, en yüksek ters korelasyon (r=-0,95), kanal %71; yüksek riskli spekülatif pozisyon |
| SISE | Cam & Seramik | %5,0 | AL (Dipte Al) | WT=DİPTE AL sinyaliyle 33-34 TL bandında aşırı satım tepkisi | 36 TL direncinin kırılması ve RSI 45 üzerine çıkış | WT=SAT devamı veya 31 TL altının kırılması | WT=DİPTE AL, kanal %20, r=-0,70, RSI 30 seviyesinde |